Tad, Şikago’da çalışan bir inşaat işçisidir. Çocukluğundan beri en büyük hayali hazine peşinde koşan bir kahraman olmaktır. Nihayet bir gün şans ona güler ve bir dizi yanlış anlaşılmalar sonucunda, Tad kendini Peru’daki Kayıp Şehir’i bulmak için yola çıkacak olan bir profesörün yerine geçmiş olarak bulur. Profesörün güzel kızı Sara da ona eşlik edecektir.
Birbirine âşık nişanlı çift Alex ve Nina Kafkas dağlarına yapacakları gezide bölgeyi iyi bilen Dato’yu rehber olarak tutarlar. Başta her şey yolunda görünse de üçünün yaşadığı bir olay sonrası gezinin seyri tamamen değişecek, huzur dolu saatler yerini gerilime ve kestirilemeyen olaylara bırakacak ve hiçbirinin hayatı artık eskisi gibi huzurlu olmayacaktır.
Oscar Diggs, küçük çaplı bir sirk sihirbazıdır fakat pek de ahlâklı biri değildir. Toz toprak içindeki Kansas’tayken kendini bir anda canlı Oz diyarında bulan Oscar Diggs, turnayı gözünden vurduğunu düşünür. Şöhret ve servet kazanması çok kolay olacaktır. Oscar, kendini büyük Oz Büyücüsü’ne dönüştürmekle kalmaz, daha iyi bir adam haline de getirir.
Neil, Paris’te tanıştığı Marina ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar, yeni bir hayat kurmak üzere Amerika’ya yerleşirler. Fakat bir süre sonra Neil, çocukluk aşkı Jane ile karşılaşınca Marina’yı yüzüstü bırakır. Aşk ve ihanet gibi kavramları sorgulayan Marina da inanç hakkında şüpheleri olan Rahip Quintana ile görüşerek hayatındaki soru işaretlerini çözmeye çalışacaktır.
Doksan bin Osmanlı askerinin son derece şartlar nedeniyle yaşamını yitirdiği Sarıkamış Harekatı´nın ardından, Bakü´de görevli Hariciye Nazırlığı Kalem Müdürü´nün eşi Gül Hanım ile kızı Nihan, onlara eşlik eden Hariciyeci Saci Efendi´yle, kar kışta Erzurum´a doğru at arabasıyla ilerlemektedir. Atın yolda ölmesinin ardından üç yolcu, terk edilmiş bir Ermeni köyüne sığınmak zorunda kalır ve...
Bir fabrikada işçi olarak çalışan Bahar’ın geleceğiyle ilgili bambaşka hayalleri varken, ailesi onun kaderini çoktan belirlemiştir. Suskun bir anne, emekli bir baba ve işsiz bir ağabeyin arasında sıkışıp kalan Bahar, kurtuluşu çok iyi bilmediği bir dünyada aramaktadır. Amcası ise, kendi oğluna eş yapmak için, Bahar’ın kanunen reşit olmasını beklemektedir.
´Sevimli Canavarlar´, Canavarlar Dünyası isimli kendilerine ait bir dünyada yaşayan ve yaşayabilmek için insanlara ihtiyaç duyan ilginç ve sevimli canavarların dünyasının insanlarla karıştığı an ortaya çıkan trajikomik hikayeyi anlatır. Bu dünyada canavarlar yaşayabilmek için insanlara muhtaçtır çünkü insanları korkuttukları an duydukları çığlık onlar için enerji kaynağı gibidir. Bu ilginç dünyaya yanlışıkla küçük bir kız çocuğunun yolu düşünce işler çığrından çıkar. Çünkü insanlar bu tuhaf yaratıklara ters etki yapmaktadır ve dehşete kapılan canavarlar salgın bir hastalığın yayılacağını düşünüyorlardır. Bu küçük kız zannettikleri gibi onların yaşamını tehdit ediyor mudur?
Bir aile kurmak için sabırsızlanan Green çifti, çocuklarının nasıl olacağını hayal etmektedir. Küçük Timothy fırtınalı bir gecede kapılarında belirdiğinde Green çifti ve yaşadıkları ufak Stanleyville kasabası umulmadık şeylerin bazen hayattaki en büyük hediyeleri getirdiğini öğrenirler.
Film, Azerbeycan’ın Hocalı kasabasında yaşanan katliamı bir aşk hikâyesi bünyesinde anlatıyor. Bir gecede bir kasabanın tamamen yok olduğu Hocalı katliamı, İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından Dağlık Karabağ bölgesi işgâl edildikten sonra en kapsamlı sivil katliamı olarak nitelendirildi. Azerbaycan’ın savunma kuvvetlerinin direnişi sinema izleyicisini derinden etkileyecek.
Ethan’ın yaşadığı yer küçük ve 21. yüzyıla ayak uyduramamış, tutucu bir kasabadır. Burada hiçbir şey asla değişmez ve hiçbir şey olmaz. Annesinin ani ölümünün ardından tamamıyla içine kapanan babasıyla eve tıkılan Ethan, kitaplarda okuyabildiği hayatlara hasret duyar. Fakat Ethan’ın sıradan hayatı, Lena adlı güzel ve gizemli kızın gelmesiyle sarsılır.
Anadolu topraklarında geçen Hititya mitolojisinden yola çıkılarak anlatılan hikâyede arkeolog bir babanın ve özel güçlere sahip bir annenin çocukları olan Alaz, Yaman ve Nehir’in, paralel bir evren olan Hititya ülkesine geçerek özel güçlere sahip olmaları ve annelerine kavuşmak için kötülükler dünyasının efendisiyle savaşmaları anlatılıyor.
19. yüzyıl Fransa’sında geçen film, karşılıksız aşk, tutku, fedakârlık ve kefaret hikâyesi. Jackman, şartlı tahliye kurallarını ihlâl etmesinin ardından acımasız polis Javert tarafından onlarca yıldır aranan eski hükümlü Jean Valjean karakterini canlandırıyor. Valjean, fabrika işçisi Fantine’in küçük kızıyla ilgilenmeyi kabul edince hayatları sonsuza dek değişiyor.
Los Angeles, 1949. Acımasız mafya babası Mickey Cohen, uyuşturucu, silâhlar, fuhuş ve Chicago’da yapılan tüm büyük bahislerden kirli kazanç elde etmektedir. Tüm bunları sadece kendi adamlarının değil, polisler ve politikacıların korumasıyla yapmaktadır. Ancak Polis teşkilâtının, Çavuş John O’Mara ve Jerry Wooters’ın idaresindeki küçük bir grubu Cohen’in dünyasını yerle bir etmeye kararlıdır.
Yönetmen Reis Çelik, Anadolu’da halk ozanlarının doğaçlama hikâye anlatma geleneğinden yola çıkarak bir film çekme denemesi için Çıldır’a gider. Film ekibi sadece iki kişiden oluşmaktadır: Reis Çelik ve Tuncel Kurtiz. Filmin senaryosu da yoktur. Senaryo bir kelimeden ibarettir: İnat. O bölgede yaygın olan âşıklık geleneğinde olduğu gibi bir anahtar sözden yola çıkılarak hikâyeler doğaçlama uydurulacaktır. 2005 yılında çekilen belki de türünün ilk örneği olan İnat Hikâyeleri’nin yapım öyküsünü anlatan bu belgesel, filmin galasının Çıldır Gölü’nün üzerine kardan bir beyaz perde yapılıp köylülerle davul zurna eşliğinde seyredilmesiyle son buluyor.
1941 yılının Türkiye’sini, İkinci Dünya Savaşı dönemi ve mükellefiyet günlerini yansıtan film, iki genç şairin hayatla ama en çok da aşkla olan mücadelesini anlatıyor. Yılmaz Erdoğan’ın, “Aşk en güzel bahanesidir şiirin” dediği filmde aşk, şiirin de hayatın da başrolünü üstleniyor ve film, şairlerin altın çağı olan yıllarda, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde adım adım gelişen bir aşkı anlatıyor.
38 yaşındaki yazar ve şair Mark O’Brien, küçük yaşta geçirdiği felç sebebiyle yapay solunum cihazına bağlı yaşamaktadır. O yaşına kadar hiçbir kadına temas etmemiş ve bakir kalmıştır. Terapistlerinin yardımıyla profesyonel bir ’seks vekili’ olan Cheryl ile tanışır. Cheryl, Mark’a profesyonel bir düzeyde seks seansları uygularken, aralarında duygusal bir paylaşım da başlar.
Tefeciler adına çalışan zalim bir adam, patronlarının alacaklarını her ne yöntemle olursa olsun toplamaya alışmıştır. Ailesi ya da dert edeceği sevdikleri olmadığı gibi işini sınırsız kötülükle yapabilme yolunda ne korkusu ne de tereddüdü vardır. Bir gün karşısına bir kadın çıkar ve annesi olduğunu iddia ederek yıllar önce onu terkettiği için özür diler. Adam başta kadına inanmaz; herhangi bir anne hatırası yoktur. Ama kadına bağlandıkça onun korkunç bir sır sakladığını anlar.
Esra evlilik hazırlıkları yaparken, en yakın arkadaşı Didem de kızlar arasındaki tek bekâr kişi olarak kalmaktan dolayı panikler. Didem evlenme teklifi beklerken, sevgilisi Cem yeni filminde başrol oynadığı Gözde’yle tanışır. Kıskançlık krizlerine giren Didem, Cem’i takip esnasında bekârlığa veda partisinde olduklarını öğrenir. Kızlar oryantal kılığında partiye sızarlar.
Jon McClane, oğlu Jack´i ziyaret amacıyla Moskova´ya gider. CIA ajanı Jack bölgede nükleer silah soygunu engellemek amacıyla görev yapmaktadır. Baba-oğul Rus mafyasına karşı mücadeleye girişir...
Sakarya Savaşı’nda 63 son sınıf öğrencisinin tamamının şehit olması nedeniyle o yıl mezun veremeyen Kayseri Lisesi öğrencilerinin öyküsü. Memleketin durumu günden güne kötüye gitmekte, işgâller artmaktadır. Mehmet ve arkadaşları öylece durup düşmanın gelmesini mi bekleyeceklerdir. Vatanı savunmak onların da hakkıdır. Okulda toplanarak cepheye gitmeye karar verirler.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Marc Webb'in yönettiği, başrollerini Johnny Depp, Madelyn Cline ile Penélope Cruz’un paylaştığı Karanlıktan Gelen'den (Day Drinker) ilk fragman geldi. Karanlık atmosferi ve yüksek tempolu gerilim diliyle dikkat çeken film Türkiye'de 02 Nisan 2027'de gösterime girecek.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Çekimlerine 15 Ekim'de başlanan Ölüm Bizi Ayırana Dek” dizisinin oyuncu kadrosuna Sümeyra Koç da katıldı. Serdar Gözelekli’nin yönettiği, Aslı Zengin ile Banu Zengin Tak’ın yazdığı 10 bölümlük dizide Koç, Kerem'in eşi İpek'i oynayacak.
Anne, ünlü bir film yapımcısı olan kocası Michael ile Cannes'da bulunmaktadır . Festival sona ererken, kocasıyla birlikte Paris'e yapmayı planladıkları tatilin, önce Budapeşte'ye gitmeleri gerektiği için biraz erteleneceğini öğrenir . Paris'e uçmayı planlarlar, ancak pilot Anne'in kulak enfeksiyonu nedeniyle uçmamasını önerir.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: