Konuk Yazar

YALNIZLAR ÜÇGENİ

11 Mart 2024 Pazartesi 22:46
YALNIZLAR ÜÇGENİ

New England, 1970’lerin başı… Zengin çocuklarının öğrenim gördüğü Barton Akademisi adındaki yatılı okulda, öğrencilerin pek sevmediği tarih öğretmeni Paul Hunham’ı yaklaşan Noel sırasında zorlu bir süreç beklemektedir. Ailelerinin yanına gidemeyen birkaç çocuğa hamilik yapacaktır. Kalanlardan çoğu nihayetinde bir şekilde gider ve içlerinden sadece biri, tarih dersi iyi olmasına rağmen Hunham’la arası mesafeli olan Angus Tully kalır. Koskoca binada artık Paul, Angus ve mutfak sorumlusu Mary Lamb vardır. Bu süreçte baştaki dengeler değişecek, açıklıklar bazen daha da uzaklığa dönüşecek, bazen kapanacaktır.Da’Vine Joy Randolph (solda) En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’yu alabilir.

Tam bir ‘Yalnızlar rıhtımı’ yönetmeni olan Alexander Payne, yine o yakıcı üslubunu, bakışını, melankolik havasını, dıştan ilk bakışta hemen sevilmeyen ama içten pırıl pırıl kalplere ve duyarlılıklara sahip karakterlerle ördüğü dünyasını yeniden inşa ettiği bir hikâye bulmuş. Girişte konusunu özetlediğim son filmi ‘Geride Kalanlar’la (The Holdovers) yine yüreğimize seslenmiş. En muhteşem yapıtı olan ‘Sideways’de (2004) başrolünü emanet ettiği Paul Giamatti’yle yollarını yıllar sonra yeniden keşistirmiş. Bu yapımda Payne kariyerinde ikinci kez kendisinin kaleme almadığı bir senaryoyu (David Hemingson yazmış) çekmiş. Öykünün üç temel direğinden tarih öğretmeni Paul tipik bir Payne karakteri. Kendi doğrularından emin, hafif kibirli, dışlanmış, kendi ahlaki çizgisinde tutarlı bir öğretmen. Zengin çocuklarının okulunda görev yapıyor ve onları bir nebze ‘cahillikten’ kurtarmak için mücadele ediyor. Öğrenci Angus ise zeki ve Paul için çetin ceviz. Noel’de annesinin yanında olmayı hayal ederken onun üvey babasıyla Karayipler’de olduğunu ve bir anlamda istenmediğini anlıyor. Zaten kapanmayan ve kapanmayacak gibi görünen bir acısı var; babasının yokluğu… Mutfağın hâkimi Mary ise çok yakın bir zaman önce Barton’dan mezun olan oğlu Curtis’i Vietnam cehenneminde kaybetmiştir ve bu onsuz geçireceği ilk Noel’dir… Bu hüzünlü dinamikler çerçevesinde kurulan üçgende ruhen yaralı kalpler arasındaki mesafeler kısa zamanda azalır. Hoş Paul’le Angus arasındaki didişme ve zıtlaşma hiç bitmez ama kalplerindeki katı bölgeler giderek daha yumuşak sulara kendini teslim eder. Okuldan taşıp Boston’a yapılan geziyle de birlikte şefkate, ilgiye, sevgiye muhtaç bu üç insan yalnızlıklıklarını birlikte kalabalığa dönüştürür.

Yılın en iyilerinden

Bu öyküde Charles Dickens’ın ünlü Noel klasiği ‘A Christmas Carol’ (Bir Noel Şarkısı) kitabından ve kahramanı Scrooge’dan izler, tatlar, çağrışımlar olduğu kesin. Bense ‘Geride Kalanlar’ı kendime çok yakın hissettim. Çünkü film beni 1975-81 yılları arası orta ve lise dönemimde yatılı okuduğum Arifiye Öğretmen Okulu günlerine götürdü. Hafta sonu evci çıkılmadığı dönemler ya da eskaza bayram tatiline gidilmediği zamanlar tıpkı öyküde olduğu gibi hüzün, melankoli, yalnızlık duygusu okulda kalanların üzerine çökerdi. Kitap okumak, top oynamak veya televizyon seyretmek bu tür kasvetli ortamı giderici çareler olarak belirirdi. Bazen onlar bile yetmeyebiliyordu ama çocukluğun neşesi ve enerjisiyle bir şekilde her şeyin üstesinden gelinirdi.

İnsana ve hayata dair küçük detayların önemine de dikkat çeken bu film yılın en iyilerinden. Ki Alexander Payne’in yapıtı En İyi Film, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Senaryo ve En İyi Kurgu dallarında Oscar’a aday. Ben olsam ‘Geride Kalanlar’a En İyi Film, Paul Hunham’da karşımıza gelen ve muhteşem bir performans ortaya koyan Paul Giamatti’ye En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini verirdim. Akademi de sanırım mutfak sorumlusu Mary’de izlediğimiz Da’Vine Joy Randolph’a En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’yu verecek. Angus’ta Dominic Sessa da çok iyiydi.

‘Geride Kalanlar’ komik anlara da sahip bir Noel filmi ve bizde ne yazık ki vizyona geç giriyor ama duygusu ve hissettirdikleri o kadar güçlü ki ne zaman izlerseniz izleyin fazlasıyla etkileneceksiniz.

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/09.03.2024)



Diğer Yazılar