Birikmiş bestelerin özenle değerlendirildiği günlerde, Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak amacıyla Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özel davetlisi olarak Sivas’a gitmiş, ozan, düşünür, yazar 35 insan, laiklik karşıtı grup tarafından 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli’nde yakılarak ‘Orta Çağ’a benzer ortamda öldürülüyor. Dönemin başbakanı Tansu Çiller kameralara ‘Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir’, derken, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise ‘Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş… Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır… Karşılıklı gruplar arasında çatışma yoktur. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı vardır.’ sözleriyle katliamı değerlendiriyor…
Apaşlar kısa sürede yerli popun en gözde grubu haline geliyor. Kuruculardan Yalçınkaya Tümay vatani görevi için ayrılırken Mehmet Soyarslan’ın sözüyle bestesini yazdığı Resimdeki Gözyaşları bomba gibi patlıyor. Her yerde Resimdeki Gözyaşları dinlenirken Soyarslan’ın yapıtı, hatalı kontratlar sonucu, iki ayrı şirket etiketiyle, iki ayrı B yüzüyle satışa sunuluyor. Birinin B Yüzü’nde Emrah 70, diğerinkinde ise Şans Çocuğu var. Öykü şöyle:
Aranjman da bitince 10 Kasım 1978’de 45’lik piyasaya sürülüyor. Bir hafta sonra da Blondes. Have More Fun albümü plakçı vitrinine yerleşiyor. Eleştirmenler ikiye bölünüyor; bir kısmı ‘Bu saf disco’ deyip sırt çevirirken diğerleri Stewart’ın yenilik arayışlarını alkışlıyor. 45’lik, listelerin üst sıralarına sıçrıyor; ABD, Kanada, İngiltere, Türkiye, Avustralya, İspanya, Portekiz’de zirveye çıkarken diğer ülkelerde ilk üçe giriyor.
1973-74 sezonu; Fenerbahçe futbol takımında ‘efsane’ Didi dönemi. Takım, Lig, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Türkiye Kupası’nı kaldırmış. Oynanan futbolun seyir zevki yüksek; tribünler keyifli. Başkan Emin Cankurtaran tribünlerdeki coşkuyu, sevgiyi yansıtacak marş istiyor Fecri Ebcioğlu’dan. Eski kaleci Ebcioğlu sözleri yazmaya başlıyor ve beste için Şerif Yüzbaşıoğlu’na gidiyor. Yüzbaşıoğlu Beşiktaşlı ama kabul ediyor. Pekiyi kim seslendirecek marşı? Koyu Fenerbahçeli Nesrin Sipahi devreye giriyor.
Eruption’ı zirvede tutabilmek için iyi parça aranıyor ve Neil Sadaka’nın 1959 tarihli hiti One Way Ticket (söz-müzik: Hank Hunter ile Jack Keller) bulunuyor. Erol Büyükburç 1961’de şarkıyı taş plaka okuyor. Grubun ‘Leave a Light’ albümüne koyulan ve ardından 45’lik halinde satışa sunulan One Way Ticket (1978), tam anlamıyla müthiş bir çıkış yapıyor. Türkiye dahil birçok ülkede şarkı liste başı oluyor.
Tarkan, ilk albümü Yine Sensiz’deki Kıl Oldum, Kimdi, Çok Ararsın Beni gibi şarkılarla Türkiye’yle tanıştıktan ve 700 bin sattıktan sonra 1994 tarihli ikinci albümü Aacayipsin’de aynı çizgide devam ediyor. Albümün lokomotif şarkısı tabii ki Hepsi Senin mi. Ardından Unutmamalı’yla tam anlamıyla zirveye yerleşiyor ve megastar muamelesi görmeye başlıyor. Vitrinlik işlerin yanında pırıl pırıl parlayan, kalite kokan Kış Güneşi ise üçüncü single olarak seçiliyor ve...
12 Mayıs 1942 doğumlu Michel Fugain. Fransa’nın o dönem yıldız adayı şarkıcılarından. Sanat hayatına önce Yves Robert'ın yönetmen yardımcısı olarak sinemada başlıyor. Devamında film müzikleri yazıyor ve parlama yapmak için 1972 yazına kadar beklemesi gerekiyor. Grubu ‘Le Big Bazar’ ile kaydettiği Une Belle Histoire şarkısı Michel Fugain’i o yaz listelerin en üst sırasına taşıyor.
1974’te Canku, Hacettepe Üniversitesi’nde kurulan ‘Müzik Ve Güzel Sanatlar Bölümü’nde müzik direktörlüğüne başlarken üçlü, ‘Alaturka’ yapıtlara yer verdiği ‘40 Yıl Sonra’ (Dün Bugün Yarın grubuyla kayıtlarda işbirliği yapıyorlar, düzenlemeleri de Attila Özdemiroğlu yazıyor) adlı albümle yerli pop tarihinde yepyeni sayfa açıyor. Doğan Canku’nun, babası Şeref Canku’nun sözlerine yazdığı beste Gecelerim de bu albümde yer alıyor. Üçlüdeki iki arkadaşından ayrı, gitarıyla tek başına seslendirdiği Gecelerim, grubun alaturka yorumları arasında bambaşka bir tat olarak büyük ilgi görüyor. Bir yıl sonra Gecelerim, B yüzüne Elif parçası koyularak bu kez 45’lik halinde yayınlanıyor ve liste başı oluyor.
Daha önce de birkaç şarkını emanet ettiği Adriano Celentano’ya götürüyor besteyi. Celentano o dönem Bisbetico Domato filminin setinde. Parçadaki ‘Sono Adriano, un Italiano vero’ (Ben Adriano’yum, gerçek İtalyanım) bölümünü anlamsız buluyor. ‘Herkes benim gerçek İtalyan olduğumu biliyor, tekrarlamak çok saçma olacak’, diyerek geri çeviriyor. Müzik tarihindeki en çarpıcı reddedişlerden biri bu. Bir nevi Cutugno’nun kısmeti.
Asıl adı Nermin Gökben; İstanbul doğumlu. Sanat hayatına fotoroman oyuncusu olarak 1968’de başlıyor. Devamında, Kadın Asla Unutmaz, Feride, Yarın Son Gündür gibi birkaç Yeşilçam filminde yan rolde gözüküyor. Müziği denemeye karar veriyor ve 19 yaşında Yankılar Orkestrası’nda şarkı söylüyor. Sahneye ilk kez Sıraselviler’de çıkıyor. O günlerde Nermin Gökben yerine sadece Gökben ismiyle yola devam etmesi tavsiye ediliyor.
Seksenlerin başında Avrupa’da rap yapmaya yeltendiysen, hele de Almanca söylüyorsan işin mucizelere kalmış demekti. Almanca konuşulan ülkelerde belki biraz satardın ama uluslararası başarıya hayallerde bile yer yoktu; ta ki, Falco ortaya çıkana dek. Pekiyi, kimdi bu Falco?
O zamana kadar Eurovision Türkiye elemelerine sürekli katılmış Kayahan, söz ve müziğini yazdığı Gözlerinin Hapsindeyim’le bu kez kazanıyor. Büyük orkestrayı yöneten Ümit Eroğlu, şarkının da düzenlemecisi. Kayahan, Yugoslavya Zagrep’te yapılacak Eurovision Şarkı Yarışması’na Batılı düzenlemeyle gitmeyi kafaya koyuyor. Fransız aranjör John Codec’i buluyor. Ancak, ortaya çıkan düzenlemeyi fazla Fransız bulan Kayahan fikir değiştirip yine Ümit Eroğlu’nun kapısını çalıyor.
Bazı şarkıların birçok hayatı oluyor. İlk dinlediği günden sonra neler yaşıyor, neler. Elden ele aktarılıyor, yorumlandıkça değişiyor, müziksever de çoğu zaman ‘coverlaştığını’ bilmeden yeni şarkıymış gibi seviyor, benimsiyor. Never Can Say Goodbye da bunlardan biri. Gloria Gaynor’ın 1975 tarihli şarkısı diye biliniyor ama, yaşı daha büyük.
Final günü geliyor ve Ajda Pekkan ile grubu ikinci sırada sahneye çıkıyor. Grupta Arto Tunç dümbelek çalarken, aralarında Lale Özdemiroğlu’nun da (Lale Mansur) bulunduğu üçlü, arkada dans edip vokal yapıyor. Pekkan mavi elbisesi, koyu saçlarıyla gayet zarif ama, orkestra vasat kalınca pek parlak performans sergileyemiyor. Puanlamaya geçiliyor. Avusturya’dan 3 puan, Fas’tan en yüksek puan 12, İtalya’dan 8 puan toplayabilen Türkiye, 20 ülkeli yarışmada 15.’liği alıyor.
Yıl 1979; Avustralyalı üçlü Bee Gees, Cumartesi Gecesi Ateşi filminin müziğiyle tam anlamıyla zirvede. Avustralya, Kanada, İngiltere, Almanya, İsveç gibi 30 ülkede liste başı olmuşlar. 24 hafta ‘1 numara’da kaldıkları yerler de var. Bu dalda aranan isimlerden artık Bee Gees. Oysa sadece bir yıl öncesinde film müziğiyle ilgili büyük sorunlar yaşamışlar. Şöyle ki; istek üzere Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band filmine müzik hazırlamaya başlıyorlar. Too Much Heaven adını verdikleri baladı yazıyorlar. Ancak, filmi izleyince, fikir değiştirip şarkıyı çekiyorlar. Kötü prodüksiyon içinde kaybolup gitmesini istemiyorlar…
70’ler yerli pop dünyasının renkli isimlerinden Serpil Barlas (Serpil Polat) çok genç yaşlardan itibaren sanat dünyasının içinde. Annesi Türk sanat Müziği solistlerinden Aysel İpar. Çocukken tiyatro oyunlarında rol aldıktan sonra çok genç yaşta müziği seçiyor ve Nilüfer’in birinci olduğu ‘Altın Ses Yarışması’nda La Maritza şarkısıyla üçüncülüğü kazanıyor. 1973’te Erdal Güler’le evlenerek yurtdışına çıkıyor. İran, Beyrut, Lübnan, ABD gibi ülkelerde gece kulüplerinde orkestranın önünde ‘Türk Kızı Yakut’ adıyla çalışıyor.
Di Capri, 1961’de model Roberta Stoppa ile evleniyor. 1963’te sözleri Paolo Lepore’ye, bestesi Luigi Naddeo’ya ait ‘Lo Sai’ (Biliyorsun) diye bir şarkı geliyor di Capri’ye. Capri Boys’un yanında Gino Mazocchi’nin büyük orkestrası işliğinde kayıtlara girerken son anda fikir değiştirerek, şarkının sözlerine, eşinin adı Roberta’yı ekliyor. İsmi de Roberta koyulan 45’lik, B yüzündeki Nustalgia’nın desteğiyle adeta patlıyor ve döneminin en sevilenlerinden oluyor.
Her şey yolunda gidiyor ve hem kendi, hem de sesi güzel bu genç kız Sen Olsan Yeter/ Hoş Geldin Bahar 45’liğiyle profesyonel müziğe adım atıyor. Yıl 1975 ve TRT ilk kez Eurovision Şarkı Yarışması’na katılmaya hazırlanıyor. Heyecan büyük. Deneyimli besteci Selmi Andak, Eurovision Türkiye elemelerine Yeliz’in seslendirdiği Hayalimdeki Adam’ı gönderiyor. Finale kalıyorlar ve ortak birinciler Semiha Yankı ile Cici Kızlar’ın ardından ikinciliği alıyorlar…
13 Temmuz 1985; Londra Wembley Stadyumu’nda Afrika’da yardıma gereksinimi olan insanlar için dev konser var. 72 bin kişi biletli. 18.00’e birkaç dakika kala Dire Straits sahneye çıkıyor; yanlarında Sting de var. Dünya çapında 1.9 milyar insan izliyor onları. Daha önce U2 çalmış; sıradaki de Queen. Money For Nothing’i Sting’le birlikte söylüyorlar; sonra da Sultans of Swing’i. Tarihe geçecek performans…
50 yıldır Ajda Pekkan ülkede modern kadının vitrin ismi. Dış görünüşüyle olduğu kadar müziğiyle de Batının bizdeki izdüşümü. Yarım yüzyılı aşan kariyerinde Pekkan’ın sevilmeyen şarkısı az. Çünkü, albümleri o yılın dünya çapında en sevilenlerinin bir araya getirildiği ‘greatest hits’ havasında.Telif filan umursanmadığından yapılacak tek iş, yabancı hit parçaları herkesten önce fark ederek en kısa sürede Türkçe sözlerle plağa okumak.
Müzik listelerinde Göksel ‘Pekiyi Öyle Olsun’la birinci, Cem Adrian ile Teoman ‘İstanbul’da Sonbahar’la ikinci, M Lise ile Sefo ‘O Bi’ Tane ile üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Sıla, yeni şarkısı “Kötü Kötü” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Nisan ayında yayımlanacak yeni albümü “Kafa Yüksek Kalp Kırık”ın ikinci teklisi olan “Kötü Kötü”, söz ve müziğiyle yine Sıla imzası taşıyor. Şarkının düzenlemesi Tolga Şanlı’ya ait.
İki yıl önce yayınladığı “Karışık Kaset” albümüyle en fazla dinlenen isimler arasına giren Semicenk “Karışık Kaset 2” isimli, arabesk şarkılardan oluşan yeni cover albümünü 24 Nisan 2026'da ijital platformlarda çıkarmaya hazırlanıyor. Albümün ilk teklisi, sözleri Kudret Akpınar’a, bestesi ise Naci Eray’a ait “Üzülmedim Ki” olarak belirlendi. Semicenk yeni şarkılarını 22 Nisan’da İstanbul Volkswagen Arena konserinde seslendirecek...
Post Truth filminin müzikleri, tarihte ilk kez yapay zekâ destekli bir üretim sürecinden doğan soundtrack albüm olarak müzik ve sinema tarihinde yeni bir eşiğe işaret ediyor. Alkan Avcıoğlu'nun, yurtdışında da ses getiren uzun metraj belgeseli Post Truth için bestelenen bu albüm, filmin kavramsal omurgasını müzik diliyle genişleten bağımsız bir eser olarak konumlanıyor. İki yılı aşan bir üretim sürecinde, binin üzerinde yapay zekâ destekli kompozisyondan süzülen soundtrack, gitgide dijitalleşen hayatlarımızın parçalanmış gerçeklik algısını doğrudan sesin yapısıyla kuruyor. Albüm, yalnızca bir film müziği olarak değil; çağdaş dünyanın işleyişini, ritmini ve gerilimini kaydeden işitsel bir harita olarak konumlanıyor.
Vatani görevini 1977’de tamamlayan Selçuk Alagöz askerlik sırasında beste yazmayı sürdürüyor. Biriken şarkılarla, tezkere sonrası, adlarını taşıyan ilk uzunçalarları Rana & Selçuk’u (Polydor Plak) çıkarıyorlar. Yeni yapıtlardan oluşan albüm başarılı oluyor ve Koş Bakalım Peşimden, Atamam Ben Kalbimi Sokaklara, Kalbimin Sahibisin, Zeyno, Vah Bacım Vah, Ateş Bacayı Sarmış gibi birçok parça çok seviliyor.
Yerli müzikte Eypio, Yeraltı’yla birinci, Semicenk 'Çıkmaz Bir Sokakta' ile ikinci, Manifest grubu Başrol Sensin’le üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Mehsem Özşimşir ile Alp Arslan aşiyan yollarından nağmelerle bugün 21.15'te TRT Müzik'te ekranlara gelecek Gönül Penceresi programında.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Müziği Jean-Pierre Lang, François Bernheim, sözleri Boris Bergman'a ait, Nöelle Cordier tarafından yorumlanmış, 1977 tarihli Mon Coeur Pour Te Garder şarkısı disko müziğe teslim olmuş Avrupa pazarında önemli bir başkaldırı şeklinde değerlendirilmişti. O dönem dünyada hit olmuş bütün parçaları yakından izleyen Ajda Pekkan, Mon Coeur Pour Te Garder'ı da envanterine katmış, Türkçe sözleri Fikret Şeneş'e, düzenlemeyi de Onno Tunç'a yazdırarak Haykıracak Nefesim Kalmasa Bile aranjmanını 1979'da Süperstar 2 albümüne katmıştı.
İnternette yayın yapan Far Out Magazine dergisi, en yoğun elektronik deneyimlerin yaşandığı 70'lere dalıp, bir çeşit öncülük yapmış albümleri inceledi ve bunları sıraladı: