Daha önce Kanlıca Altılısı ve ASS Ltd. adlı gruplarda birlikte müzik yapmış Nejat Yavaşoğulları (d. 1950) ile Reha Öztanyel (d.1945), TRT’nin ilk kez katılacağı 1975 Eurovision Şarkı Yarışması Türkiye seçmelerine Caniko (söz-müzik: Nejat Yavaşoğulları) adlı parçayı göndermiş ve finale kalmayı başarmıştı. Yavaşoğlu yıllar önce Can Kardeş adıyla bestelediği şarkıya Eurovision için Caniko adını koymuştu. Finalde Reha-Nejat adıyla kameraların önüne geçen ikili dereceye girememişti ama, parçaları hayli sevildiğinden yarışma sonrası Caniko/Öyle Bir Aşk Hikayesi adıyla 45’lik çıkartmışlardı.
İtalyan diplomat baba ile ABDli şarkıcı anneden Beyrut’ta dünyaya gelen (18 Şubat 1960) Gazebo, müziğe 10 yaşında gitar çalarak başlamış, Seksenler’de ‘Italo Disco’ diye bir akımın İtalya’yı sardığı günlerde Masterpiece 45’liğiyle piyasaya adım atmıştı. Dünya yıldızı olmak için çok beklememiş ve 1983 tarihli ‘Gazebo’ albümünden alınan dört tekli parça Masterpiece, I Like Chopin (Almanya, Avusturya, İspanya, İsviçre listelerinde zirveye çıktı), Lunatic ve Gimmick!’le arka arkaya uluslararası listeleri altüst etmişti.
Onno Tunç 1965’te Üstün Poyraz Set Orkestrası’na katıldı. Daha sonra 1969’da Durul Gence, 1970’de Süheyl Denizci, İstanbul Gelişim orkestralarında yer aldı. Ardından kendi orkestrasını kurdu ve deneysel bir çalışma olan ilk plağı The Bracelet’i (Hoş Bilezik) 1973’te yayınladı. Orkestra, dönemin birçok iddialı albümünde çaldı ve Tunç’un 1996 yılında uçak kazasında yaşamını yitirdiği güne kadar kayıtlarda, sahne çalışmalarında ünlü isimlere eşlik etti.
Plağın soundu, sözleri iyiydi ve başarılı bulunmuştu ama, onlara bekledikleri profesyonel aşamayı sağlayamadı. Devamında çıkardıkları, aralarında Türküz Türkü Çağırırız / Güllerin İçinden (1974) 45’liğinin de bulunduğu yapıtları parasal sorunları çözemeyince ikili asıl işlerine dönmüştü. Fuat ‘Karayolları’nda çalışırken, Mazhar da Ankara Devlet Tiyatrosu’nda kadrolu sanatçı olarak oyunlarında rol almış ve TV dizilerine dublaj yapmıştı.
Üçlü birkaç 45’likten sonra gelen Arabian Nights albümüyle (ABD’de altın plak aldı) dünya çapında tanınmayı başarmıştı. Türkiye’de de çıkan albüm, hiç bilinmeyen bu grubu bir ay içinde listelerin en üst sırasına oturturken, repertuvarın iddialılarından olmamasına karşın bizde öne çıkan İstanbul (Non Constantinople) şarkısıyla çok önemsenmişti. The Four Lads grubunun 1953 tarihli aynı isimli şarkısının coverı olan parça, Türkiye’de 45’lik olarak da yayınlanmış, arka yüze In A Persian Market koyulmuştu.
Orkestra kendi adına da 45’likler çıkardı. Dün Bugün Yarın etiketi taşıyan ilk 45’lik Kara Tren/Makine ve İnsan 1972’de yayınlandı. Dün Bugün Yarın ikinci plağı A/B’yi Mart 1972’te, üçüncüsünü de Ağustos 1972’de Haydi Bastırrr/Dünya Dönüyor adıyla piyasaya sürdü. Orkestra 1975’te ise Türkiye’nin ilk moog 45’liğini yaptı. Moog Gırgır adlı parçanın arka yüzünde, daha önce Melike Demirağ’ın söylediği Merhaba şarkısının enstrümantal versiyonu yer aldı.
Avrupa’da 45’lik olarak piyasaya çıkarılan Nick The Chopper/Little Darlin’ ’in satışı da iyi gider. Hey Dergisi yapıtı ‘Yabancı 45’likler’ listesine koyar ve plak ‘1 numara’ya yükselir. Aynı plak Hey’de yayımlanan ilanda ‘Çağdaş Türk Müziği’nin yüz akı’ şeklinde tanıtılır…
Selda, Ankaralı Cihan Plak Deposu’nun yedi bin beş yüz liralık teklifini kabul ederek Sel Plak etiketiyle, 1971 yazında ilk iki 45’liğini çıkarır: Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle/Mahpushane İçinde Mermerden Direk ve Tatlı Dillim Güler Yüzlüm/Mahpushanelere Güneş Doğmuyor. Plaklar ilgiyle karşılanır ve Cihan Plak Deposu turnayı gözünden vurur. Yıllar yıllar sonra Selda bu kez Selda Bağcan adıyla genç kuşaklar tarafından keşfedilir ve popüler dizi Masum’un jeneriğinde kullanılan çok başarılı Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle remiksi parçanın ününe ün katar.
Turistlerden gördüğü ilgi sonucunda tamamen Anadolu popa yönelir. 1971’in sonunda Hüreller’le Dertli Kaval ile Beni Hor Görme Kardeşim’i kaydeder ve plağın satışı, o dönem için çok önemli bir rakam olan 180 bine ulaşır. Ersen’in ilk popüler parçası olarak pop tarihine not düşülen Dertli Kaval’ın devam gelir ve TRT denetiminden geçmeyen Kozan Dağı/Kara Yazı da pazarda aynı başarıyı tekrarlar.
İşe amatör ruhla sarılan üçlü, listelere hızlı bir giriş yaptı ve 1974 yılında üç 45'li çıkardı. Bunlardan biri de Çukulata Sevgilim'di Arka yüzünde Kara Kara Badem Gözler olan yapıt üçlüyü zirveye taşırken Zafer-Banu-Hülya, Şubat 1975’te Beyrut’ta konser verecek kadar ünlenmişti. Aralık 1976’da albüm çıkaran Zafer-Banu-Hülya repertuvarda Çukulata Sevgilim'e de yer vermişti. Sıcacık, bossanova soundla ilerleyen Çukulata Sevgilim reklamlarda kullanılmaya müsaitti ve ileri yıllarda kullanıldı.
John Wakelin durur mu; Macar Superman parçasını Black Superman adıyla Muhammed Ali'ye uyarlıyor ve listelerden inmiyor. Ardından, o müthiç maçı anlatan In Zaire şarkısını yapıyor. Disco music furyasınının devam ettiği günlerde parça Black Superman'in başarısını tekrarlayıp Johnny Wakelin adını pop tarihine yazdırmayı başarıyor.
1967’de bir kez daha Altın Mikrofon sahnesindeydi Haramiler. Enstrümantal yorumladıkları Çamlıca Yolunda’yla finale kadar gelmelerine karşın ilk üçe giremediler ama, yine şartname gereği yayınlamaya hak kazandıkları Çamlıca Yolunda/Adanalı’yı ikinci plak olarak diskografilerine eklediler. Aynı yıl Koray Oktay’ın seslendirdiği Friendship/I’m Lookin’ For A Saxophonist/Gimme Some Lovin’/I Got You adlı bir ‘cover 45’lik’ daha çıkarttılar.
Devir disco müziğindi ve başka türlere fazla hayat yoktu. Biddu, I Love To Love (But My Baby Loves To Dance) şarkısını almıştı bestecileri Jack Robinson ile James Bolden’dan. Bomba gibi bir düzenlemeyle diskoteklere hitap etmeye başlayan Tina Charles, İrlanda, İngiltere, Norveç’te, Türkiye’de ‘1 numara’ olmuş, diğer ülkelerde de üst sıralarda gezinmişti. Charles’ın ilk albümüne ismini veren parça, 45’lik olarak da (arka yüz Disco Fever) yayınlanmıştı.
İkincisi, grubun 1976'da Sanremo’da üçüncülüğü aldığı Volo AZ 504’dur. Cutugno’nun yanında Silvia Dionisio’nun vokaliyle yürüyen şarkı, kürtaj karşıtı söylemiyle dikkat çekmiş ve İtalya’nın bu konuyu tartıştığı dönemde adeta olay yaratmıştır. Plak Türkiye’de de yayınlanıp (arka yüz Marieneige) listelere girmiş, Albatros grubunu yakından takip eden bir kitle oluşmuştur. Bunun sonucunda grubun 1978’de dağılmadan çıkardığı Santamaria De Portugal 45’liği de kısa sürede bizim plakçıların vitrinine konmuştur.
1983’te Moonlight Shadow’u bu kez İskoç vokal Maggie Reilly söslendirdi. Üç yıldır Oldfield’la çalışan Reilly’nin yorumu çok beğenildi ve Mayıs 1983 tarihli Crisis albümünde yer alan Moonlight Shadow İtalya, Avusturya, İsviçre, Norveç, İrlanda, Hollanda, İsrail, İspanya’da (Altın plak ödülü geldi İspanya’dan) liste başı oldu. Basında Mike Oldfield’ın parçada John Lennon cinayetine gönderme yaptığı iddia edilirken, Oldfield ise sihirbaz Houdini’nin filminden izlere dikkat çekmişti.
1970’de, sözü ve müziği kendine ait Söyle Sazım parçasında cura, divan sazı ve bağlamayla folk adına ‘çok sesli sound’ elde eder ve ününe ün katar. 45’liğin arka yüzüne Güzel Ne Güzel Olmuşsun’u koymuştur. Bu 45’lik de Kızılok’a altın plak getirirken, Barış Manço’nun Dağlar Dağlar’ın önünde ilk sıraya yükselir listelerde. Kızılok, Hey dergisi okurları tarafından da yılın en iyi erkek şarkıcısı seçilir.
Yerli pop müziğin değerli aranjörlerinden Osman İşmen, orkestrası ile 1978’de önemli bir albüme imza attı: ‘Diskomatik Katibim’. Aynı yıl dönemin önemli gençlik dergisi Hey tarafından düzenleme dalında yılın albümü seçilen Diskomatik Katibim ülkede pek moda olan James Last, Fausto Papetti, Paul Mauriat gibi yabancı orkestra şeflerinin ürünlerine kaliteli bir alternatif olarak plakçı vitrinlerine yerleşmişti.
Seksenli yılların başı; tek kanalla yayın yapan TRT’nin ‘Dış Kaynaklı Müzik’ adıyla ekranlara getirdiği yabancı müzik videoklipleri arasında bir tanesi var ki hem müziğiyle hem ilginç görüntüleriyle çok dikkat çekiyor. Avustralyalı grup Men At Work’ün Down Under şarkısı bu.Flütle açılan ve aynı şekilde devam eden Down Under, grubun 1981 tarihli ilk albümü Business as Usual’de yer alıyor. Hey Dergisi’nden parçanın Avustralya’da adeta ‘milli marş’ haline geldiğini, ABD, İngiltere, Avustralya, Yeni Zelanda, Hollanda, Polonya, Fransa, Kanada’da ‘1 numara’ olduğunu öğreniyoruz. İngiltere’den de ‘platin plak’ ödülü geliyor.
1966’da bu kez de Siluetler’in (Lorke Lorke) arkasından Çayır Çimen Geze Geze’yle ikinci olurlar. Altın Mikrofon’un kuralına göre Hürriyet gazetesi parçayı 45’lik olarak piyasaya çıkarır (B yüzü Pınarbaşı) ve böylelikle grup ikinci plağı yayımlama olanağına kavuşur. Çayır Çimen Geze Geze, Isparta yöresine ait bir türküdür. Muzaffer Sarısözen’in derlediği türküyü düzenleyen Mavi Işıklar, gençleri bir kez daha coşturacak isabetli parçayı bulmuştur. Yıllar sonra Kıraç parçanın coverıyla ününü ün katmıştır…
Tam işler rayına oturmuştur ki, bu kez de TRT denetimi tarafından ekrana çıkarılmaz Akbayram. Radyolarda da parçaları yasaklanır ama bu sansür halkın desteğini engelleyemez. Edip Akbayram, yeni Dostlar’ı ile Aldırma Gönül’ü plak yapar ve yine listenin en üst sırasına yükselmeyi başarır. Sabahattin Ali’nin dizelerine Kerem Güney’in yazdığı beste Aldırma Gönül ile anonim parça Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz 500 binin üzerinde satar. Bu iki parça ‘sol kesim’ tarafından adeta marş olarak kabul görür ve mitinglerde, özel günlerde sürekli söylenir. Altın plaklar da art arda gelmeye başlamıştır.
Müzik listelerinde Semicenk 'Sen Kaldın'la birinci, Tuğçe Kandemir 'Kara Gözlüm'le ikinci, BLOK3 'Sevmeyi Denemedin'le üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Sıla, yeni şarkısı “Kötü Kötü” ile müzikseverlerin karşısına çıktı. Nisan ayında yayımlanacak yeni albümü “Kafa Yüksek Kalp Kırık”ın ikinci teklisi olan “Kötü Kötü”, söz ve müziğiyle yine Sıla imzası taşıyor. Şarkının düzenlemesi Tolga Şanlı’ya ait.
ABD'li şarkıcı-söz yazarı Tori Amos bu baharda yayınlanacak ve Amerikan demokrasisini ele alacak, özgün ve politik şarkılardan oluşan yeni albümüyle ilgili konuştu. 1 Mayıs'ta çıkacak "In Times of Dragons", Tori Amos Amos'un kendi sözleriyle, 'tiranlığa karşı demokrasi mücadelesi hakkında metaforik bir hikaye'.
Pentagram, 2002 tarihli “Bir” albümünü, 24 yıl sonra ilk kez Sony Music Türkiye etiketiyle plak formatında müzikseverlerle buluşturdu. Pentagram'ın tamamı Türkçe sözlü ilk albümü olma özelliğini taşıyan “Bir”, grubun cesur duruşunu ve müzikal vizyonunu en net şekilde ortaya koyduğu çalışmaların başında geliyor. Türk tasavvuf düşüncesi, halk şiiri ve modern heavy metal’i aynı potada eriten albüm; metalseverler için kültürel bir manifesto niteliği taşıyor.
Güzel Günler Göreceğiz adını verdiği albüm çeşitli aksaklıklar sonucu gecikiyor ve yayımı 1989’a kadar sarkıyor. Nazım Hikmet şiirlerini en fazla besteleyen isim olarak da tanınan Büyükgönenç Türk rock müziğine bir ‘zamansız albüm’ armağan ediyor. Güzel Günler Göreceğiz albümünün açılış şarkısı Yapıyla / Yapıcılar. 5/8’lik aksak ritm, zurna ve askılı davulun sürüklediği bağlama, meyli sımsıcak, müthiş bir düzenleme ve her kelimenin vurgusunun ince ince hesaplandığı çok başarılı bir emek türküsü ve ıskalanmış bir Anadolu Rock hazinesi.
Yerli müzikte Manifest grubu Amatör'le birinci, BLOK3 'Kusura Bakma' ile ikinci, Semicenk 'Çıkmaz Bir Sokakta' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Göksel Baktagir, Çiğdem Gürdal ve Şennur Dinleyen'le ince sazın aşkı bugün 20.00’'de TRT Müzik'te ekranlara gelecek Ahenk programında.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
L'indie rock kulvarının adının aşk şarkılarıyla bağlantısını sorgulayanlar olabilir. Ancak Radio X dergisi 'indieciler'in de hatırı sayılır romantikler olduğunu iddia edip bütün zamanların en iyi 50 indie rock aşk şarkısını sıraladı: