Alan Ball, bir kez daha orta sınıf Amerikan ahlâk değerleri ile oynayarak, kimileri için kabûl edilemez, kimileri içinse kusursuz olarak nitelendirilecek bir filme imza atıyor. Ortadoğu kökenli, ancak müslüman olmayan bir baba ve kızının Amerika’nın banliyölerinden birisinde var olma çabasını anlatan Tabu (Towelhead), cinsel uyanış, ırkçılık ve iki yüzlü ahlâk değerleri üzerine yapılmış, keyifli bir zihin jimnastiği.
Filmde arkadaşlarının düğününden iki gün önce bekârlığa veda partisi vermek için Las Vegas’a giden dört arkadaş, parti gecesinin sabahında odalarında bir kaplan, tavuklar ve dolapta ağlayan altı aylık bir bebek ile uyanırlar. Ancak damat ortada yoktur. Bir gece öncesine dair hiçbirşey hatırlamayan üç arkadaşın damadı bularak Los Angeles’a düğününe yetiştirmeleri gerekmektedir.
Juliette ve kendisini reddeden ailesinin 15 yıl boyunca hiçbir bağı olmamıştır. Hayat onları ayırmış olsa da kardeşi Lea, ona kocası Luc, babası ve kızları ile yaşadıkları evin kapılarını açar. Hepimizin sahip olduğu sırlar, içinde bulunduğumuz hapsolma halleri ve paylaşılan yalnızlığa dair bir film.
Cezayir’de yaşanan savaş sırasında Fransız ordusunda bir bölüğün komutanı öldürülünce Teğmen Terrien, bölüğün başına getirilir. Bölükte hayattan ümidini kesmiş Çavuş Dougnac ile tanışır. Savaş ortamının zorlukları iki askerin kişiliklerini sınayacaktır. İsimsiz bir savaşta kaybolmuş iki asker, aslında en büyük düşmanın kendileri olduklarını fark edeceklerdir.
Pim’in Kore’de sürekli işi ve iyi arkadaşları vardır, evlilikleri normal gitmektedir. Bu durum Tayland’tan bir telefon gelmesine kadar sürer. Gelen haberde Pim’in annesinin hastalığına bir türlü teşhis konulamadığı ve çok hasta olduğu, dönmeleri gerektiği söylenir. Pim, Tayland’a vardığında geçmişte yaşadığı acı olayları hatırlar.
Kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar.
Val iyi eğitimli genç bir kadındır. Ancak hayatını oldukça zorlaştıran bir bağımlılığı vardır. Seks bağımlısı olan bu genç kadın farklı insanlarla ilişkiye girer. En samimi itiraflarını kişisel günlüğünde saklar. Kiminle ve ne zaman isterse birlikte olan bu genç kadın için seks bir yaşam biçimi haline gelmiştir.
Bir korku filminde sizi en çok korkutan şey nedir? Bir hayaletin beklenmedik biçimde aniden kaybolması mı? Ana karakter, hemen arkasındaki hayaleti farketmediğinde mi? Film boyunca izlediğiniz kişinin aslında hayalet olduğunu öğrenmek mi? Peki ya bir gün yalnız başınıza evinize döndüğünüzde, izlediğiniz korku filminin sizi kovalamasına ne dersiniz?
Sam Witwicky, Transformers’ın kökenleri konusunda yeni detaylar keşfeder. En büyük mücadele, Mısır’daki Giza piramitlerinde gerçekleşir. Çünkü aranan tapınak bu bölgededir. Filmde Transformers’ın piramitler öncesinde Mısır’ı ziyaret ettiği gösteriliyor; hiyeroglif yazılarının teknolojik araçları çağrıştırdığına değiniliyor.
Collingwood’daki göl evine giden Mari ile arkadaşı Paige, orada psikopat ruhlu hapishane kaçağı Krug ve ekibi tarafından kaçırılırlar. Mari’nin tek umudu, anne - babasına ulaşıp oraya gelmelerini sağlamaktır. Saldırganlar bir sığınak ararken Mari’nin hayatta kalabilmeyi başarabileceği tek yeri seçmişlerdir. İntikam almaya kararlı Mari’nin ailesi, saldırganların hayatını cehenneme çevirecektir.
1989 yılında lise son sınıf öğrencisi olan Mike, 20 yıl sonra, evliliği sallantıda, işte terfi edemezken mucizevi bir şekilde 17 yaşına geri döner. Mike’ın 17 yaşındaki görünümü, 30 küsur yaşındaki tavırları öğrenciler arasında hiç hoş karşılanmaz. Mike en iyi yıllarını yeniden yakalamaya çabalarken başına gelmiş en iyi şeyleri kaybetme riskiyle karşı karşıyadır.
New Orleans'da görevli dedektif Danny Fisher, soyguncu Miles Jackson'ı yakalamayı başarır. Ancak takip sırasında hırsızın kızardadaşı ölür. Miles Jackson, bir süre sonra hapisten firar eder ve Fisher'den intikam almak için zekice bir plan kurar. Plan 12 aşamalıdır.
Kitap editörü Margaret sınır dışı edilerek ülkesi Kanada’ya gönderilmesi gündeme gelince asistanı Andrew ile nişanlı olduğunu hükümet yetkililerine bildirir. Zoraki çift, damat adayının ailesiyle tanışmak için Alaska’nın yolunu tutmak zorunda da kalacaktır. Peşlerindeki göçmenlik bürosu yetkililerini başlarından savmak için bu plana sonuna kadar bağlı kalacaklarına yemin etmek zorunda kalırlar.
Peter, Zooey ile evlenmek üzeredir ancak nikâhında sağdıçlık yapacak erkek arkadaşı olmadığını fark eder. Bunun üzerine bir sürü erkekle dostluklar kurmaya çalışır. Sonunda Sydney ile arasında sağlam bir dostluk ortamı oluşur. Ancak iki erkeğin birbirine yakınlaşması hızlandıkça Peter’in Zooey ile ilişkisinde sorunlar başlar. Peter bir tercih yapmak zorundadır. Ya nişanlısını, ya da yeni bulduğu “kardeşini” seçecektir.
Bir restoranda işletmeci olan Sylvia gizemli bir kadındır. Maria ise Meksika’da babası ve en yakın arkadaşıyla mutlu mesut bir hayat sürmektedir. Ancak trajik bir kaza her şeyi değiştirir. Mariana ve Santiago, beklenmedik bir şekilde aşık olurlar. Terk edilmiş bir karavanda, Gina ve Nick arasında yaşanan yasak aşkın fırtınası, Sylvia ve diğer karakterlerin hayatlarını bambaşka bir şekle sokar.
Steelhead, Tokyo’ya giden kız arkadaşı Xiu Xiu’dan haber alamayınca onun peşinden yola koyulur. Tokyo’ya ulaştığında buradaki Çinli göçmenlerin çetelerin baskısı altında olduklarını görür. Kız arkadaşı Xiu Xiu ise Japon kimliği edinmiş ve Eguchi ile evlenmiştir. Eguchi, bir rakibini yenmesine yardım eden Steelhead’e güvenir ve gece kulüplerinin yönetimini verir. Fakat bu huzurlu yaşamı uzun sürmez.
Campbell ailesinin yeni taşındıkları evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür. Evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür. Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir.
FBI ajanı Clayton’un yürüttüğü uluslararası komploya ait soruşturmada ipuçları eski özel harekât subayı Horn’u işaret eder. Soruşturma timi, Horn’un yasadışı eylemlerini komployla ilişkilendirir fakat kanıtlar çelişkilidir. Hedefinin eski askeri mi, yoksa daha karmaşık şeyler mi olduğu konusunda tereddüde düşen Clayton, gerçeği gün ışığına çıkarmak için Horn’un izini sürmeye başlar.
Kuzey, geçirdiği sinir krizinin ardından kayak sporunu bırakıp hüzünlü bir inziva hayatı sürmeye başlayan Jomar’ı anlatan ve romantik doğa manzaraları içinde ilerleyen bir film. Beş yıl sonra Jomar kar motosikletine binip, eski kız arkadaşının ve o zamana dek varlığından bihaber olduğu oğlunun yanına, kuzeye doğru dramatik bir yolculuğa çıkar.
Lisa ve Julien’in mutlu bir evlilikleri vardır ve oğullarıyla birlikte sakin bir hayat yaşamaktadırlar. Fakat Lisa bir sabah cinayet iddiasıyla polis tarafından tutuklanır ve 20 yıl hapis cezasına mahkûm edilir. Karısının suçsuz olduğuna inanan ve onu bu durumdan kurtarmak için elinden gelen herşeyi yapmaya karar veren Julien çılgın bir plân hazırlar.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Çekimleri sırasında sette Alex Baldwin'in silahından çıkan kurşunla görüntü yönetmeni Halyna Hutchins’in öldüğü Rusk filminden ilk fragman yayınlandı. Alec Baldwin’in başrolünde yer aldığı western filmi, 2 Mayıs’ta ABD sinemalarında ve dijital platformlarda yayınlanacak.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Merakla beklenen filmlerden biri de Mel Gibson'ın 2004'te yönettiği Tutku: Hz. İsa’nın Çilesi'nin (Passion of the Christ) devamı. The Resurrection of Christ adı verilecek filmi yine Mel Gibson yönetecek ve setini Ağustos ayında Roma'daki Cinecittà stüdyolarında kuracak. Devam filmi Roma'nın yanı sıra ilk filmde de yer alan Matera, Ginosa, Gravina, Laterza ve Altamura gibi yerlerde de çekilecek. Cesur Yürek'te iş birliği yaptığı Randayy Wallace ile birlikte senaryoyu yazan Mel Gibson birkaç hafta önce basına verdiği söyleşide filmi Hz. İsa'nın dirilişine 'psikedelik bir yolculuk' olarak tanımladı.
1981kışı; New York'a yerleşen Anna-Abel Morales çifti karşılarına çıkan fırsatları değerlendirip bir yandan işlerini büyütürken, diğer yandan şehrin yolsuzluk, şiddet ve suç sarmalında ayakta kalmaya çalışmaktadır. Petrol sektöründe çalışan Abel, piyasanın şartlarının ve rakiplerinin acımasızlığını keşfeder. Sonrasında mücadele edebilmek için tek yolun en az onlar kadar vahşi olmaktan geçtiğini fark eder.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: