Münzevi bir hayat süren Viktor, orta yaşlı bir katildir. Gerçek hayatta ise annesini mutlu etmeye çalışan bir evlâttır. İşi, kurbanlarından biri olan Rose ile tanışmasıyla sekteye uğrar. Rose’un hayatını bağışlamakla kalmaz, Viktor’un özel dedektif olduğunu zanneden genç bir çırak edinir. Hayatının akışı tamamen değişir, çünkü doğru kadınla tanışmıştır.
Emekliliği yaklaşmış olan şartlı tahliye memuru Jack’den, büyükanne ve büyükbabasının cinayetini yangın ile kaza süsü verip örtbas etmeye çalıştığı için hapishanede bulunan Stone’un dosyasını, şartlı tahliye gerekçesi ile yeniden incelemesi istenir. Stone’un hapisten erken çıkabilmesi için Jack’i yepyeni bir insan olduğuna dair ikna etmesi gerekmektedir.
Zuhal, bir sabah, altı yıl önce alkol nedeniyle ayrıldığı kocası Arif'in kapısını çalar. Zuhal'in kafasında yurtdışında yeni bir hayat kurma hayali vardır. Mehmet'ten ayrıldığı dönemde, onun haberi olmadan dünyaya getirdiği kızını babasına bırakmayı deneyecek, yurtdışında düzen kurunca çocuğunu yanına alacaktır...
Paul Conroy eski ahşap bir tabuta canlı canlı gömülmüş halde uyanır. Buraya onu kimin, neden koyduğunu bilemese de, kurtulmasına yardım edebilecek tek şey elindeki cep telefonudur. Zamana karşı verdiği bu savaşta en büyük düşmanları telefonun iyi çekmemesi, şarjının az kalması ve havasızlıktır. Buradan kurtulması için sadece 90 dakikası vardır.
Liz Gilbert, dünyayı gezmeyi arzu eden bir kadındır. Boşanmasının ardından bir yol ayrımına gelen Gilbert, işinden bir yıllığına izin alarak, karakterine hiç uymayan bir şekilde, hayatını değiştirmek için her şeyi riske atacaktır. Harikulâde ve egzotik seyahatleri sırasında, İtalya’da yemek yeme zevkini, Hindistan’da duanın gücünü, Bali’de ise aşkın dengesini yaşar.
Roma İmparatorluğu’nun fetihleri, Kuzey Britanya’da Pict’ler tarafından durdurulmuştur. Film, Pict saldırısında geriye kalan son savaşçı Quintus Dias’ın öyküsünü anlatıyor. General Virilus’un efsanevi 9. Lejyonuna katılan genç adam, Pict ırkını ve liderleri Gorlacon’ı yer yüzünden silmek için ordusuyla beraber kuzeye doğru gitmeye başlar.
Amerikalı bir grup araştırmacı 1960’lı yıllarda İç Ege’nin bir köyünde Karun hazinelerini bulurlar. Günümüzde ölüm döşeğindeki Tahir, 4 erkek çocuğuna, Amerikalıların gelişinden ve yıllardır sakladığı sırrından bahseder ve hayata gözlerini yumar. Bu sır, Uşak’ın bir köyünde bulunan evlerinin altındaki saklı bir hazinedir. Kardeşler, komik olaylarla dolu bir yolculuktan sonra köye varırlar.
Kendini sigara ve alkole veren huysuz ihtiyar Jacques tesadüf eseri, hayattan vazgeçmiş olan Lucas ile tanışır. İhtiyar adam beşinci kalp krizini de geçirince, sahip olduğu barı devralması için Lucas’ı yetiştirmeye karar verir, ana esaslarını öğretmeye başlar: Asla yeni müşteri alma, müşterilerle dost olma ve bara kadın alma. Ancak bir gece bara gelen April adlı sarhoş hostes, dengeleri altüst eder.
New York Polisi dedektifleri Danson ve Highsmith şehrin en sevilen polisleridir. Gamble ve Hoitz’u ise, Danson ile Highsmith’in fotoğraflarının arka plânında ve gözleri kapalıyken görürüz. Onlar kahraman değildir fakat her polisin günü gelecektir. Çok geçmeden Gamble ve Hoitz, görünürde tehlikesiz ama New York şehrinin en büyük suçuna dönüşebilecek bir davaya denk gelirler.
Güven, bir muhasebe şirketinde şef olarak çalışmaktadır. Mutlu bir evliliği, her şeyden çok sevdiği bir kızı vardır. Kızı da ona çok düşkündür. Güven sıradan bir günün ardından şirketten çıkar, otobüse biner. Evinin bulunduğu ıssız sokak boyunca yürür, oturduğu üç katlı apartmanın önüne gelir. Dairesine girer, üstünü çıkarır, yüzünü yıkar, salondaki kanepeye oturur. Salon boştur. Ev boştur.
Yıllar önce engelli çocuklarından utanarak onu öldüren karı-koca… Küçük bir çocuk… Kocasını ünlü bir mankenle aldatan bir kadın… Fotoğrafçı bir koca… Ve insanın derisini kavuran Sekar… Fotoğrafçı, moda çekimi için eski bir mum fabrikasına gider. Hikaye, duvarlarda beliren mesajlar, çıkan yangınlar, vahşice öldürülen insanlar ile gelişir ve sürpriz bir sonuca doğru ilerler.
Soren, babasının anlattığı Ga’hoole Muhafızları’nın destansı hikâyeleriyle kendinden geçen genç bir baykuştur. Ga’hoole Muhafızları baykuş ırkını kötü kalpli Safkan Olanlar’dan kurtarmak için savaş vermiş, mitsel, kanatlı savaşçılar ordusudur. Soren bu kahramanlardan biri olmayı hayal etmektedir.
Ailesi Bosna’dan İstanbul’a göç etmiş olan Semahat, ata topraklarına seyahate karar verir. Yönetmen Fatih, kadının yolculuğunu filme almak ister. Sarajevo’ya varınca Semahat’ın ailesini bulmak için yaptıkları araştırma, yaşanan son savaşın ürpertici gerçekleriyle yüzleşmelerini sağlayacaktır. Hayatta kalma mücadelesi verenler için geçmişin ve geleceğin anlamı yoktur.
Wall Street piyasası, ekonomi dünyası ve bu dünyanın insanlarının arasındaki ilişkiler üzerinden giden film her anlamda paraya dair bir film olmakla beraber, bu mükemmel refah ve “güç kulübü”ne girmek için insanların neler yapabileceğinin hikâyesini ve aynı zamanda kızıyla bağını yitirmiş çaresiz bir adamın bu iletişimi yeniden sağlamaya çalışmasının hikâyesini de gözler önüne seriyor.
Ayla, kocası Serkan ile mutlu bir çifttir. Ayla, 11 yaşında öteki alemden gelen bir varlığın musallat olması ile kâbus dolu bir üç gün yaşamıştır. En önemli koruyucusu olan muskasını önceki gün kaybettiği için kendini korumasız ve çaresiz hissetmektedir. Serkan yeni bir muska yazması ve Ayla’yı rahatlatması için bu konularda ismi bilinen İzzet Hoca’yı o akşam eve davet eder.
Büyük övgüler toplayan bir romandan yola çıkan Kardeşimden Sonra, Zac Efron’un (17 Yeniden, Saç Spreyi) dünyayı benzersiz şekilde görmesini sağlayan bir kazadan sağ kurtulmuş küçük kasaba kahramanı olarak başrolde oynadığı bir romantik dram filmi. Bu duygusallık dolu öyküde, bir yandan hayatının amacını ve aşkın dönüştürücü gücünü keşfederken, diğer yandan geçmişini kucakladığı romantik bir yolculuğa çıkıyor.
Yapmadığı ev ödevi yüzünden yalan söyleyen Hubert, annesi Chantale tarafından sınıf arkadaşlarının önünde azarlanır. Arkadaşı Antonin ile paylaşacağı bir evde daha özgür yaşamayı hayal eden Hubert, konuyu annesine açar ve destek görür. Ancak ertesi gün annesi küçük olduğunu ileri sürerek taşınmasına izin vermez. Hubert okuldan kaçar, Chantale, sonunda onu nehir kıyısında bulur.
ABD’nin operasyon yaptığı Irak’ın bir köyünde bütün ailesini kaybeden Cennet hayatta bir başına kalmıştır. Genç kız Kerkük’te berber olarak çalışan ağabeyi Azim’i bulmak için yola çıkar. Ağabeyinin yaralandığını ve Türkiye’deki bir hastaneye götürüldüğü öğrenen Cennet, geri dönüşü olmayan bir yola girer ve Türkiye’ye gitmeye karar verir.
Philadelphia’da beş yabancı, günlerine en olağan şeyle başlar. Şirketlerinin bulunduğu iş hanına girer ve asansöre binerler, kapalı bir alanı paylaşmaya mecbur kalırlar. Bu sıradan olay, asansör bozulunca rastlantısal olmaktan çıkar. Kader kapılarını çalmıştır. Bugün, birbirine yabancı bu insanların sırları açığa çıkacak ve hepsi günahlarıyla hesaplaşacaktır.
Tinker Bell, peri tozunun gücüne inanan Lizzy adında küçük bir kızla tanışır. Perilerin, İngiltere’nin çiçek açan çayırlarına yaptığı yaz ziyaretleri sırasında, iki farklı dünya ilk kez bir araya gelir ve Tinker Bell, çocukla dost olur. Tinker Bell, kendi güvenliğini ve tüm perilerin geleceğini tehlikeye attığının farkında değildir.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Çekimleri sırasında sette Alex Baldwin'in silahından çıkan kurşunla görüntü yönetmeni Halyna Hutchins’in öldüğü Rusk filminden ilk fragman yayınlandı. Alec Baldwin’in başrolünde yer aldığı western filmi, 2 Mayıs’ta ABD sinemalarında ve dijital platformlarda yayınlanacak.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Playlist'in haberine göre 2019'da Quentin Tarantino'nun Leonardo DiCaprio ile Brad Pitt'le çektiği Bir Zamanlar... Hollywood'da (Once Upon A Time In Hollywood) filminin devamı geliyor. Ancak bu kez yönetmen koltuğuna Tarantino'nun yerine David Fincher oturacak. Netflix için çekilecek filmin senaryosunu Tarantino yazacak ve çekimlere bu yaz başlanacak.
6 yaşındaki oğlunu korkunç bir kazada kaybeden Alicia, o günden sonra oldukça kederli günler yaşamaya başlar. Eşiyle boşanan genç kadın, yaşadığı plazanın önünde arabalara göz kulak olan 13 yaşındaki çocukla tanışır ve zaman geçtikçe aralarında güçlü bir bağ oluşur. Bir gün çocuğu sokakta kanlar içinde bulan Alicia, ona ne kadar değer verdiğini ve yaşama tekrar tutunması için bir sebebinin olduğunu fark eder.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: