ZENGİNLİK BAŞA BELA!
Becket Redfellow bir idam mahkûmu... İnfazına çok az bir süre kala bir rahibe son itirafını yapmak üzere konuşurken geçmişe uzanıyor ve bu noktaya nasıl geldiğini anlatmaya başlıyor. Yani geriye dönüşlerle izlenen bir filmin kapısı böyle aralanıyor. Kendisi zengin bir ailenin üyesi lakin annesi ona hamileyken kötü kalpli babası tarafından dışarıda tutuluyor ve kadıncağız oğlunu çok zor koşullarda kendi başına yetiştiriyor. Anne ölüyor ve vedasında Becket’a “Kendine yakışır türden bir hayat yaşa” sözüyle bir tavsiye veriyor. Rahibe anlattığı hikâyesini bir ‘trajedi’ olarak nitelendiren bu genç adam, daha üst sınıftan olan Julia Steinway’e olan çocukluk aşkından da bahsediyor. Sonradan bir kez daha yolları kesişince kadın, Becket’a sınırı aşacak önermelerle geliyor. Nihayetinde hem mirasta hakkı olduğu hem de annesinin tavsiyesini yerine getirmesi için belli bir servete ulaşması gerektiğini düşünen Becket, çareyi ailenin diğer üyelerini tek tek ortadan kaldırmakta görüyor ve cinayet serisine, kaza süsü verdiği eylemlerle başlıyor. Ve tabii ki yoldan da çıkıyor...Zenginlik başa belaGlen Powell, Becket’ta; Margaret Qualley, Julia’da; Ed Harris acımasız babada ellerinden geleni yapıyorlar ama durumu kurtaramıyorlar.
Kimi Batılı sinema yazarları girişte konusunu özetlediğim ‘Nasıl Katil Olunur?’a (How to Make a Killing) ilişkin eleştiri yazılarında Bong Joon-ho’nun ‘Parazit’inden (Gizaengchung) sonra zenginleri hedef alan yapımların görece
arttığından bahsetmişler ve bu bağlamda ‘Triangle of Sadness’ (Hüzün Üçgeni/2022), ‘The Menu’ (2022), ‘Saltburn’ (2023) gibi yapıtları örnek göstermişler. Aslında ‘Nasıl Katil Olunur?’ konusu itibariyle Donald E. Westlake’in 1997 tarihli ‘The Ax’ romanından önce Costa-Gavras’ın 2005’te uyarladığı ‘Le couperet’yi (Ölümcül Çözüm), sonra da Park Chanwook’un 2025’te tekrar sinemaya taşıdığı ‘Başka Yolu Yok’u (Eojjeolsuga eobsda) andırıyor. Hatırlanacağı gibi iki film de yıllarca çalıştıkları işten çıkarıldıktan sonra başvuru yaptığı yeni iş için dikkat çeken diğer adayları öldürmeye çalışan bir karakterin öyküsünü anlatıyordu. Fakat ‘Nasıl Katil Olunur?’un asıl kaynağı 1907 tarihli bir romandan uyarlanan ve bugün bir klasik sayılan, 1949 yapımı, Ealing stüdyolarında üretilmiş ‘Kind Hearts and Coranets’ adlı komedi. Robert Hamer imzalı söz konusu çalışmada İtalyan bir müzisyenin oğlu Louis, babasının ailesi tarafından reddedilmeleri üzerine ‘Dük’ olabilmek için mücadele ediyor ve akrabalarını öldürmeye başlıyordu. Filmin güzelliği Louis’i Dennis Price canlandırırken ortadan kaldırmaya çalışılan D’Ascoyne ailesinin tüm üyelerine ikonik aktör Alec Guinness’in hayat vermesiydi.
‘Nasıl Katil Olunur?’a gelince, hazır bir konu alınmış, üzerinde küçük rötuşlar yapılmış ama ne yazık ki orijinal yapım gibi etki bırakacak bir film ortaya çıkamamış. İngiltere’den günümüz New York’una taşınan öykü açgözlülük gibi ana bir tema üzerinde yükselirken Wall Street’in kaygan zemininde tutunmaya çalışan ama asıl amacı kuzenlerini öldürerek yüklü bir servete konmak olan bir karakterin peşine takılıyor. Lakin bu karakterin (belli ki bilerek yapılmış) özel bir derinliği yok, yani durduk yere adeta ‘seri katil’e dönüşmesini yüzeysel bir yapı içinde pek de anlayamıyoruz. Tamam, bu bir kara komedi ve bu denli derinliğe gerek yok ama yine de senaryo ve akış daha inandırıcı ve tatmin edici yanlar barındırmalıydı diye düşünüyorum. Önceki filmlerinden ‘The Hitman’le böylesi bir karakter için bir tür prova yapan Glen Powell, Becket’ta; Margaret Qualley (onu ‘The Substance’/‘Cevher’den hatırlıyor olmalısınız) Hollywood’un eski ‘şuh kadın’ (femme fatale) tipolojisini andıran Julia’da; Ed Harris acımasız baba Whitelaw Redfellow’da ellerinden geleni yapıyorlar ama durumu kurtaramıyorlar. Filmin en akılda kalıcı esprisiyse Becket’ın ikinci kurbanı olan modern sanatçı akrabası Noah’nın, entelektüel çevrelerde kendisinin ‘Beyaz Basquiat’ olarak adlandırıldığını deklare etmesiydi. Sonrasında Becket, Noah’nın kız arkadaşı Ruth’a ilgi duyuyor ve bu onun gerçek aşkına dönüşüyor.
Meselenin ‘zengin düşmanlığı’ faslına geri dönecek olursak; aslında bu tema sinemanın ilk günlerinden beri var. Yeşilçam’ın en temel meselesi bile diyebiliriz. Hatta kalıbımız ‘zengin çocuk-fakir kız’ ya da ‘zengin kız-fakir çocuk’
değil midir? Lakin bizim sinemamızda gönüller bir olur ve sınıf farklılığı bir şekilde aşılır! ‘Nasıl Katil Olunur?’daysa zenginler Yeşilçam’ın karikatürize profilleri gibiler ve bu kadar yumuşak, masum çizilmiş karakterleri öldürmek için sebep bulmak zor geliyor. Tek bir motivasyon var, Becket’ın mahrum edildiği servete kavuşması, ki o da kendi payına düşeni değil, hepsini istiyor!
John Patton Ford, 2022 tarihli ilk filminde (Emily the Criminal) borç batağındaki genç bir kadının kredi kartı dolandırıcılığı işi vasıtasıyla suç dünyasına sürüklenmesini anlatıyordu. İkinci filmi ‘Nasıl Katil Olunur?’da da benzer şekilde çıkış hikâyesi anlatıyor ama önceki adımı kadar etkileyici bir yapıt ortaya koyamamış. UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/11.04.2026)

.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)
.jpg?width=500&height=300)


.jpg)


.jpg)
(5).jpg)
.jpg)






