NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

AŞK GÜL MÜ DİKEN Mİ?

27 Eylül 2026 Pazar 07:05
NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

Yeni bir yıl geliyor. Yılın bu mevsiminde müzik piyasamız da epeyce hareketlenirdi ama bu sene nedense ağır bir sessizlik hakim. “Cayır cayır” her yanı yaksın istenmiş olmasına rağmen hafif bir alev olsun çıkaramamış  (“Of Aman”) Nalan’ın dışında kimseden ses çıkmadı. Oysa zaman hediye zamanı; alınacak – verilecek. Yepyeni albümler çıkartmak da şart değildir bu hareketlilikten pay kapmak için. Biraz remix, biraz eskilerin yeniden ambajlanması, biraz bildiğimiz çalışmaları ikili – üçlü yeniden kutulamak da işe yarardı. Ama yok. Bizim piyasa, iş yapmayı her zaman dünya kadar para döküp yeni albüm yayınlamak olarak anlıyor. Daha önce yapılmış olanı bir (hatta dışardaki gibi birkaç sefer) daha değerlendirmeyi – sunmayı bir türlü beceremedik. (Yerlisi – yabancısı) bütün firmalar, yaptıklarını piyasaya sundukları gün işleri bitti sanıyorlar ve piyasaya sunulan her ne ise kaderi ile başbaşa kalıyor. 
Bir ara Universal (Ebru Gündeş, İbrahim Tatlıses, Şebnem Ferah v.b. paketlerle) bu işe merak sardı ve oldukça da şık işler yaptı ama şimdilerde o da bu tür şeylerin peşine düşemeyecek kadar meşgul. Ama bu, firmaların oturuyor oldukları anlamına da gelmiyor. Ses, Türkçe pop alanında çıkmıyor. İşin yabancı müzik alanında bayağı hareketlilik var, Adamo’nun üçlü kutusu bile geldi, Cure’ün dörtlü kutusu ise (tıpkı İngiltere’de olduğu gibi) Ocak ayı içinde gelecek. Sony ve EMI, bunun dışında, bir de Yunan müziği konusunda oldukça aktif. Her iki firma son aylarda birbirinden ilginç çalışmaları arka arkaya piyasaya verdiler. 
EMI, yayınladığı albümlerde, Yunan müziği konusunda en bilgili isimlerden biri olan Radyo D’nin DJ’lerinden Michael ile birlikte çalışmayı sürdürmekte. EMI – Michael işbirliği, bir zaman önce “Akdeniz Rüzgarı” adlı albüm ile başlamış ve arkasından da; şarkıları bizde her zaman çok sevilmiş, başta Alpay ve Ajda Pekkan olmak üzere çoğu önemli isim tarafından Türkçe söylenmiş Giannis Parios’un “Best of”u ile sürmüştü. Michael,  her iki kıyının hakkında yeterli bilgiye sahip olmanın güveni ile eşsiz bir Parios albümü toparlamıştı; belki de şarkıcının kendi ülkesinde bile yapılamamış kadar renkli bir albüm. Tarafların işbirliği, şimdi de “Akdeniz Rüzgarı 2” ve “Michael Show Greek Hits” ile sürmekte. Haris Alexiou’dan Anna Vissi’ye, Angela Dimitriou’dan Pashalis Terzis’e kadar bir dolu önemli isim var bu albümlerde. Şarkılar da rastgele seçilmemiş. Muhtemelen Michael’ın albümlere girecek şarkıları seçerken en çok dikkat ettiği unsur, seçilecek şarkıların bizim buralarda sevilebilecek – ses getirebilecek nitelikte olması gerektiği. Her iki ülkenin pop piyasası birbirine çok benziyor (hatta birbirinin içinden geçerek dönüp duruyor) olmasına rağmen tamamen aynı değil ve Michael, bizim ülkenin ağız tadını epeyce iyi biliyor. Öyle olunca, Michael’ın derlediği albümleri dinlemek çok zevkli ve bu dili anlamamak bile çok önemli bir engel değil...

Sony’nin büyük bir ciddiyetle sürdürdüğü “This Is Greece” serisi de öyle. Bu seriden en son “Volume 5” yayınlandı. Yunan müziğinin gözbebeği sayılan bütün büyük isimler var bu sonuncusunda. Şu aralar “Gia”nın yeni mix’leri ile Amerika dahil bütün dünyayı kasıp kavurmakta – bütün diskotekleri inletmekte olan Despina Vandi (“Anavis Foties” ya da “Aşka Yürek Gerek”) ile açılan albüm; Mando, Garbi, Vissi, Dimitriou ve bir başka efsane isim kabul edilen Glykeria ile sürüyor. Yalnızca Sony’nin bu serisini takip etmekle bile Yunanistan’ın günümüz pop piyasası hakkında fikir sahibi olunabiliyor. O ölçüde sağlam bir seri bu. Sony’nin her iki kıyıyı birleştirme çalışmaları bu kadarla sınırlı değil. Aynı firma Yunanistan’da müziğin ritmini hızlandırmış – farklılaştırmış isimlerinden biri olan Omega Vibes’ın yeni albümünü de çok yakınlarda yayınladı. Omega Vibes’ın “Atmosfera” adlı bu son çalışması yine başka şarkıcı ve müzisyenlerle sıkı bir işbirliği yapılarak oluşturulmuş. Emma Shaplin ve bizden Göksel albüme katkısı olan isimlerin başında geliyor. Shaplin Omega Vibes ile birlikte albümü açar ve kaparken, Göksel “Karşı Kıyıya” adlı şarkı ile destek vermiş gruba. Türkçe sözleri de Göksel’in bizzat kendisi yazmış. “Aşk gül mü diken mi?” sorusuna cevap aranan bu şarkıda, Göksel her zamanki gibi olağanüstü. 90’lı dalganın bu çok çok yetenekli ismi had safhada deneysel işlere girişmekten hiç imtina etmiyor ve her denemesini de büyük bir başarı ile tamamlıyor. Göksel kadar insana (yeniden ve yeniden) dinleme arzusu veren çok az kişi var bu piyasada. Göksel, son olarak Murathan Mungan’ın (tribute albümü) “Söz Vermiş Şarkılar”a “İstemeyerek”i yaptı ve bu demo’yu dinleyebilme imkanını bulmuş şanslı kişiler, şarkının olağanüstü olduğu konusunda fikir birliğine varmış durumda.


KARŞI KIYI

Yeni bir yılın gelişi, bizim aksimize karşı kıyıyı her zamanki gibi epeyce hareketlendirmiş. Son bir ay içinde yayınlanan yeni albümün – çalışmanın haddi hesabı yok. Bizim de çok seviyor olduğumuz Haris Alexiou, sırasını epey önce savmıştı zaten. Sanatçı sonbahar ile birlikte “Os Tin Akri Tou Ouranou Sou” adlı yeni albümünü yayınlamış ve epeyce ses getirmişti. Son derece şık bir kutu içinde pazarlanan albüm, belki de bu şıklığı nedeni ile bu aralar yeniden çok satmaya başladı. Alexiou’nun “Her ülkenin bir Madonna’sı vardır, bizimki de Anna” dediği Anna Vissi de, artık standart formatı haline getirdiği bir double disk ile çıktı hayranlarının karşısına. “Paraxenes Ikones” adlı albüm, her zaman olduğu gibi Yunanistan’da yediden yetmişe herkesin ilgisini çekecek gibi. Muhtemelen bizde de yayınlanır. Çünkü bizim buralara gelmemek konusunda kırılmaz bir inada sahip olan Anna Vissi, her şeye rağmen hala çok sevilmekte ve Yunan müziğini yeniden baştacı etmemize neden olan “Re!” albümünden beri onu sevmekten hiç vazgeçmedik... Bizde az da olsa bilinen isimlerden Natassa Theodoridou, Antonis Remos, Giorgos Tsalikis ve Sotis Volanis de yeni albüm yayınlayan isimlerden. Yıl bitmek üzereyken yayınlanmaları adetten olan “Minos”, “Hrises Epitihies” ve “Hriso Paketo” serilerinin “2004” nüshaları da hiç şüphesiz şu an raflarda. Farklı firmalar tarafından yayınlanan bu seriler, bitmek üzere olan yılın bir özetini veriyor ve yıl boyu her yayınlanan albümün peşinde tek tek koşmamış olan dinleyicinin, hemen hemen o yıl kıpırdamış her yaprak hakkında bilgi sahibi olmasını sağlıyor.

Şarkıları normal haliyle dinleyemeyen ve şarkının formu ya da biçimi ne olursa olsun ille de tek tip haline gelsin (ya da hepsinin altında aynı “vuruşlar” olsun) isteyenler de unutulmamış. Onlarca “remix” toplaması da yayınlandı ve bunların arasında (hiç şüphesiz remix kraliçesi Anna Vissi’nin de içinde yer aldığı) “Remix Hits” adlı albüm en önde koşmakta.
Onlar çalışıyor, biz tembellik ediyoruz.  Neyse ki, adamların çalışkanlıkları bizim buralara  bile yarıyor, yaptıklarından renkli albümler düşüyor bize. Onlara, bir de Tarkan ve Yıldız Tilbe’ye dua edelim. Özellikle bu son iki kişiye. Tarkan ve Tilbe 2003 yılında yeni albüm yayınlamamış olsaydı müzik piyasamız tamamen göçmüş olacaktı. Söylenenlere ve yayınlanan satış istatistiklerine göre; geçen yıl satılan her üç albümden biri Tarkan’a, biri Yıldız Tilbe’ye aitmiş, biri de geride kalan bütün isimlerin herhangi birine. Artık bütün umut onlarda. Tarkan ve Tilbe 2004 yılında bir şey yayınlamazlarsa halimiz harap. Piyasa çökerse kimse yakınmasın. Oturmakla iş çözülmüyor.
 

BULURSANIZ KAÇIRMAYIN
Atmosfera / Omega Vibes – Sony – CD
Day By Day / Omega Vibes – Epic – CD
Blue Love / Antique – V2 – CD
Paraxenes Ikones / Anna Vissi – Sony – CD
Emmones Idees / Keti Garbi – Sony – CD
Os Tin Akri Tou Ouranou Sou / Haris Alexiou – EMI - CD
Minos 2004 / Derleme  - Minos - CD
Akdeniz Rüzgarı 1, 2 / Derleme  – EMI – CD
Michael Show Greek Hits / Derleme – EMI - CD
This Is Greece 1, 2, 3, 4, 5 / Derleme  – Sony – CD

NAİM DİLMENER



Diğer Yazılar