1989’da ‘Sinema Günleri’ olarak başlayıp, 2000’e dek 11 yıl süreyle ‘Uluslararası İzmir Sinema Günleri’ olarak devam eden ‘güzel’ İzmir’in film festivali, verdiği on iki yıllık aranın ardından 21-28 Nisan 2012 tarihleri arasında yeniden düzenlendi. 12. Uluslararası İzmir Film Festivali’ndeydim bende. SİYAD jürisi olarak görevim de vardı. Sevgili meslektaşlarım ve dostlarım Burcu Aykar ve Çağdaş Günerbüyük’le birlikteydik. Kardeşim Murat Özer’de festivalin ana jürisindeydi. Değmeyin keyfimize... MURAT ERŞAHİN
Vizyona sekiz yeni film birden merhaba diyor bu hafta. Notlarımızda ise sadece üçü var. Sebebi yine sinema! 12. Uluslararası İzmir Film Festivali’ndeyim bir haftadır. Bir de görevliyim üstelik. SİYAD jürisinde. Bu yüzden, mazeretimi mazur göreceğinize inancım tam! ‘Sinemadan çıkamayan insan durumu’ mevzubahis yeniden. Tek derdimiz bu olsun! Sinemadan çıkmış bütün insanlara özen göstermenin gereğini yeniden anımsatmama gerek yok artık. Çünkü gayet iyi biliyorsunuz; en ufak kuşkunuz kalmadı sanırım; sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu! MURAT ERŞAHİN
31. İstanbul Film Festivali bitti. 32. Festivali beklemeye başladık… Ama filmlere ara vermek yok tabii. Vizyon bütün hızıyla devam ediyor. Bu hafta vizyona merhaba diyen altı yeni filmden dördü notlarımız arasında. Adına basın gösterimi düzenlenmeyen “Mezarına Tüküreceğim / I Spit on Your Grave”, bir korku gerilim. 1978 tarihli orijinal filmin yeni versiyonunda şiddet dozunun arttığına dikkat çekiliyor. “Sevimli Kahraman / Outback” ise öncelikle küçüklere seslenen bir animasyon. Evet, içinizdeki sinemadan çıkmış insana iyi bakmaya devam edin. Artık gayet iyi biliyorsunuz; sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu çünkü! Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Şahsi tarih ise farklı anımsar her yılı… Ben, onlu yaşlarımdan beri -bizimkilerin elimden tutup götürdüğü o eski güzel günlerden- yani henüz ilk gününden beri izlediğim ‘sinema günleri’nin otuz birincisine katılmanın keyfini sürüyorum halen. Yorgun bir keyif. Baharın, İstanbul’a uğradığının habercisidir festival. Erguvan ağaçları çiçek açmıştır. Başka türlü kokmaktadır her yer. İstiklal Caddesi’nde sinemadan çıkmış insanlar olarak, hoş bir telaşla koşuşturursunuz. Bir salondan diğerine, bir filmden ötekine. Sürprizleri, eğer olmuşsa, sizi büyüleyen filmleri –ki yıllarla beraber büyü de yok oluyor- , beğenmediklerinizi paylaşırsınız... MURAT ERŞAHİN
“Yedi filmlik haftada, notlarımız arasında iki yeni film yer alıyor. Sebebimiz, özrümüzü kabul edilir kılar sanırım: 31. İstanbul Film Festivali… Günde en az üç filmle süren maraton, festival filmlerini, vizyon karşısında kayırıyor. Olsun, varsın; neydi, ‘içinizdeki sinemadan çıkmış insana iyi bakın. Çünkü sokak, sinemadan çıkmayanlarla dolu!’ Bu aralar sinemadan çıkamıyor olmanın verdiği mutlulukla, hepinize iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Bu hafta vizyon gören beş yeni yapımdan sadece ikisi notlarımız arasında. Ferzan Özpetek’in yeni filmi “Şahane Misafir” ve yerli dram “Mevsim Çiçek Açtı”… 1997 tarihli ve James Cameron imzalı romantizm bombası “Titanic” bu hafta üç boyutlu haliyle yeniden vizyon görmeye hazır. Yerli belgesel “Ülkücüler” ve popüler komedi serisinin şimdilik son halkası olan “Amerikan Pastası: Buluşma” haftanın diğer yenileri… Anlayışla karşılayacağınız üzere; ‘sinemadan çıkmış insan’ın 31. İstanbul Film Festivali macerası bütün hızıyla sürüyor. Ayrıca bu hafta, festivalde şimdiye dek izlediğim filmlere 10 üzerinden verdiğim notları paylaşmak istedim sizinle. MURAT ERŞAHİN
Bu hafta vizyona beş yeni film ‘merhaba’ diyor. Notlarımız arasında bulunmayan tek yapım ise; “Hücre / The Cell”, “Düşüş / Tha Fall” ve “Ölümsüzler / Immortals” gibi sevilen filmlerin usta ismi Tarsem Singh’in yönettiği “Pamuk Prenses’in Maceraları / Mirror Mirror”. Bu hafta sonu, on altı gün sürecek zengin programıyla 31. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin başlayacağını yeniden anımsatalım. ‘Sinemadan Çıkmış İnsan’ı salonlardan çıkarmayacak yoğun günler bekliyor bizi; ne güzel… Artık ezberlediniz ama tekrarlamakta yarar var; sokak sinemadan çıkmayanlara dolu. Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Vizyona giren altı yeni filmden ikisi notlarımız arasında bulunmuyor. Hafta içi, 23. Ankara Film Festivali’ni ziyaret ettiğimizden iki yerli yapım, “Bir Ses Böler Geceyi” ile “El Yazısı”nı izleyemedik. Buna karşılık, haftanın, hatta sezonun merakla beklenen filmleri aşağıda sizi bekliyor. ‘Sinemadan Çıkmış İnsan’ ruh durumunu son nefesinize kadar muhafaza etmeniz gerektiğini hatırlatır, sokağın sinemadan çıkmayanlarla dolu olduğunun altını yeniden çizmek isterim. Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Biz Ankara’dan ayrılırken, bütün hızıyla sürüyordu festival. Emeği geçenlere yine çok teşekkür. Bu festival, her türlü olanaksızlığa karşın mutlaka yaşamalı. Kaynak, sponsor ve destek bulmak, festival ekibinin görevi pek tabii. Salonları doldurmak ise Ankaralı sinemaseverin. 24. Ankara Uluslararası Film Festivali’ni ve daha nicelerini, aynı coşkuyla yaşayabilmek umuduyla. MURAT ERŞAHİN
Altı haftalık vizyonda, notlarımız arasında olmayan üç film var. İkisi yerli; biri ise Fransa’dan gelen üç komedi: “SüperTürk”, “Patlak Sokaklar: Gerzomat” adlı yerli yapımlar ile Julie Delpy’nin yazdığı, yönettiği ve rol aldığı “Le Skylab / Gökten Bir Uydu Düştü”… Evet, sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu olduğuna göre; ne yapmalıydık? Tabii ki, içimizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insana’ iyi bakmalıydık. Bakıyor muyuz? Bakalım. Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Bu haftanın yedi yeni filminden notlarımız arasında bulunmayan iki yapım, yerli komedi “Seninki Kaç Para?” ve özellikle küçük izleyiciye seslenen animasyon, “Max Maceraları: Kralın Doğuşu”. Çok sesli hafta, hemen her beğeniye cevap verecek gibi duruyor. Artık gayet iyi biliyorsunuz ama pekiştirmekte yarar var: “İçinizde yaşayan sinemadan çıkmış insanı, pamuklara sarın, ona iyi bakın. Çünkü sokak, sinemadan çıkmayanlarla dolu!” Herkese iyi seyirler!
Bu hafta vizyon gören üç yeni film de notlarımız arasında. Başrolünde Tolga Çevik’i izleyeceğimiz yerli yapım “Sen Kimsin?”, Clint Eastwood ustanın yeni filmi “J. Edgar” ve hafif aksiyon içeren romantik komedi “İyi Olan Kazansın / This Means War” ile paylaşıyor, resmi olarak bizlere ‘merhaba’ diyen ama kazma kürek yaktırıp, kapıdan baktıran, ilkbaharın ilk haftasını. Artık ezberlemiş olmanız gerek: İçinizdeki sinemadan çıkmış insana iyi bakın. Çünkü sokak… Evet; sokak, sinemadan çıkmayanlarla dolu! Herkese iyi seyirler!MİRAT ERŞAHİN
Bu hafta, ‘vizyonda tek başına’ durumu yaşanıyor. ‘En İyi Film’ dahil 5 dalda Oscar adayı olan Alexander Payne imzalı “Senden Bana Kalan / The Descendants” haftanın yegâne seçeneği. Başrolünü George Clooney’nin üstlendiği dram, bütün Payne filmleri gibi hüzünlü ve gerçek. İçinde gülümseme ve umut da barındırıyor. Hayat gibi… MURAT ERŞAHİN
Bu hafta, geçtiğimiz haftalara göre daha sessiz sakin vizyon. Sezonun iddialı yerli yapımlarından “Fetih: 1453”, 16 Nisan Perşembe günü merhaba diyor izleyiciye. “Fetih 1453” ile birlikte haftanın yenilerinden olan ve eski dostlarımız sevimli kuklaları tekrar gündeme getiren “Muppets” notlarımız arasında yer almıyorlar maalesef. Üç boyutlu fantastik aksiyon “Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi” ise aşağıda sizi bekliyor. Oscar’lar önümüzdeki hafta sonu sahiplerini bulacak. İngiliz Oscar’ları olarak bilinen BAFTA’larda ise zafer, “Artist”in oldu. Evet, içinizdeki sinemadan çıkmış insana çok iyi bakın; mümkünse yanınızdan ayırmayın onu. Artık gayet iyi biliyorsunuz; sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu çünkü… Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Bu haftaya ‘merhaba’ diyen yedi yeni yapımdan, notlarımız arasında bulunmayan tek film; yoğun tempo içinde izleme şansını bulamadığımız Adam Sandler’li komedi “Jake ve Jill”. Bu hafta, hemen her beğeniye seslenen yedi nitelikli filme ev sahipliği yapıyor. Hepsi birbirinden ilginç, kaliteli yapımlar arasında neler var neler… Geçtiğimiz hafta içinde yitirdiğimiz oyuncular yüreğimizi burktu. Karizmatik aktör Ben Gazzara, Baykal Kent… Yakında başlayacak olan Berlin Film Festivali, dağıtılacak Akademi ödülleri… Sinema da ara vermiyor hayata… Artık biliyorsunuz, içimizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insana’ iyi bakmalıyız. Çünkü sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu! Herkese iyi seyirler!MURAT ERŞAHİN
Merhaba! Bu hafta vizyon gören altı yeni filmden beşi, notlarımız arasında. İzleme şansı bulamadığımız tek yapım ise; ‘Türkiye’nin ilk kuantum filmi’ olma iddiasındaki “Eşruhumun Eşzamanı”… “Utanç”, “Kevin Hakkında Konuşmalıyız” ve “Savaş Atı”, haftanın dikkat çeken yapımları. İçinizde yaşayan ‘sinemadan çıkmış insana’ iyi bakın. Artık biliyorsunuz; sokak, sinemadan çıkmayanlarla dolu! Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Haftanın üç yenisi de notlarımız arasında. Oscar’ın iddialı adayı “Artist”, Guillermo del Toro’nun elinin değdiği korku-gerilim “Karanlıktan Korkma” ve Ata Demirer’in yeni filmi “Berlin Kaplanı”, izleyicisiyle buluşmayı bekleyen yeni yapımlar. Her hafta üstüne basarak anımsattığımız gibi; içinizdeki sinemadan çıkmış insana büyük özen gösterin. Sokaklar, sinemadan çıkmayanlarla dolu çünkü. Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Bu hafta, geçmiş tarihlere bakınca oldukça kısır bir vizyona ev sahipliği yapıyor. Üç yeni filmden sadece “Düşler Bahçesi / We Bought a Zoo” notlarımız arasında. Basın gösterimine katılamadığımız animasyon “Neşeli Ayaklar 2 / Happy Feet Two” ve adına ön gösterim düzenlenmeyen korku-gerilim “İçimdeki Şeytan / The Devil Inside” notlarımız arasında bulunmuyorlar. Özellikle çocuklara seslenen, George Miller imzalı 2006 tarihli “Neşeli Ayaklar / Happy Feet” in çok sıcak ve sürükleyici olduğu kalmış aklımda. 2006 tarihli bu sevimli filmin, ‘En İyi Animasyon’ dalında Oscar kazandığını da ekleyelim notlarımız arasına. Step dansın kralı küçük penguen Mumble’ın yeni macerasını, sömestr tatiline çıkanlara, izlemeden tavsiye ediyorum doğrusu. Her hafta söylediğimiz gibi; içinizdeki ‘sinemadan çıkmış insana’ iyi bakın lütfen; sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu çünkü! Herkese iyi seyirler. MURAT ERŞAHİN
Bu hafta vizyon gören beş yeni film de, notlarımız arasında! Lars von Trier imzalı “Melankoli” oldukça önem arz ediyor. Dolu dolu bir hafta sizi bekliyor son tahlilde! Artık biliyorsunuz; kimselerin bilmediği başka bir canlı; ‘sinemadan çıkmış insan’ olarak daha uzun yaşamak sizin elinizde. Sinemadan çıkmayanlarla dolu sokaklarda yok olmamak, bir dakika daha fazla nefes alıp vermek önemli! Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Yeni yılın ilk haftası, beş yeni filme ev sahipliği yapıyor. “Saftirik Greg’in Günlüğü: Rodrick Kuralları” notlarımız arasında yer almayan tek yapım. Johnny Depp’in başrolünü üstlendiği “Tutku Günlükleri”, sezonun iyileri arasında anılmaya aday. Yeni yılda da içinizde nefes alıp veren ‘sinemadan çıkmış insana’ çok iyi bakın. Artık biliyorsunuz; sokak, sinemadan çıkmayanlarla dolu… Herkese iyi seyirler! MURAT ERŞAHİN
Nisan ayının ilk haftası… Bahar artık her yerde… Hayat akıp gidiyor, kim karşı koyabilir! Umudun, tazeliğin, çiçekli dalların ayındayız… Doğa dışarıda kıpır kıpırken, düş dünyalara pasaportsuz seyahat edebileceğimiz sinema salonları hafif serin, bahar tazeliğinde buyur ediyor biz sinemaseverleri... Beş yeni filme ev sahipliği yapıyor Nisan ayının ilk haftası.
Çeyrek yüzyılı aşkın, başta pop olmak üzere müziğin tarihini tutan, radyo programları üreten, kitaplar, eleştiriler yazan, plaklar çalan Naim Dilmener bu uzun yürüyüşün Gazete Pazar ile Radikal adımlarında kaleme aldığı yazılarıyla, müzik serüvenimizden önemli ve değerli isimleri bizlerle paylaşıyor.
Yedi tepeli şehir için baharın müjdecilerinden biridir İstanbul Film Festivali. Bu yıl 44’üncü kez düzenlenecek bu kültür şenliği 11 Nisan’da başlayıp 22 Nisan’da sona erecek. Organizasyon dahilinde 139 uzun metraj ve 15 kısa film izleyiciyle buluşacak. Festivale ilişkin bir rehber olması amacıyla kaçırılmaması gereken 10 filmlik bir liste hazırladık. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/29/03/2025)
Gündemdekilere ve vitrindekilere aldırmadan upuzun sinema tarihinden cımbızla seçilen hoş filmler, insan kokan öyküler, gözden kaçanlar, ıskalananlar, pamuklara sarılması gereken mütevazı başyapıtlar ve diğerleri Hilal Çetinder’in kaleminden Film Makarası’nda…
Geçen hafta, Berlin Film Festivali (Berlinale) izlenimlerimize başlamıştık. Kaldığımız yerden devam edelim. Bu hafta bahsedeceğimiz filmler arasında, festivalden Altın Ayı ile dönen ve İstanbul Film Festivali’nde de gösterilecek olan Drømmer, Radu Jude’nin yeni filmi Kontinental ’25, tümüyle yapay zeka ile oluşturulmuş görseller ile yapılmış bir animasyon ve festivalden Teddy ödülü ile dönen, Lesbian Space Princess de var. Haftaya, Berlinale notlarımızın üçüncü bölümü ile devam edeceğiz.
Sezen Kiremit'in yorumuyla 90'ların birbirinden güzel şarkıları ve döneme dair anekdotlar bugün 19.15'te "karışık kaset" esprisinde ekrana geliyor.
Yeni fotoğrafı görmek, müzikseverlerin beğenisinin ne kadar değiştiğini öğrenmek için yerli rockta ‘bütün zamanların en iyileri’ni sinemamuzik.com okurlarına ve müzik eleştirmenlerine sorduk. İlginç liste çıktı ortaya:
Her biri meslekte en az 20 yılı devirmiş müzik yazarlarımızın saptadığı yerli grupların ‘şeref tablosu’nda Moğollar, Bulutsuzluk Özlemi ile ‘orta yaş’a dayanmış akranlar mor ve ötesi ile Duman gözüküyor. Hemen enselerinde Kurtalan Ekspres ile Dervişan yer alıyor. Bir alt basamakta ise, az zamanda çok iş yapmış Hardal ve Mazhar Fuat Özkan bulunuyor. Aslında gözler Mazharlar’ı daha üstte arıyor da, ‘ticaret’in dozunu kaçırmak bazen böyle sonuçlara neden oluyor.
Sinemamuzik.com, bir çoğu Altın Portakal’da jürilik de yapmış sinema yazarlarına sordu: ‘Antalya Altın Portakallı en iyi film hangisi’?... Birinciler listesinde ‘kortej’e çıkan ve bütün zamanların Altın Portakal birincilerini değerlendiren 31 sinema yazarının katıldığı araştırmada, Zeki Ökten’in 1980 tarihli Sürü filmi 213 puan toplayarak birinciliği kazandı. Sürü’yü 204 puanla Muhsin Bey (Yavuz Turgul) ve 192 puanla Uzak (Nuri Bilge Ceylan) izledi.
Sinemamuzik.com sinema yazarlarına sordu: ‘İlk uzun filmini 21. yüzyılda çeken en iyi 10 yerli yönetmen kim?... 30 sinema yazarının katıldığı araştırmada bol ödüllü Emin Alper 195 puan toplayarak birinciliği kazandı. Alper’i 145 puanla Pelin Esmer ve 136 puanla Özcan Alper izledi. Emin Alper'i 27 sinema yazarı listesine alırken, Pelin Esmer’e 25, Özcan Alper’e 20 listede yer verildi. Bazı popüler isimler ön sıralarda yer alamadı.
İletişim yayınları etiketiyle satışa çıkan kitapta müzik yazarı, eleştirmen, programcı Murat Beşer, Türk müziğinin zarif sesi Nesrin Sipahi’nin yaşamı ve sanat serüvenini ayrıntılarıyla anlatıyor. Kitap, Yeşilköy’de başlayan çocukluğun, radyolardan plak kayıtlarına, turnelerden gazinolara uzanan başarı öyküsüne dönüşümü kadar Sipahi’nin bilinmeyen yönlerini de ortaya koyuyor. Nesrin Sipahi-Sahnelerin, Radyoların, Plakların Hanımefendisi aynı zamanda bir dönemin kültürel portresi.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu içeride:
Ünlü grupların kuruluş öyküleri, müzik serüvenleri yakından takip edilse de isimlerinin nasıl doğduğu ve koyulduğu pek bilinmez. Meraklısı için ilginç bir liste hazırladık:
Hemen her öğretmenin, okul müdürünün maratona benzettiği hayatın henüz başında biri Lezzet. Başka bir deyişle; böğürtlenli, limonlu, çilekli, çikolatalı, vişneli, karamelli, karadutlu dondurmalardan henüz tatmadı, sadece vanilyalının tadını biliyor. Onunla tanışmak için sayfaları çevirmen yeterli. Çelişki Bilmez Lezzet’in Geçmiş Zaman Maceraları Uğur Vardan’ın çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı öykülerden oluşuyor.
Popüler orkestralar ile grupların Türkiye serüvenini ‘Günlerin İçinden Canım’ / 100 Yıllık Türkiye Popüler Orkestralar ve Gruplar Tarihi (1923-2022) adlı internet sitesinde anlattım.
50. yaşını kutlayan albümlerin, yayınlandığı dönemde yarattıkları heyecan, uzunçaların kulaklardaki doygunluğu, yeni yeni piyasaya çıkan kasetlerin sunduğu kolaylık, bugünün dijital ortamında unutulmuş plakların önemi müzik camiasının en tatlı muhabbetlerden biri bu yıl. Doğum günü pastaları 50 mumla adeta yangın yerine dönmüş, eskimeyen, çoğu klasikleşen albümler arasında gezintiye ne dersiniz?