NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

HER GÜZEL ŞEY GİBİ BİTMEYECEK

15 Mart 2025 Cumartesi 10:53
NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

Ne Sezen Aksu, ne Ajda Pekkan, ne Nilüfer ne de bir başkası… Türk popunun günümüzdeki kraliçesi, kim ne derse desin Candan Erçetin… Son derece akıllı işler yaparak, parlak projeler üreterek ve tadına doyulmaz albümler yaparak geldi bu noktaya sanatçı. İlk albümü ‘Hazırım’dan beri böyle bu. Biz, büyük çoğunluk, ilk albümünde bunun farkına varmamışsak bile, şimdi geriye dönük baktığımızda bunu görmekteyiz. Her şey ince ince planlanmakta; sanatçı, plak şirketi ve etrafındaki emsalsiz kadro tarafından. Akılları bu işe eriyor, farklı bir şey denemekten çekinmiyorlar ve kendilerine güvenleri sonsuz olduğu için de riskli işlerinde altına da giriyorlar. Sonuç önümüzde…

Üç albüm, üç single ve Candan Erçetin en tepede… Çok kıyamet kopartacağı varsayılan albümler çıktıkları ilk bir, iki ay içinde çok satıp sonra ortalıktan çekilmekteyken, Candan Erçetin’in son albümü hâlâ dün çıkmış gibi satmakta.

Aylarca birinci sırada kaldı ve hâlâ da henüz çıkmış bomba gibi albümlerle birlikte ilk beşin içinde yer alıyor. İnanılmaz, yapılamaz bir şeyi gerçekleştirdi Candan Erçetin. İlle de satmak için bayağılığın sınırlarında gezinmeden, son derece düzgün işler çıkartarak çok sattı. Herkesin bu albümü önüne alıp bu konuda kafa yorması gerekiyor. Hem şarkıcılarımızın, hem yapımcıların, hem de firmaların. Satmak için ille de müstehcen dizeler gerekmiyor, sokak dili ile sözde şiirler yazmak gerekmiyor; bütün maço takımına bugüne kadar öğrendiklerinin tamamen doğru olduğunu ve böyle yaşamaya devam etmelerini telkin eden göz kırpmaları, el-ense hareketleri gerekmiyor. Candan Erçetin, dinleyeni ile ya da albümü alacak kitle ile; ‘Ben senin en büyük problemin olan ‘karı-kız’ sorunsalında senin yerine düşünecek ve asla senin aklına gelmeyecek sloganlar üretip sana destek olacak, böylelikle sen sokakta gördüğün her kadın ya da kıza daha büyük bir cesaretle saldıracak ve ‘eğlenmene’ bakacaksın, ama sen de benim albümümü alacaksın’ gibi karşılıklı söz verişleri de girişmiyor.

Candan Erçetin ve başta Mete Özgencil olmak üzere etrafındaki bütün ekip, yalnızca gönüllerinden geçen müziği, şarkıları notaya ve söze döküyor. Ve albüm satıyor…

‘Bu çağda bu ne tutuculuk’ diyenler de, ‘artık bu bayağılık yetti’ diye düşünenler de Candan Erçetin’in albümünü almak için son sürat sıraya giriyor. Artık kimseye ‘koymak’, ‘geçirmek’ ya da ‘atlamak’ fiilleri ile dolu olan şarkılar dinlemek istemiyor. Herkes bunaldı bu işten ve artık kimse ‘cinsellik’ konusunda bir tür ‘canavar’ kesilmesi konusunda kendisine sunulan fırsatlardan, seçeneklerden faydalanmak istemiyor.

 

Nasıl olsa sonu gelmeyecek

Çok satan, en tepeye kurulan Candan Erçetin, Türk popunun önünde yollar açabilecek adımları da atmaktan çekinmiyor.

Mesela single yapma konusunda da en titiz ve iddialı olan isim o. Tam üçüncü single’ını çıkardı geçtiğimiz günlerde. Bu formatı, yalnızca yapacak bir şey bulamadığında ya da elinde bir albüme yetecek şarkısı olmadığında hatırlayanlardan değil Candan Erçetin. Israrlı bir şekilde bu formatı kolluyor, Remix’i de. Remix ve single’ların, birlikte, Türk popunun önünü açacağını çok iyi biliyor sanatçı.

Radikal ya da yenilikçi tavırların en kolay şekilde bu formatta ortaya konabileceğine çoktan inanmış…

Bu nedenle ‘Remix EP’ ve Oyalama Artık single’larından sonra, tam da çok iyi sattığı bir noktada ‘Unut Sevme’ single’ını çıkartmaktan geri durmadı sanatçı.

Sınırlı sayıda (yalnızca 2500 adet) basılmış, tamamı numaralanmış ve imzalanmış bu single yalnızca D&R'larda satılmakta, hem de 3 milyon 750 bin liraya.

Yani diğer single'lar gibi albümün fiyatına satılmıyor. Rafet El Roman / Aşkın Nur Yengi’nin henüz piyasaya çıkmış olan single'ı tam 6 milyon 800 bin liraya satılmakta. ‘Peşindeyim’ adlı yalnızca dört versiyonluk single bu fiyata alınabiliyorken, tam yedi versiyonlu Unut Sevme bunun yarısı gibi bir paraya sizin olabiliyor. Bu formatı, yalnızca daha fazla para kazanmanın bir yolu olarak görenler de utanmalı. Dünyanın hiçbir yerinde, bir single, bir albüm fiyatına satılmıyor. Genellikle albümün üçte biri fiyatına (bazen daha düşük) satılmakta single'lar.

Böyle yaparak kendi kuyularını kazmakta firmalar. Yakında tek bir albüm satacak kimseyi bulamayacakları ortada…

Candan Erçetin'e dönersek: Kıvanç K’yı keşfedip Türk popuna bir ‘dahi’ kazandırmış olan Candan Erçetin, bu sefer de bambaşka birileriyle çalışmış. Adlarını henüz duyuyor olduğumuz bu genç isimler mükemmel işler çıkarmışlar. Kısa bir zaman içinde hepimizin vazgeçilmez isimleri haline geleceklerinden hiç şüphem yok. Emre Gören, Gürsan Acar, Tolga Tekin ve İlker Akman adlı bu arkadaşlar ‘Unut Sevme’yi kılıktan kılığa sokmuş; ’Funky’, Afro-Orient’ ve ‘Latin’ adını verdikleri formlarda sürmüşler önümüze . Popüler müziğimizin kalelerinden sayılabilecek bir şarkı, bu genç insanların elinde köklerinden korkmadan tamamen basılı bir şarkıya dönüşebilmiş. Yenilik, farklılık, her şey var bu mix’lerde.

Yalnızca dört küsur dakikalık bu şarkı tam otuz sekiz dakikalık bir müzik ziyafetine dönüşmüş… Tam da remix’in gücü bu.

Candan Erçetin ile daha uzun yıllar birlikte olacağız. İkramiyelerin her zaman en büyüğünü ondan alan müzikseverlerin onun peşini kolay kolay bırakacağını hiç sanmam. ‘Bu aşkın sonu’ ne ‘hicran’ ne de ‘gözyaşı dolu’…

Unut sevme / Candan Erçetin / Topkapı

 

NAİM DİLMENER



Diğer Yazılar