NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

AĞLAMA GÖZLERİM

30 Nisan 2022 Cumartesi 12:54
NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

Müzik dünyamızın küçük ama çok önemli-farklı firmalarından Anadolu Müzik, kapılarını bu toprakların en ‘dört dörtlük’ müzisyenlerinden Ali Ekber Çiçek’e bir zaman önce açmış ve “Yolumuz Gurbete Düştü” adlı olağanüstü güzellikte ‘arşiv’ albümü yayınlamıştı.
Daha çocuk yaşta ‘bağlama’ya gönül veren, geçen zaman ile birlikte bu ‘sihirli’ enstrümanın üstadlarından, bilir kişilerinden biri haline gelen Ali Ekber Çiçek, yıllar yılıdır bütün benliği-gücüyle yalnızca ‘müzik’ için çalışmakta, çabalamakta.
Sanatçının 40’lı yılların sonunda Ankara Radyosu’na girmesiyle tamamen ‘profesyonel’ bir biçime evrilen müzik tutkusu yıllar yılıdır sürüyor. Ali Ekber Çiçek’in çalışmaları sonucu çok sayıda türkü ve deyiş TRT’nin arşivine girerek yok olmaktan kurtuldu. ‘Derleme’ çalışmalarına, sanatçının özgün besteleri de eklendiğinde ortaya çıkan ‘toplam’ın bir kişi tarafından yaratıldığına-toparlandığına inanmak gerçekten çok zor. Ali Ekber Çiçek, neredeyse tek başına, ancak yüzlerce kişinin yapabileceği bir işin altına girmiş ve bu işi büyük bir başarıyla sona erdirmiş. Anadolu Müzik’in yayınladığı “Yolumuz Gurbete Düştü (Arşiv 1)” adlı albüm, uzun zamandır süren bu maceranın çok dokunaklı ‘an’larından oluşmaktaydı.
“Ağlama Gözlerim Mevlam Kerimdir” ve “Kişi Sevdiğini Gönülde Bulsa” gibi, birkaç kuşağı derin bir şekilde etkilemiş olanlar dahil olmak üzere, Ali Ekber Çiçek’in büyük bir ihtimamla can verdiği türkülerden oluşan bu albüm, bir kere daha yalnızca çok iyi bir müzisyenle değil, aynı zamanda bir ‘bilge’ ile karşı karşıya olduğumuzu gösterdi bize. ‘İnsan’ üzerine, ‘dünya’ üzerine, ‘mal mülk’ kavgası üzerine çok farklı, çok başka yerde durularak söylenmiş türkülerdi bunlar. Ali Ekber Çiçek, baştakilerin-bizi yönetenlerin dediklerine, istediklerine aldırmaksızın, (tıpkı Aşık Veysel ve Aşık Mahzuni Şerif gibi) doğru bildiğini yazmış-söylemiş ve geniş yığınlara rehberlik yaparak onları bu ‘insafsız’ kavganın altında kalmaktan kurtarmıştı…
Henüz yayınlanan “Bir Nefes” adlı albüm, bu ‘çelebi’ müzisyenimizin, günümüz genç kuşağına da ‘bir çift söz’ü olduğunu gösteriyor. Cengiz Özkan, İhsan Mendeş, Cihan Yurtçu gibi müzisyenlerin desteği ile hazırlanmış olan bu son albüm, şu ‘bilgisayar çağı’nda bile yapılacak çok şey olduğunu göstermekte; hem ‘müzik’ hem de, ‘tavır alma’ anlamında.
Yapaylığın, yalanın-dolanın hepimizi hizaya soktuğu şu çağda, Ali Ekber Çiçek’in ‘nefes’i, bize işleri oluruna bırakmamayı öğütlemekte, şartlar ne olursa olsun her zaman başı dik durulabileceğini anlatmakta: “Dünya için gül benzini soldurma…”
Bizi, “Bir ev, bir araba” formülüne sıkıştırmış ama bunları elde etmek bir yana, bu ‘hayal’ ile yaşatarak açlık sınırına getirip bırakmış bir ‘dünya’ ya da ‘düzen’in çoktan unutturduğu, sildiği bir ‘bakış açısı’ egemen “Bir Nefes”in anlattıklarında. “Bir dalda uzamış sarmaşıklar” gibiyken, “kalbine kara”ları doldurmuş günümüz insanının, (bilerek ya da bilmeyerek) aradığı ‘çıkış’ yolunu bulabileceği bir albüm “Bir Nefes”. Ali Ekber Çiçek’in anlattıklarında, formüllere, sloganlara, popülist tesbitlere hiçbir zaman yer olmadı, bu sefer de öyle. Her şey, bizzat hayatın içinden süzülüp aktarılmış bize. Olabilecek en ‘saf’ haliyle hem de.

HÜSN-Ü KLARNET
Laço Tayfa’nın ‘baş sayfa’sında yer alan Hüsnü Şenlendirici’nin “Hüsn-ü Klarnet” adlı albümü, Ali Ekber Çiçek’in yıllara yayılmış müzik kavgasının boşuna verilmemiş olduğunu gösteriyor. Şenlendirici, elinden her türlü imkanı-donanımı alınarak dev ‘market’lerin içine hapsedilmiş genç kuşağın hala ‘farklı bir ses-aykırı bir nefes’ verebileceğini anlatmaya çalışıyor bize.
Başta (bu ülkenin en iyi ve en dürüst müzisyenlerinden olan) Orhan Şallıel olmak üzere, epeyce sağlam bir müzisyen kadrosunun desteği ile yapılmış “Hüsn – ü Klarnet”, hiç şüphesiz, Şenlendirici’nin Laço Tayfa’yla yaptıklarından epeyce farklı. Bir tür “klarnet el kitabı” olarak da görülebilecek-dinlenebilecek bu albüm, son derece parlak ve keyifli bir repertuvara sahip. Şenlendirici ‘el kitabı’nı, Şükrü Tunar’dan Neşet Ertaş’a, Fikret Kızılok’tan Sezen Aksu’ya, hatta Zülfü Livaneli’ye kadar, hiçbir şekilde, bir araya gelmeyecek isimlerin şarkılarını yorumlayarak yazmış. Abüme dahil edilmiş şarkıların tek ortak noktası Şenlendirici’nin bizzat kendisi, ya da klarneti. Bu çoğu çok iyi bilinen şarkıların Şenlendirici usulü yeni yorumları da, (tıpkı Ali Ekber Çiçek’in türküleri gibi) her türden derde ilaç olabilir; gündelik hayata farklı bir renk verebilir, sonrası için de, yolun ‘açık’ olduğunu gösterebilir… Bazı müzisyenler öyledir işte. ‘Bugün’e bakmaz; ya da bakar ama işin ‘yarın’ı da onu çok fazla ilgilendirir. “Boşver” demez, “bana ne” demez, yorulmak nedir bilmeden çalışır, didinir. Ali Ekber Çiçek’in çabaları, Hüsnü Şenlendirici gibi çok sağlam genç müzisyenler ortaya çıkmasına yaradı. Şenlendirici’nin yaptıkları da, daha şimdiden bize ‘yarın’ın o kadar da sıkıntılı olmayacağını göstermekte. Elbette, biz dinleyicilerin de destek vermesi şartıyla. Başımızı internet’e gömmekten vazgeçmeli, binbir zorlukla yaratılmış-üretilmiş şarkıları, bilgisayarımızın başında ‘talan’ etmemeliyiz. Kabloların-modemlerin-kartların üzerinden yükler ya da indirirken, bizzat kendi geleceğinizi yerle bir ettiğinizi unutmayın!


BULURSANIZ KAÇIRMAYIN
(Başta “Bir Nefes” ve “Yolumuz Gurbete Düştü” olmak üzere) Ali Ekber Çiçek’in elinin dokunduğu her şey
(Başta De – Ka’nın “Arşiv Serisi” olmak üzere) Aşık Mahzuni Şerif’in her şeyi
(Başta, ‘türkü’lerin şu çağda nasıl yorumlanması gerektiğini gösteren “Güzelleme” serisi olmak üzere) Ayşegül’ün her albümü – her şarkısı
Zerrin Özer ve Erdal Kızılçay’ın birlikte yaptıkları “Ve Böyle Bir Şey”
Melih Duygulu’nun danışmanlığında hazırlanmış bütün albümler
(Başta Özmüziksan ve Kalan’ın yayınladıkları olmak üzere) bütün Aşık Veysel albümleri
(Bulunması zor olsa da) Muzaffer Akgün ve Can Etili’nin plakları – albümleri
Hüsnü Şenlendirici’nin yalnız ya da başkalarıyla her yaptığı

SAKIN YAKLAŞMAYIN
“Turkish Folk Music” damgalı ama aslında ne oldukları belirsiz albümler
Hiç araştırılmadan, akla gelen ilk beş – on türkü ile yapılmış albümler
‘Prestij’ armalı (sözde ‘türkü’ ama aslında ‘ağdalı arabesk’) albümlerin hepsi
Turistlerin satın ala ala bitiremediği (ve ‘müzik’ kategorisinden çok ‘hediyelik eşya’ kategorisine dahil etmenin daha doğru olacağı) “Enstrumental Turkish Folk Music” alt başlıklı albümlerin büyük bir kısmı

KEŞKE OLSA
Ali Ekber Çiçek ve Ayşegül’ün birlikte yapacağı herhangi bir şey
Nezahat Bayram ve Can Etili’nin, Melih Duygulu önderliğinde hazırlanmış ‘best of’ları
Doublemoon öncülüğünde bir Hüsnü Şenlendirici-Orhan Şallıel-Kibariye albümü

KEŞKE OLMASA
Daha fazla hediyelik eşya, daha fazla ıvır – zıvır, daha fazla ‘Enstrumental Turkish Folk Music” albümü

 

NAİM DİLMENER

 

naimdilmener@gmail.com



Diğer Yazılar