Vizyona bu hafta merhaba diyecek yeni film sayısı dokuz. Notlarımızda beş film yer alıyor. Yerli film Gitme Baba, Spring Breakers/Bahar Tatili adlı gençlik komedisi, ilki 2010 yapımı olan korku filminin ikinci halkası The Last Exocism 2/Son Ayin Bölüm 2 ile Hindistan yapımı romantik komedi Barfi/Barfi: Aşkın Dile İhtiyacı Yoktur, notlarımızda yer alamayan filmler. İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insanı pamuklar arasında yaşatmaya devam edin. Sokakları tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu bildiğiniz üzere! Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Haftanın dokuz yeni filminden üçü notlarımız arasında! Karzan Kader’in yönettiği dram ‘Bekas/Neredesin Süpermen?’, Fransız yapımı komedi-macera ‘De L´autre Côté Du Périph/ Zoraki İkili’ ve özellikle küçük izleyicilere seslenen ‘Max 3/Max Maceraları 3: Dinoterra’ adlı filmlere üç de yerli komedi eşlik ediyor bu hafta. Ferhan Şensoy’un başrolü üstlendiği ‘Muhalif Başkan’, ‘Bir Gevrek, Bir Boyoz İki De Kumru’ ve ‘Bir Hikâyem Var’… İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insanın elini asla bırakmayın. Sokaklar tıka basa sinemadan çıkmayanlarla, bayağılıkla ve diz boyu duyarsızlıkla doluyken. Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Haftanın yeni film sayısı dokuz. Notlarımızda ise altı film yer alıyor. İzleme şansı bulamadığımız üç yapım; Charles Dickens’ın ölümsüz eserinin, İngiliz sinemacı Mike Newell imzalı yeni beyazperde versiyonu ‘Büyük Umutlar / Great Expectations’, geçtiğimiz Cannes Film Festivali’nin ‘Belirli Bir Bakış / Un Certain Regard’ bölümünde jüri özel ödülü kazanan, Bosnalı Aida Begic’in yönettiği ‘Çocuklar / Djeca’ ve Gani Rüzgar Şavata’nın yapımcılığını üstlendiği, Arafat Şavata ile Mustafa Delazy’nin yönettikleri ‘Qüfür’. İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insanın elinden sıkı tutup, yanınızdan ayırmamaya daha fazla özen gösterin, sokakların tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu olduğu günümüzde… Herkese iyi seyirler!
19 Nisan haftası, tam sekiz filme ev sahipliği yapıyor. Notlarımızda yer almayan yapımlara gelince; Selma Köksal´ın yönettiği Bahar İsyancıdır. 2003 tarihli efsane animasyon ‘Kayıp Balık Nemo’, üç boyutlu olarak yeniden izleyiciyle buluşurken, 2007 tarihli Güney Kore-ABD ortak yapımı animasyon ‘Cesur Balık’, ikinci filmiyle karşımıza çıkıyor. Nicolas Cage’in başrolü üstlendiği soygun öyküsü ‘Suç Ortağı / Stolen’ ile Uruguaylı Fede Alvarez yönetiminde bir yeniden çevirim olan ve Sam Raimi’nin başyapıtı sayılan ‘Kötü Ruh / Evil Dead’, haftanın ilgiye aday diğer filmleri. İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insana pamuklar arasında bakmayı, gerekli özeni göstermeyi ihmal etmeyin lütfen. Sokaklar, tıka basa sinemadan çıkmamış insanlarla dolu gayet iyi bildiğiniz üzere! Herkese iyi seyirler.MURAT ERŞAHİN
Vizyona ‘merhaba’ diyen yeni film sayısı altı! Notlarımız arasında ise tek film yer alıyor! Bu alışık olmadığınız durumun nedeni yine sinema; 32. İstanbul Film Festivali. 14 Nisan Pazar günü sona eriyor festival. Yaşama iki hafta ara vermiştik. Yeniden başlayacağız gündelik koşuşturmaya... MURAT ERŞAHİN
İstanbul’a bahar geldi. Baharın müjdecilerinden biri de, 32. İstanbul Film Festivali… İlk yılında ben 11 yaşındaymışım… Birlikte büyüdük. 14 Nisan gününe kadar şehirde olacak! Vizyona gerekli ilgiyi gösteremedik bu yüzden. Mazeretimiz çok sağlam! Filmleri, daha fazla merakla beklediklerimiz için erteledik! Öyle bir tutku, öyle bir sevda, öyle bir maraton ki festival, vizyon filmleri için düzenlenen basın gösterimlerini feda etmek zorunda kalıyor, sinemadan çıkmış insan… 14 Nisan sonrası fazlasıyla telefi ederiz, emin olun! MURAT ERŞAHİN
Haftanın yedi yeni filminden üçü, notlarımız arasında bulunmuyor. ‘Selam’ adlı yerli dram, ‘Alacakaranlık’ serisinin ardından yine ergenleri hedef alan romantizm soslu bilimkurgu macera ‘The Host’ ve 2010 tarihli İspanyol yapımı romantik dram Tres Metros Sobre El Cielo/Aşka Yükseliş… Vizyonun diğer yenileri aşağıdaki satırlarda sizi bekliyor. Bu hafta sonu ile birlikte, baharın müjdecisi 32. İstanbul Film Festivali de start alıyor! Bütün sokak ve caddeler sinemadan çıkmış insanlarla dolsun temennisiyle, herkese iyi seyirler, keyifli festivaller ayrıca! MURAT ERŞAHİN
22 Mart vizyonunda 6 yeni film çıkıyor karşımıza. Türkiye-Azerbaycan ortak yapımı Mahmut İle Meryem, yerli komedi Sabit Kanca ve geçtiğimiz yılın adından en çok söz ettiren belgeseli, İngiltere yapımı Imposter/Hayat Avcısı, maalesef notlarımız arasında yer alamıyor. Haftanın öne çıkan diğer yenilerinin eleştirileri ise ayrıntılı biçimde sizi bekliyor! İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insandan yana ihtimamı esirgemeyin lütfen. Sokaklar tıka basa duyarsız ruhlarla doluyken. Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
15 Mart haftası, altı filme ev sahipliği yapıyor. 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde, Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki uluslararası jüriden, ‘Altın Lale’ kazanan Julia Loktev imzalı “Yalnız Gezegen / The Loneliest Planet” ve adına basın gösterimi düzenlenmeyen yerli yapım “Çanakkale: Yolun Sonu”, notlarımız arasında yer almıyorlar. Reha Erdem’in merakla beklenen filmi “Jîn” ve haftanın diğer yenileri, aşağıda! İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insana özen göstermeye devam! Sokaklar tıka basa, sinemadan çıkmayanlar dolu çünkü. Kim bilir, belki de hiç girmemiş olanlarla… Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Merhaba! Haftanın yeni film sayısı, altı. Notlarımız arasında yer almayan iki yapımdan biri yerli. Küçük Emrah olarak tanınan şarkıcı, şarkı yazarı ve oyuncu Emrah Erdoğan’ın ilk yönetmenlik denemesi olan Gelmeyen Bahar adlı dram. Diğeri ise Juliette Binoche’u başrole taşıyan 2011’de çekilmiş, Fransa-Polonya-Almanya ortak yapımı Elles/Kadınlar. İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insanı, pamuklar içinde yaşatmaya daha fazla önem gösterin lütfen; sokakların tıka basa, sinemadan çıkmayanlarla dolu olduğu günümüzde! Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Yeni haftanın beraberinde getirdiği film sayısı yedi! Her zevke, beğeniye sesleniyor 1 Mart vizyonu. Yerli yapım fantastik aile macerası Hititya: Madalyonun Sırrı, Alacakaranlık/ Twilight serilerine nazire yapan Muhteşem Yaratıklar/Beautiful Creatures, Hocalı katliamını öyküleyen Azerbaycan filmi Hoca ve 2001 yapımı Pixar animasyonu Sevimli Canavarlar/Monsters, Inc.´ın üç boyutlu yenilenmiş hali; haftanın notlarımız arasında yer almayan diğer filmleri. Üç Oscarlı emek yoğum müzikal dram Sefiller/Les Miserables, aksiyon, suç filmi kırması Suç Çetesi/ Gangster Squad ve hemen her yaşın yüreğine seslenen Timothy Green’in Sıradışı Yaşamı/The Odd Life of Timothy Green´in eleştirileri sizleri bekliyor. İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insanı, sevgi ile kucaklamayı ihmal etmeyin lütfen! Sokaklar; tıka basa diğerleriyle doluyken… Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Haftanın yeni film sayısı üç. İzleme şansı bulamadığımız, Reis Çelik imzalı “İnadına Film Çekmek” adlı belgesel tek kopya olarak giriyor vizyona. “Kelebeğin Rüyası” ve “Aşk Seansları” ise ayrıntılı olarak karşınızda! Bu haftanın iki filminde de, erken yaşta ölen şairler ve şiir öykülenmiş. Şiirsiz, dolayısıyla ‘anlamsız’ kaldığımız günümüzde, meseleye önem göstermenin tam zamanı! Bu arada, içinizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insana’ çok iyi bakmanızı bilmem kaçıncı kere hatırlatmaya gerek yok sanırım. Sokağın tıka basa sinemadan çıkmayanlarla, hatta bir kere bile sinemaya girmemiş olanlarla dolu olduğunu biliyorken! Herkese iyi seyirler… MURAT ERŞAHİN
Yeni haftanın film sayısı beş! Ama bir film, 14 Şubat Perşembe günü girdi vizyona. Normalden bir gün erken! Sevgililer günü dolayısıyla erken vizyon gören yerli komedi “Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda”, notlarımız arasında yer almıyor. 15 Şubat haftasının dört yeni filmi ise aşağıda sizi bekliyor! İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insana, pamuklar arasında bakmaya, özen göstermeye devam! Çünkü sokaklar tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu! Bu acı gerçeğe inat, inadına sinema! Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Haftanın beş yeni filminden, notlarımız arasında yer almayan yapımlar üç boyutlu belgesel Penguen Kral, Zero Dark Thirty ve Tepelerin Ardında. Vizyonun yolu gözlenen diğer filmleri, yazıda sizleri bekliyor. İçinizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insanı’, pamuklar arasında yaşatmaya devam edin lütfen. Bildiğiniz üzere, sokaklar tıka basa diğer insanlarla dolu… Herkese iyi seyirler!MURAT ERŞAHİN
Haftanın yeni film sayısı dört. Notlarımız arasında bulunmayan tek yapım, basın gösterimine katılamadığım “Çatlak Film / Movie 43” adlı komedi. Haftanın diğer yenileri, aşağıda sizi bekliyor. Evet, içinizde yaşayan sinemadan çıkmış insana hassasiyet göstermeye azami dikkat ve özen lütfen! Biliyorsunuz, sokaklar tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu. Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Haftanın yeni film sayısı beş! G.D.O Kara Kedi adlı yerli komediyle, Kahraman Maymun adlı Danimarka yapımı animasyon, haftanın adlarına basın gösterimi düzenlenmeyen iki filmi. Sömestr haftasında vizyon gören Fransa-Belçika ortak yapımı haftanın bir diğer animasyonu Zarafa´yı ise maalesef ön gösterimde izleme şansı bulamadık. Filmi izleyen sinema yazarı arkadaşlar ise, biçim ve mesele olarak, son derece titiz ve kalburüstü bir yapım olduğunu söylüyorlar bu animasyonun. Şilili yönetmen Pablo Larraín’in üçlemesinin son halkası No ile Taylor Hackford’un yeni filmi Parker, notlarımız arasında. İçinizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insana’ özen göstermeye önem verin lütfen. Sokaklar, caddeler, hemen her yer tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu çünkü! Herkese iyi seyirler!MURAT ERŞAHİN
Haftanın üç yeni filmi de notlarımız arasında! Dramatik bir korku, politik gerilim ve yerli komedi, haftanın farklı beğenilere seslenen farklı türleri… İçinizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insana’ pamuklar içinde bakmaya devam. Sokak tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu çünkü! Herkese iyi seyirler.MURAT ERŞAHİN
Bu haftanın beş filmi de notlarımız arasında. Hemen her beğeniye seslenen zengin hafta, karlı günlerde salonlara çağırıyor sizi! Evet… İçinizde yaşayan, sinemadan çıkmış insanın elinden sıkı sıkıya tutmaya devam! Çok iyi bildiğimiz üzere, sokaklar tıka basa sinemadan çıkmayanlarla dolu! Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Yeni yılın ilk haftası üç yeni yapıma ev sahipliği yapıyor! Üç filmden yalnızca bir tanesine basın gösterimi yapıldığını da belirtelim. Diğer filmleri izleme şansı bulamadık. Size, yapım notlarını aktararak tanıtmaya çalışacağız diğer iki filmi... Evet, yepyeni bir yıla merhaba derken, her zamanki anımsatmamızı bir daha yapıyoruz. İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insana bu yıl daha da iyi bakın! Çünkü sokaklar tıka basa, sinemadan çıkmamış insanlarla dolu! MURAT ERŞAHİN
Yedi filmlik yeni hafta, 2012’nin son vizyonunu oluşturuyor aynı zamanda! Koca yıl geride kaldı! Yılın son haftasında iki başyapıt çıkıyor karşımıza! Haneke imzalı “Aşk” ve Joe Wright yorumuyla Tolstoy’un ölümsüz klasiği “Anna Karenina”. Kaçırılmaması gerekli filmler! Ang Lee imzalı “Pi’nin Yaşamı” ve yılın çok konuşulan yapımlarından “Kıyamet Günü” de, güçlü haftanın görülesi yapımları! Eee, hep aynı şeyi söyledik bütün yıl. Önümüzdeki yıl da aynı şeyi söyleyeceğiz. Ömrümüz yettikçe hep aynı şey olacak, kalemimizin yazdığı: ‘İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insana iyi bakın. Çünkü sokaklar, sinemadan çıkmayanlarla dolu!’ MURAT ERŞAHİN
Nisan ayının ilk haftası… Bahar artık her yerde… Hayat akıp gidiyor, kim karşı koyabilir! Umudun, tazeliğin, çiçekli dalların ayındayız… Doğa dışarıda kıpır kıpırken, düş dünyalara pasaportsuz seyahat edebileceğimiz sinema salonları hafif serin, bahar tazeliğinde buyur ediyor biz sinemaseverleri... Beş yeni filme ev sahipliği yapıyor Nisan ayının ilk haftası.
Çeyrek yüzyılı aşkın, başta pop olmak üzere müziğin tarihini tutan, radyo programları üreten, kitaplar, eleştiriler yazan, plaklar çalan Naim Dilmener bu uzun yürüyüşün Gazete Pazar ile Radikal adımlarında kaleme aldığı yazılarıyla, müzik serüvenimizden önemli ve değerli isimleri bizlerle paylaşıyor.
Yedi tepeli şehir için baharın müjdecilerinden biridir İstanbul Film Festivali. Bu yıl 44’üncü kez düzenlenecek bu kültür şenliği 11 Nisan’da başlayıp 22 Nisan’da sona erecek. Organizasyon dahilinde 139 uzun metraj ve 15 kısa film izleyiciyle buluşacak. Festivale ilişkin bir rehber olması amacıyla kaçırılmaması gereken 10 filmlik bir liste hazırladık. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/29/03/2025)
Gündemdekilere ve vitrindekilere aldırmadan upuzun sinema tarihinden cımbızla seçilen hoş filmler, insan kokan öyküler, gözden kaçanlar, ıskalananlar, pamuklara sarılması gereken mütevazı başyapıtlar ve diğerleri Hilal Çetinder’in kaleminden Film Makarası’nda…
Geçen hafta, Berlin Film Festivali (Berlinale) izlenimlerimize başlamıştık. Kaldığımız yerden devam edelim. Bu hafta bahsedeceğimiz filmler arasında, festivalden Altın Ayı ile dönen ve İstanbul Film Festivali’nde de gösterilecek olan Drømmer, Radu Jude’nin yeni filmi Kontinental ’25, tümüyle yapay zeka ile oluşturulmuş görseller ile yapılmış bir animasyon ve festivalden Teddy ödülü ile dönen, Lesbian Space Princess de var. Haftaya, Berlinale notlarımızın üçüncü bölümü ile devam edeceğiz.
Sezen Kiremit'in yorumuyla 90'ların birbirinden güzel şarkıları ve döneme dair anekdotlar bugün 19.15'te "karışık kaset" esprisinde ekrana geliyor.
Yeni fotoğrafı görmek, müzikseverlerin beğenisinin ne kadar değiştiğini öğrenmek için yerli rockta ‘bütün zamanların en iyileri’ni sinemamuzik.com okurlarına ve müzik eleştirmenlerine sorduk. İlginç liste çıktı ortaya:
Her biri meslekte en az 20 yılı devirmiş müzik yazarlarımızın saptadığı yerli grupların ‘şeref tablosu’nda Moğollar, Bulutsuzluk Özlemi ile ‘orta yaş’a dayanmış akranlar mor ve ötesi ile Duman gözüküyor. Hemen enselerinde Kurtalan Ekspres ile Dervişan yer alıyor. Bir alt basamakta ise, az zamanda çok iş yapmış Hardal ve Mazhar Fuat Özkan bulunuyor. Aslında gözler Mazharlar’ı daha üstte arıyor da, ‘ticaret’in dozunu kaçırmak bazen böyle sonuçlara neden oluyor.
Sinemamuzik.com, bir çoğu Altın Portakal’da jürilik de yapmış sinema yazarlarına sordu: ‘Antalya Altın Portakallı en iyi film hangisi’?... Birinciler listesinde ‘kortej’e çıkan ve bütün zamanların Altın Portakal birincilerini değerlendiren 31 sinema yazarının katıldığı araştırmada, Zeki Ökten’in 1980 tarihli Sürü filmi 213 puan toplayarak birinciliği kazandı. Sürü’yü 204 puanla Muhsin Bey (Yavuz Turgul) ve 192 puanla Uzak (Nuri Bilge Ceylan) izledi.
Sinemamuzik.com sinema yazarlarına sordu: ‘İlk uzun filmini 21. yüzyılda çeken en iyi 10 yerli yönetmen kim?... 30 sinema yazarının katıldığı araştırmada bol ödüllü Emin Alper 195 puan toplayarak birinciliği kazandı. Alper’i 145 puanla Pelin Esmer ve 136 puanla Özcan Alper izledi. Emin Alper'i 27 sinema yazarı listesine alırken, Pelin Esmer’e 25, Özcan Alper’e 20 listede yer verildi. Bazı popüler isimler ön sıralarda yer alamadı.
İletişim yayınları etiketiyle satışa çıkan kitapta müzik yazarı, eleştirmen, programcı Murat Beşer, Türk müziğinin zarif sesi Nesrin Sipahi’nin yaşamı ve sanat serüvenini ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitap, Yeşilköy’de başlayan çocukluğun, radyolardan plak kayıtlarına, turnelerden gazinolara uzanan başarı öyküsüne dönüşümü kadar Sipahi’nin bilinmeyen yönlerini de ortaya koyuyor. Nesrin Sipahi-Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi aynı zamanda bir dönemin kültürel portresi.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu içeride:
Ünlü grupların kuruluş öyküleri, müzik serüvenleri yakından takip edilse de isimlerinin nasıl doğduğu ve koyulduğu pek bilinmez. Meraklısı için ilginç bir liste hazırladık:
Hemen her öğretmenin, okul müdürünün maratona benzettiği hayatın henüz başında biri Lezzet. Başka bir deyişle; böğürtlenli, limonlu, çilekli, çikolatalı, vişneli, karamelli, karadutlu dondurmalardan henüz tatmadı, sadece vanilyalının tadını biliyor. Onunla tanışmak için sayfaları çevirmen yeterli. Çelişki Bilmez Lezzet’in Geçmiş Zaman Maceraları Uğur Vardan’ın çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı öykülerden oluşuyor.
Popüler orkestralar ile grupların Türkiye serüvenini ‘Günlerin İçinden Canım’ / 100 Yıllık Türkiye Popüler Orkestralar ve Gruplar Tarihi (1923-2022) adlı internet sitesinde anlattım.
50. yaşını kutlayan albümlerin, yayınlandığı dönemde yarattıkları heyecan, uzunçaların kulaklardaki doygunluğu, yeni yeni piyasaya çıkan kasetlerin sunduğu kolaylık, bugünün dijital ortamında unutulmuş plakların önemi müzik camiasının en tatlı muhabbetlerden biri bu yıl. Doğum günü pastaları 50 mumla adeta yangın yerine dönmüş, eskimeyen, çoğu klasikleşen albümler arasında gezintiye ne dersiniz?