Mutlu bir evlilikleri olan Conor ve Eleanor, kendilerini birbirlerini anlamaya çalışan yabancılar olarak bulurlar. Him ve Her olarak iki bakış açısıyla çekilen film, Connor ve Eleanor’un daha önceden bildikleri hayatı ve aşkı yeniden keşfetmelerindeki süreci subjektif bir pencereden bizlere aktarıyor. Aşkın Halleri, yazar, yönetmen Ned Benson’ın aşkı empati ve gerçekle birleştirdiği son filmi.
Kötülüğü içinde barındıran Annabelle adlı oyuncak bebek, Connecticut’ta bir müzede kilit altında tutulmakta ve ayda iki kez rahip tarafından kutsanmaktadır. Annabelle filmi kötülüğün bu oyuncak bebekte ortaya çıkmasından öncesini anlatıyor. John Form hamile eşi Mia için sonunda mükemmel hediyeyi bulmuştur: Çok güzel, el yapımı, bembeyaz bir gelinlik giymiş, oyuncak bir bebek. Ancak, Mia’nın Annabelle için duyduğu sevinç fazla uzun sürmeyecektir.
Sabit Kanca’nın ev sahibi Rıfat Amca, TV.de gördüğü Rencide ile evlenmek ister. Ancak ilk buluşmalarında Rencide, Rıfat Amca’yı beğenmez. Aralarını yapmak da Kanca’ya kalır, birikmiş kira borçlarından ötürü buna mecburdur. Kanca bunun için çabalarken bir de başına Rencide’nin kızı Zeliş’in eski sevgilisi Turabi çıkar. Turabi, Zeliş’le evlenmek için Rencide’yi kaçırır ve olaylar sarpa sarar. Çözmek de tabii ki Sabit Kanca’nın görevidir.
Orta yaşlı Ekrem, Alzheimer hastası annesine bakmak zorundadır. Annesinin bakımın için tüm hayallerini bir kenara bırakmıştır. Yaşadıkları bu küçük eski evde geçen her gün birbirinin aynıdır. Nergis her yere işer, yemeği çöpe atar. Ekrem de annesiyle bu pis kokan eski eve hapsolmuştur. Annesinin evden kaçmasına mani olmak için kapı ve pencereleri kilitleyen Ekrem, Nergis Hanım sabrını taşırana dek kaderini kabul etmiş gibidir.
Kuzey Kafkasya Türklerinden Niyaz ve Cennet evliyken savaşın sert darbesiyle ayrılmak zorunda kalırlar. Nazi işgali köylerine kadar gelir. Cennet ve bütün köy zorunlu işçiler olarak Almanya’ya, çalışma kamplarına gönderilir. Cennet doğurduğu yavrusu Bedel’le birlikte hayata dayanmaya çalışır. Ne vatanına geri dönebilir ne de Niyaz’ından bir daha haber alabilir. Ve bir gün Yunus ve Dilek çifti Kazakistan’a gelirler. Kader, her zorluk içinde ne saklar bilinmez.
Robert Downey Jr., Hank Palmer adlı büyük şehirde yaşayan ve çalışan başarılı bir avukatı canlandırıyor. Hank Palmer, çocukluğunu geçirdiği kasabaya, kasabanın Yargıç’ı olan babası cinayetle suçlandığında geri döner. Araları pek iyi olmasa da, babasının davasının ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan Hank, yıllar önce koptuğu ailesi ile de tekrar biraraya gelmenin yollarını bulacaktır.
Kikoriki adasında yaşayanların keyfi yerindedir; ne hava kirliliği vardır, ne stres. Ancak bu sihirli ortam adaya televizyonun gelmesiyle sona erer. Televizyonda gördükleri her şeye inanıp büyük şehre doğru yola çıkarlar.
Filmde, bir şairin serüven dolu yaşamı anlatılıyor. Bu serüvenin arka plânında ise aşkların, sahtekârlıkların, mutsuz aşıkların, kanun kaçaklarının, yaşamın kıyısına tutunmuş kişilerin serüvenleri yorucu olmayan biçimde, şiirsel bir sinema dili ve panoromik görüntülerle gözler önüne seriliyor. Görünürde anlatılan aşk ve tutku hikâyesinin arkasında toplumun şairlere ve sanatçılara bakışı ve baskısı sorgulanıyor.
Balık, insan doğa ilişkisi üzerine odaklanıyor. Bir gölün kıyısındaki küçük ve güzel bir balıkçı köyünde yaşayan balıkçı ailesinin hayatı doğa ile savaşa girişince yön değiştiriyor. Doğanın hor kullanılmasını ve insanın bundan zarar görmesi meselesini konu edinen film, doğa ile arasına eski zamanlarla kıyaslandığı zaman daha fazla mesafe koyan insanoğluna, doğaya karşı işlediği kabahati, mütevazi bir anımsatma girişimi olarak nitelenebilir.
İki Tutam Saç: Dersim’in Kayıp Kızları belgesel filminden sonra bulunan yüzlerce kayıp kızdan biridir Emoş Gülver. Köklerinden koparıldığında henüz 5 – 6 yaşlarındadır. Devlet tarafından yüzlerce Dersimliyle birlikte Harçik suyu kenarında öldürülmeye götürülür. Yüzlerce kişiyle birlikte ailesi öldürülür. O bir çalının dibinde sağ kalır. 74 yıl sonra 83 yaşında kızıyla birlikte köklerini aramaya karar verir.
Küçük bir Ege köyünde yaşayan köylü genci Süleyman Oturak sinemaya delicesine tutkundur. Süleyman katıldığı çekilişten çıkan kamera ile ekibini oluşturup bir film yaparak dünyaya derdini anlatmanın peşindedir.
İki eski lise aşkı olan ve 20 yılın ardından sevdikleri bir arkadaşlarının cenazesi için geldikleri küçük kasabalarında yeniden biraraya gelen Dawson ve Amanda’nın hikâyesi. Bu buruk biraraya gelişleri, unutamadıkları aşkı yeniden ateşler. Ancak çok geçmeden, 20 yıl önce onları ayrılmaya zorlayan güçlerin hâlâ yaşamakta olduğunu ve bugün çok daha büyük bir tehlike yarattığını fark ederler.
Bir adam, asi kızı, eski karısı, karısının sevgilisi ve kendi nişanlısı araba yolculuğuna çıkmak zorunda kalırlar. Girdikleri ıssız bir yolda sel sularından ciddi bir kaza geçirirler. Kuytu bir yerde sıkışıp kaldıklarını anladıklarında, tek yaşam belirtisi gösteren yöne doğru ilerlerler. Buldukları yer, yaşlı bir adam tarafından işletilen eski bir moteldir. Çok büyük bir hata yaptıklarını çok kısa sürede anlayacaklardır.
Stanley, arkadaşı Howard’ın isteğiyle Catledge ailesinin malikanesine gider. Aile, anne Grace, oğlu Brice ve kızı Caroline’dan meydana gelmektedir. Stanley’in amacı, Orada kalmakta olan medyum Sophie’nın foyasını meydana çıkarmaktır. Grace, Sophie’nin ölen kocasıyla temas kurmasına yardımcı olabileceğinden emindir. Sonrasında karakterleri sersemleten ve şaşırtan sihirli bir dizi olay olur.
Eski bir New York’lu yazar olan Nick ve karısı “havalı kız” Amy. Beşinci evlilik yıldönümlerinde Amy kaybolur ve evlilikleri bir gizeme dönüşür. Nick şüphe uyandırıcı davranışları yüzünden bir numaralı şüpheli olur. Amy, ölü ya da diri bulunmak üzere ilham arayışındaki dünyanın gözleri önünde medya çılgınlığının övülen malzemesi haline gelir.
Dr. Caster insana ait tüm bilgi ve hareketlerin bir bilgisayar tarafından da yapılabilmesi için yapay zeka çalışmaları yapmaktadır. Caster, radikal grupların bir numaralı hedefi haline gelmiştir, bir terörist grubun saldırısına uğrar ve cinayete kurban gider. Kendisi gibi bilim adamı olan eşi Evelyn, Will’in beynini gelişmiş bir süper bilgisayara entegre eder. Will’in bedeni ölmüştür ama beyni eşiyle yeniden iletişime geçer ve mücadele başlar.
Tom ve Anna çifti, senelerce tüm maddi birikimlerini çocuk tedavisi için kullanmıştır ve şimdilerde maddi anlamda zor günlerden geçmektedir. Ancak bir kiracılarının ölü bulunduğu o gün, şanslarının bu kez döndüğünü hissedeler. Kiracının apartman dairesinde 400 bin dolar bulan çift, bu parayı borçları için kullanma konusunda tereddüt etmez. Ne var ki bu karar onları belaya bulaştırır.
Jonas, toplumun bütün anılarını elinde bulunduran The Giver’la zaman geçirmeye başladıkça ölümcül gerçekleri keşfetmeye başlar. Bu yeni bilginin gücüyle, riskin sandığından daha büyük olduğunu ve bunun hem kendisi hem de sevdikleri için bir ölüm kalım meselesi olduğunu fark eder. Jonas onları korumak için, daha önce hiç kimsenin kaçamadığı toplumdan kaçması gerektiğini bilmektedir.
3. Vlad beklenmediği bir tehdit ile karşı karşıyadır. Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet Eflak’tan Vlad’ın oğlu Ingeras’ın da aralarında olduğu 1000 erkek çocuğun alınarak Osmanlı ordusunda devşirme olmalarını istemektedir. Vlad Türkleri yenmek için bir canavardan destek alarak, ruhunu şeytana satacaktır...
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi Odyssey'in Türkçe alt yazılı ve dublajlı fragmanı yayınlandı. 17 Temmuz 2026’da Türkiye'de gösterime girecek Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Zendaya ve Charlize Theron rol alıyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Birsen Altuntaş'ın haberine göre, Yılmaz Erdoğan, 2027 yılında Vizontele 3'ü çekmeyi planladığını açıkladı. Erdoğan, Organize İşler hikayesini sekiz bölümlük dizi halinde Netflix için çektiklerini ve projenin tamamlandığını, oyuncu kadrosunda Kıvanç Tatlıtuğ, Demet Akbağ, Ezgi Mola, Rıza Kocaoğlu ve Okan Çabalar gibi isimlerin yer aldığını da söyledi.
Bir mühendis, Antonio'yu San Luis Potos'ta 15 günde tamamlanması gereken bir yol bakım projesinin başına getirir ve ona çok farklı dört çaylaktan oluşan bir ekip verir. Meteliğe kurşun atan bu beş adam bir yolun çizgilerini çizmek için işe alınır. Muhteşem manzaralar eşliğindeki bu 120 km.'lik yol boyarken türlü zorluklarla karşılaşan işçiler, geçmiş deneyimleri, yaraları ve birbirinden farklı mizaçlarına rağmen tek bir amaç uğrunda hareket emeyi öğrenir. Boyadıkları sarı çizgi, onları yaşamla ölüm arasındaki çizgiyle yüzleştirecektir.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: