Norma ve Arthur Lewis çiftinin hayatı bir gün kapılarına bırakılan tahta kutu içindeki hediye ile tamamen değişir. Kutu, hayatlarında geri dönüşü olmayan olaylara sebep olacaktır. Gizemli bir yabancı eğer kutunun üstündeki düğmeye basarlarsa bir milyon doların sahibi olacakları yazılı bir not iletir. Fakat düğmeye basmaları aynı zamanda hiç tanımadıkları bir insanın ölmesine sebep olacaktır.
Diyarbakır - Batman yolunda, karanlık bir Mayıs gecesinde, on yaşındaki Gülistan’ın ve kardeşi Fırat’ın hayatı acı bir şekilde değişir. Gazeteci olarak çalışan babaları ve anneleri çocukların gözleri önünde öldürülürler. Geriye sadece altı aylık kız kardeşleri Dilovan kalır. Kısa bir süre sonra teyzeleri de kaybolunca, Gülistan ve Fırat, kendi başlarına kalırlar, Diyarbakır’ın sokaklarında yaşamaya başlarlar.
Evli ama çapkın bir adam, zengin kocası tarafından aldatılan mutsuz bir kadın. İkisinin yolları bir gece aynı otelde kesişir, yatağa zor atarlar. Sabah uyandıklarında kadındaki öfke yerini şaşkınlığa bırakmış, adam ise evine ve karısına dönmek için hazırlanmaktadır. Fakat her ikisini de büyük bir sürpriz beklemektedir. Adamın karısı ve kadının kocası aynı otelde burunlarının dibinde kalmaktadırlar.
Bir tanrı olarak doğmuş, ancak insan gibi yetiştirilmiş olan Perseus, ailesini kinci tanrı Hades’e karşı koruma konusunda çaresizdir. Kaybedecek hiçbirşeyi kalmayan Perseus, Zeus’un güçlerini ele geçirebilecek ve dünyaya cehennemi yaşatabilecek Hades’e karşı, çok tehlikeli bir görevi yönetmeye gönüllü olur. Korkunç canavarlarla olan savaşı kazanmanın tek yolu kendi kaderini çizmektir.
İnsanların düş gücünü etkileme yeteneğine sahip olan Dr. Parnassus karanlık bir sır ile lânetlenmiştir. Parnassus, şeytan Bay Nick ile bir iddiaya girer ve ölümsüzlüğü kazanır. Yüzyıllar sonra, tek gerçek aşkıyla karşılaşınca Dr. Parnassus şeytanla bir başka anlaşma yapar, kızının 16 yaşına ulaştığı gün Bay Nick’in mülkiyetine geçmesi şartıyla, ölümsüz gençliğe ulaşır.
Astronot Sam, Ay’a gönderilir. Uydu bağlantısının kopmasıyla iletişimi kaybeden Sam’i zor zamanlar beklemektedir ama sonunda üsten ayrılabilecektir. Sam halüsinasyonlar görmeye, hafızasını yitirmeye ve oraya nasıl geldiğini dahi unutmaya başlar. Sam o andan itibaren etrafında neler olup bittiğini anlamak için savaşmaya başlayacaktır.
Yaz tatilinde sadece aşkın peşinde olanlar, tatile gidemeyip evde sivrisineklerle savaşanlar, sadece günübirlikçi olarak denizle buluşanlar, yazı mezuniyet balosu ile karşılamak için önce mahalleliyle uğraşanlar, yaz tatilinin en güzel hediyesi bisikletin değerini bilemeyenler, tatile uçakla gidenlerle tatili bitip okula dönerken halâ ayakları yerden kesilenler, hepimizin, hepinizin yaz hikâyeleri bu filmde.
“Serseri Mayınlar”, makarna üreticisi bir İtalyan ailesinin geleneksel ve ahlâki kalıpların dışına çıkan çocuklarının, ne yöne gideceği kestirilemeyen öykülerini anlatıyor. İki arkadaşının başına gelen gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı filmde Ferzan Özpetek, bu öykülerin iç-içe geçirdiği büyülü bir zamanın içine çektiği izleyiciyi, oyuncularının yarattığı duygu denizindeki gelgitlerle baş başa bırakıyor.
Zamanda ileriye doğru sıçrayan Dadı McPhee, aile çiftliğini tek başına çekip çevirmeye çabalayan Bayan Green’in kapısında belirir. Bayan Green’in çocukları, eve yerleşen küstah iki kuzene karşı mücadele vermektedirler. Uçan motosikletlerle heykellerin, ağaçlara tırmanabilen bir domuz yavrusunun ve yavru bir filin yardımıyla harekete geçen Dadı McPhee, küçük yaramazlara yepyeni beş ders öğretmek için büyülü güçlerini kullanacaktır.
İlişkisinde evlilik teklifi almadan dördüncü yılını dolduran Anna, bu işi çözmeye kararlıdır. Kadınların erkeklere 29 Şubat tarihinde evlilik teklifi yapmasına izin veren eski bir İrlanda geleneğini keşfeden Anna, Boston’dan Dublin’e giden erkek arkadaşı Jeremy’nin izini sürmeye karar verir. 29 Şubat’ta evlilik teklifi yapması fikrini ise serseri ruhlu ama iyi niyetli babası Jack gündeme getirmiştir.
Film ilk çocuklarını bekleyen genç çift Burt ve Verona’nın yerleşip, kuracakları ailenin köklerini salabilecekleri ve çocuklarını büyütebilecekleri en ideal yeri aramak için Amerika’yı dolaşmalarını anlatıyor. Çiftin yol boyunca yaşadıkları aksilikler ve aradıkları ‘ev’i bulmaları için onlara yardım etmeye çalışan enteresan akrabalar ve eski arkadaşlar da serüvenlerine renk katıyor.
Antik kültürleri, imparatorlukları, mitolojileri ve yaşanmış görkemiyle Anadolu’nun 10 bin yılı aşan bir geçmişten kalma egzotik mekânları ve insanları arasında yaşanan bir müzikal yolculuk. Anadolu halkının kendi mekânında ve provasız kaydedilen otantik performansları, 20 benzersiz şarkı halinde yeniden düzenlenirken bazıları orijinal halinde bırakıldı.
Güçlü bir haber peşindeki Wilton’un yeni tanıştığı Cassady’ye göre, Yeni Dünya Ordusu’nun farklı savaş yöntemleri vardır. Savaşçı Rahipler adlı birlik düşmanın zihnini okuma, duvardan geçme gibi yeteneklere sahip özel kişilerden oluşmuştur. Cassady’nin görevi ortadan kaybolan program yaratıcısı Django’yu bulmaktır. Wilton da Cassady’nin peşine takılır.
John Tyree, orduya yazılır ve evden ayrılır. Gitmeden önce, hayır kurumlarında çalışan üniversite öğrencisi Savannah ile tanışır. Tesadüfler onları hep karşı karşıya getirir. Aralarındaki ilişki kıskançlık nedeniyle bozulur gibi olsa da, John genç kızın kalbini kazanmayı başarır. Ancak 11 Eylül’den sonra John orduya çağrılmıştır. Aralarındaki ilişki artık mektuplarla ilerleyecektir.
İlkokul 5. sınıfta okuyan bir grup çocuğa, Atatürk’ü daha iyi anlamaları için ödev verilir. Onlar için öğretici olan bu yolculukta önderleri tarihçi “Dede”dir. Çocuklara Mustafa Kemal’in çocukluğunu, okul hayatını, askerlik kariyerini anlatır. Onları Kurtuluş Savaşı’nın en önemli cephelerine götürür, Türk halkının eşsiz kahramanlarıyla tanıştırır.
Büşra üniversiteden mezun olmuş, muhafazakâr ve varlıklı bir ailenin türbanlı kızı, Yaman liberal bir gazeteci, Ferit ise Büşra’nın ailesinin sıcak baktığı bir damat adayıdır. Alara, Yaman ile ilişkisini kaybetmemek için her şeyi yapabilecek bir genç kadındır. Tüm farklılıklara rağmen, Büşra ile Yaman arasında özlerinde yer alan benzerliklere göre değer kazanan, naif bir aşk alevlenir.
Uzunca saçları ve yüzüğüyle Fikret, Boğaz Köprüsü’nde gizlice gül satarak hayatını kazanır. Umut, Taksim-Bostancı hattında işleyen bir dolmuşta şoför olarak çalışmaktadır. Kayseri’den Boğaz Köprüsü’ne trafik polisi olarak atanmış olan Murat ise kendini yalnız hisseder. Şehrin varoşlarında yaşayan, Fikret, Umut ve Murat’ın hayalleri, birbirlerinden habersiz, her gün milyonlarca İstanbullu'yla kesişir.
Film, iki varoş delikanlısı Selim ve Çaça’nın şehrin kanunsuzları arasından sıyrılarak yaptıkları sınıf atlama mücadelesini anlatıyor. Filmde Çeliktepe, Gültepe, Seyrantepe halkı da oynuyor.
Bir zamanların country müzik starı Bad, 57 yaşında alkolik bir şarkıcıdır. Küçük kasaba barlarında gitar eşliğinde şarkı söyleyerek geçinmektedir. Bir çok kadınla ilişkisi olmuştur, ancak şimdi yalnızdır. Günlerden bir gün hayatına Jean girer. İyi bir haber peşindeki genç gazeteci boşanmıştır ve 4 yaşındaki oğlunu kendi başına büyütmektedir. Birlikte oldukça Jean, Bad’in içindeki insanı görmeye başlar.
Esma ile Mustafa birbirini sevmiştir, fakat bu aşkın bir engeli bulunmaktadır: Mustafa gizli Hıristiyan’dır. Esma dahil herkes onu Müslüman sanmaktadır. Öbür yandan Osmanlı, yaptığı yasal düzenlemelerle Hıristiyan tebaayı Müslümanlarla eşit duruma getirmiştir. Kilise, gizli Hıristiyanların dinlerini açıklamasını istemektedir. Mustafa kilise ile aşkı arasında kalmıştır.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Çekimleri sırasında sette Alex Baldwin'in silahından çıkan kurşunla görüntü yönetmeni Halyna Hutchins’in öldüğü Rusk filminden ilk fragman yayınlandı. Alec Baldwin’in başrolünde yer aldığı western filmi, 2 Mayıs’ta ABD sinemalarında ve dijital platformlarda yayınlanacak.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Merakla beklenen filmlerden biri de Mel Gibson'ın 2004'te yönettiği Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi'nin (Passion of the Christ) devamı. The Resurrection of Christ adı verilecek filmi yine Mel Gibson yönetecek ve setini Ağustos ayında Roma'daki Cinecittà stüdyolarında kuracak. Devam filmi Roma'nın yanı sıra ilk filmde de yer alan Matera, Ginosa, Gravina, Laterza ve Altamura gibi yerlerde de çekilecek. Cesur Yürek'te iş birliği yaptığı Randayy Wallace ile birlikte senaryoyu yazan Mel Gibson birkaç hafta önce basına verdiği söyleşide filmi Hz. İsa'nın dirilişine 'psikedelik bir yolculuk' olarak tanımladı.
1981kışı; New York'a yerleşen Anna-Abel Morales çifti karşılarına çıkan fırsatları değerlendirip bir yandan işlerini büyütürken, diğer yandan şehrin yolsuzluk, şiddet ve suç sarmalında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Petrol sektöründe çalışan Abel, piyasanın şartlarının ve rakiplerinin acımasızlığını keşfeder. Sonrasında mücadele edebilmek için tek yolun en az onlar kadar vahşi olmaktan geçtiğini fark eder.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: