Altmışlar’ın başında İstanbul'un nezih eğlence mekanlarından Çatı’da (Şişli Site Sineması üzerinde) arkadaşlarıyla müzik yapan İlham Gencer, o günlerde rağbet gören Latin orkestralarına öykünüp orkestrasına Los Çatikos adını koymuştu. İlham Gencer’in belirlediği programa göre orkestra önünde iki genç şarkıcı sırayla sahne almaktaydı. Emel Sayın caz parçaları seslendirirken, Ajda Pekkan çoğunlukla İtalyanca şarkılar söylüyordu. Orkestrada Şefik Uyguner, Sabahattin Tosun, Mehmet Tosun, Orhan Avşar da çalmıştı.
Deneysel müzik tarihimizin en önemli gruplarından olacak Nekropsi (İlk günlerde İngilizce yazılışı Necropsy’i kullanmışlardı), 1989’da İstanbul Nişantaşı Anadolu Lisesi’nde Cem Ömeroğlu (gitar, vokal), Cevdet Erek (davul, vurmalılar), Eren ile Umut tarafından ‘trash-speed’ yapmak üzere kurulmuştu. Konserlerle, canlı performanslarla sahnesiyle tekniğini geliştiren, dört parçalık ‘Speed Lessons Part 1’ (1992) demosunu çıkaran gruptan basçı ile gitarist gitmiş, geriye Cevdet ile Cem kalmıştı.
8 Aralık 1930 doğumlu Muvaffak Falay, Ankara Müzik Konservatuarı’nda trompet ve piyano eğitimi gördükten sonra orkestralarda çalmıştı. 1960’da İsveç’e yerleşti ve caz yapmaya başladı. Bir ara Okay Temiz’le kurduğu Sevda grubuyla etnik cazı deneyen Falay, ardından 70’li yıllarda oluşturduğu Maffy Falay Grubu’nda İsveçli ve Türk elemanlarla ‘beşli’, ‘altılı’ olarak çalışmalarını sürdürdü.
1981’de birlikte müzik yapmaya başlayan bir grup Adanalı genç, 1988’de Merdiven adını alarak lokallerde ve üniversite konserlerinde sahneye çıktı. 1989’da İstanbul’daki Altın Çınar Müzik Yarışması’nda Oluşum bestesiyle birinci olan Merdiven, ilk albümü Çiçeği Burnunda’yı 1991’de yayınladı. Yerli popun hareketlendiği günlerde pazara giren Merdiven’in şarkıları beğenilmişti. Ancak, ülke çapında tanınmaları gecikecekti. Çok yerde konserlere çıkmalarına karşın ‘medyatik’ olmadıklarından basının dikkatini çekememişlerdi…
Şebnem Aksu (1955) ile Birnur Bilginoğlu (1956) adlı iki genç şarkıcı, plak çıkartabilmek amacıyla şirketlere başvurmuştu. O sırada bir üçlü kurmak isteyen yapımcı Şanar Yurdatapan, iki gencin yanına Sibel Egemen’i getirmeyi planlamıştı. Bu üçlü bir süre ŞAT Yapım tarafından eğitilmiş ve o dönem Gönül Yazar ile Gökben’e plak kayıtlarında vokal yapmıştı. Ancak, Sibel Egemen’in Ankara’da öğrenci olması üçlünün çalışmalarını etkilemiş, yerine Bilgen Bengü (1959) alınarak gruba son şekli verilmişti.
İstanbul Moda’da Fuat Güner’le Mazhar Alanson, yanlarına Ender Arol (davul), Semih Oksay (bas gitar), Cenap Kıyıkoğlu’nu (gitar) alarak grubu kurmuştu. Kaygısızlar’ın ilk günlerinde Fuat 17’sinde, Mazhar 15’ndeydi.Kalamış’ta Sahil Sineması’nda film gösterimlerinden önce şovlara çıkmaya başlayan Kaygısızlar, devamında Küçük Moda Gazinosu’nda ve Kadri Ünalan Orkestrası’nın ön grubu olarak Moda Deniz Kulübü’nde çalmıştı.
1978’de Cahit Kukul (gitar, vokal), Aydın Buyar Şencan (bas gitar), Sedat Avcı (davul), Özkan Turgay (synthesizer, piyano, hammond org) aralarına Şükrü Yüksel’i de (vokal, gitar, syntheiser) alarak Hardal grubunu kurdu. İngilizce sert anlamına gelen ‘hard’ dan yola çıkıp ismi bulmuşlardı. Provalara başlandı, birikmiş besteler elden geçirildi ve Nasıl Ne Zaman (Nisan 1981) adlı uzunçalar yayınlandı. Arabeskin pazarı ele geçirdiği dönemde bin adet basılan bu Türkçe soft-progressive rock albüm ‘Batı normlarında Türkçe rock’ etiketi taşıyordu. Özkan Turgay başka işlerde çalıştığı için adı ilk günlerde Hardal bünyesinde yer almıyordu.
Kıbrıs Türk Folk müziğinin en tanınmış grubu Sıla 4’ün öyküsü 1962’de başlıyor. Mahalle arkadaşları Yılmaz Kafaoğlu, Fehrazat Gürsoy, Bedik Arakelyan ile Cirayir Petrosyan bir araya gelip The Lightnings grubunu kurmuştu. The Lightnings, Kıbrıs Türkleri arasında Batılı müzik yapan ilk gruptu. 1963 Kıbrıs olaylarında grubun çalışmaları sona erdi ama, Kalfaoğlu ile Gürsoy bu kez mücahitler bünyesinde Ersin Örek ve Süleyman İbrahim’le bir araya gelip ‘Bayrak Kuartet’i kurdu.
Türkiye’ye caz 1920’lerde Avrupa’dan gelmişti. Klasik müzik ve keman eğitimi almış Leon Avigdor, arkadaş tavsiyesi üzerine Paris’te dinlediği cazdan etkilenip yurda döner dönmez alto saksafon öğrenmeye başlamış, Kolya Yakovlev adlı Beyaz Rus piyanist, bir davulcu ve banjo çalan bir iş adamıyla İstanbul’un ilk caz topluluğu ‘Ronalds Dörtlüsü’nü kurmuştu.
1965’de Ankara’da kurulan ve pop müzik yapmaya başlayan Yabancılar grubunun üyeleri öğrenciydi. Uzun süre Ankara otellerinde çaldıktan sonra 1967’de Altın Mikrofon Yarışması’na katılan ve finale kalan ekipte şu elemanlar yer alıyordu: Tansu Erkut (davul), Suha Aktar (bas gitar), Nusret Orçan (solo gitar), Aykut Ersan (ritm gitar), Oktay Ulukök (vokal), Murat Akaltan (org).
Galip Boransü (tuşlular), Cengiz Teoman (davul) ile Özkan Uğur (bas gitar) tarafından 1977’de kuruldu. 1978 Eurovision Türkiye elemelerinde, bestesi Galip Boransü, sözleri Dilek Ertek, düzenlemesi Onno Tunç’a ait 'İmkansız' şarkısıyla finale kalmışlar ve dördüncü olmuşlardı. Yıllarca topluluklarda çalgıcı olarak bulunmuş elemanlar, ilk kez sesleriyle öne çıkabilmişti. İmkansız, B yüzüne Mutlu mu Gülenler (söz-müzik: Galip Boransü) koyularak 45’lik yapılmış, grup yarışma sonrası dağılmıştı.
Aralık 1958’de Ankara TED Koleji’nde öğrenim gören birkaç arkadaş, vokal müziğine uygun şarkılar seslendirmeye başlamıştı. Kendilerini dinleyen Yener Arıkoğlu birlikte çalışmayı teklif etmiş ve Arıkoğlu topluluğun şefi seçilmişti. Ankara Koleji 11. sınıfların düzenlediği eğlenceye davet edilmişler ve o konserde hepsi süveter giyince adları da The Sweaters veya Süveterliler olmuştu.
O dönem çok popüler Mavi Işıklar’a rakip olarak 1966’da İstanbul’da kuruldu. Önceleri adları Blue Boys’du. Ancak, Türkiye’de yabancı isimle müzik yapmanın anlamsız olduğuna karar verip ‘blue boys’un Türkçesi ‘Mavi Çocuklar’ı isim almışlardı. İlk kadro vokal Marten Yorgun ile Dinçer Erdoğan’ın çabasıyla bir araya gelmiş, grup yoğun çalışıp İstanbul’un iddialı lokallerinde program yapacak düzeye ulaşmıştı.
Gezginci tiyatroda babasının yanında küçük yaşta davul çalmaya başlayan Vasfi Uçaroğlu 1942’de İzmir Şehir Orkestrası’nda klarnet öğrenmişti. Geçirdiği rahatsızlık sonucu doktorlar nefesli sazları yasaklayınca, Ege Caz Orkestrası’na davulcu olarak profesyonelliğe adım atmıştı. Celal İnce ile yedi yıl çalışmış ve sırasıyla İsmet Sıral, Nejat Cendeli, İlham Gencer orkestralarında baget salladıktan sonra dörtlüsü ‘Orkestra Hisar’ı kurmuştu.
Durul Gence 5’ten ayrılan Attila Özdemiroğlu ile Selçuk Başar orkestra kurabilmek için kaliteli eleman aramaya başlamış, gazetelere ilan vermişti. İstanbul müzik piyasası, kurulma aşamasındaki böyle bir orkestranın haberiyle çalkalanıp duruyordu. Sonucunda 22 Kasım 1970’de dev kadro bir araya geldi ve Büyük Orkestra diye kurulan topluluk, kısa süre sonra İstanbul Gelişim adıyla yola koyuldu.
Cem Karaca, üç plak yaptığı Moğollar’la yollarının ayrılmasından sonra grup arayışına girmişti. O dönem Ünol Büyükgönenç de Kardaşlar’la çalışmayı bırakmıştı. Karaca, eski arkadaşıyla yeniden grup kurmaya niyetlenmişti. Geçmişte Kardaşlar’la Karaca birlikteliğinde fikir ayrılıkları yaşandığından Büyükgönenç iş birliğine sıcak bakmamaktaydı ama, Karaca grubun müzikal arayışlarına müdahalede bulunmayacağını garanti edince bir araya gelinmişti.
Milliyet Liseler Arası Müzik Yarışması’ndan hep iyi dereceler çıkaran Alman Lisesi’nin öğrencilerinden Halit Kakınç ile Muhtar Turan, bu başarıyı profesyonel müzikte de gösterebilmek amacıyla grup kurmaya karar vermişti. Yıl 1970’di; Kakınç (banço) ile Turan’a (12 telli gitar) gitarda Atilla Hünal ile tarihi Orta Asya çalgılarını çalabilen Oruç Güvenç katılmıştı. Öze dönüşü simgeleyecek Dönüşüm adını seçen grubun hedefi, Modern Folk Üçlüsü çizgisinde müzik yapmaktı. Ney, tar, rebab gibi Türk çalgılarıyla Anadolu kokan işler yaratacaktı.
İstanbul’un köklü okullarından Alman Lisesi, Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’nın üçüncü yılında, 1969’da Christophe Sommer (vokal, gitar), Jeffy Medina (org), Tevfik Sonder (bas gitar), Ömer Sipahi (keman), Raffi Gelibolulu (viyolonsel), Muhtar Turan (keman), Mehmet Ali Babaoğlu’dan (davul) oluşan kadroyla beste ve icra dallarında iki birincilik kazanmıştı. Yarışma şartnamesi gereği çıkardıkları 45’likte My Year Is A Day ile The Story About The Girl Counting Stars (Sommer bestesi) parçalarına yer vermişlerdi.
Gençlere hafif batı müziğini sevdirmek, beste yazmaya teşvik etmek için hayata geçirilen Milliyet Liseler Arası Hafif Batı Müziği Yarışması’nın ikinci yılı finalinde sekiz liseyi geride bırakıp birinciliği Ankara Fen Lisesi almıştı. Spor Sergi Sarayı’nı hınca hınç dolduran müzikseverlerin önünde yarışmayı kazanan Ankara Fen Lisesi’nin kadrosunda Zennur Anbarcıoğlu (vokal), Ramiz Arbak (vokal), Sadi Atay (bas gitar), Emrah Orhun (gitar), Selim Atakan (gitar, org), Bican Tuğberk (davul) vardı. Biyoloji öğretmeni Mustafa Ökten’in ön ayak olmasıyla yarışmaya hazırlanmışlardı.
Milliyet Gazetesi’nin gençlere hafif müziği sevdirmek, beste yazmaya teşvik etmek ve derece alanların plaklarını basarak onları tanıtmak amacıyla 1967’de düzenlemeye başladığı Milliyet Liseler Arası Hafif Müzik Yarışması’nın sıra dışı topluklarından biri de Kadıköy Ticaret Lisesi’ydi.
Müzik listelerinde Mabelmatiz ‘Umrumdışı'yla ile birinci, Sibel Can ile Eypio 'Kıyamam'la ikinci, Oğuzhan Koç 'Bunun Adı Aşksa' ile i üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Prince'in ölümünden sonra yayınlanacak yeni bir albüm daha geliyor. 1977'den 2016'ya kadar uzanan, neredeyse kırk yıllık kariyerini kapsayan, daha önce yayınlanmamış on kayıttan oluşan "Timeless" albümü piyasaya sürüldü. Prince Estate tarafından Legacy Recordings ve Sony Music iş birliğiyle yayınlanacak albüm, sanatçının ünlü arşivinden materyalleri bir araya getiriyor ve Minneapolis'teki ilk kayıtlarından son canlı performanslarından birine kadar yaratıcı evriminin tüm sürecini anlatan ilk proje olma özelliğini taşıyor .
Simple Minds ikilisi, yeni albümleri “Sacrosanct”ı 29 Ocak 2027'de BMG etiketiyle yayınlamaya hazırlanıyor. Bu, Jim Kerr ile Charlie Burchill'in 2022'deki “ Direction of the Heart ” albümünden bu yana çıkardığı ilk yeni çalışma olacak. Kuzey Amerika turnesi üzerine inşa edilen Sacrosanct'la, Simple Minds art-rock ve new wave köklerine geri dönüyor.Sekiz parçalık yeni albüm, “ Walk Between Worlds ” ile başlayan ve “Direction of the Heart” ile devam eden üçlemeyi ideal bir şekilde tamamlıyor.
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze'nin, 2022 yılında Kurukafa Müzik etiketiyle yayınladığı ikinci solo albümü 'Aşık Mahzuni Şerif' Türküleri'ni şimdi de plak formatıyla müzikseverlere sundu. Aşık Mahzuni Şerif'in 10 bestesinin Kaan Tangöze tarafından akustik yorumlandığı albümde 'Çeşmi Siyahım', 'Boşu Boşuna' ve 'Haşlayın Beni' gibi besteler de bulunuyor.
1970’lere bir adım kala pop pazarına düşmüş müthiş bir parça Brüksel çıkışlı Belçikalı grup Wallace Collection’ın Daydream’i. Grup üyeleri Sylvain Vanholme (gitar, vokal) ile Raymond Vincent (keman) tarafından bestelenmiş Daydream çok kısa sürede Avrupa çapında hit oluyor. Şarkı aslında senfonik pop/rock örneği ve yoğun biçimde yaylılarla flütleri içeriyor. Melodisi açık açık Çaykovski’nin Kuğu Gölü yapıtının ikinci perde finalinden alınma.
Yerli müzikte Hadise 'Ara Beni' ile birinci, Manifest-Ajda Pekkan 'Hileli' ikinci, Blok 3 'Sebebi Var' ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Kanun sanatçısı Hakan Güngör’ün sunumuyla bugün 22.00'de TRT Müzik'te ekrana gelen Müziğin Kanunu programına, pop müzik türündeki şarkılara getirdikleri özgün yorumlarıyla tanınan sürpriz sanatçılar konuk oluyor.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
House of Rock sitesi, izleyicileri arasında anket düzenleyerek bütün zamanların en iyi rock gruplarını sıraladı. Bazı okurlar, yarıştırmanın rock müziğin ruhuna aykırı oluğunu iddia ederek oylamaya katılmadı:
27 Kasım 1980’de Halil Bal (gitar), Gökhan Pekkaya (bas gitar), Selami Sevinç (davul) tarafından İstanbul’da heavy metal grubu olarak kuruldu. Bir yıl sonra Nejat Tekdal (tuşlular, Ercan Birol (gitar) ile Gürdal Polat (vokal) katıldı. Grubun verdiği ilk konser 31 Mayıs 1981’de Beyoğlu Fitaş sinemasında gerçekleşti ve bu adım bir avuç yerli rock dinleyicisinde büyük heyecan yarattı.