Örümcek-Adam: Örümcek Evreninde, dünyayı kurtarmaya çalışan Brooklyn´li genç Miles Morales’in hikayesini konu ediyor. Peter Parker ve diğer birçok "alternatif" Spider-Man ile birlik olan Miles, dünyayı kurtarmak için zorlu bir mücadeleye atılıyor.
Avrupa’nın hemen yanı başında, Ukrayna’nın Donbass bölgesinde dört yıldır devam eden bir savaş mevcuttur. Rus yanlılarının ve milislerin yönetime karşı başkaldırdığı ülkede yolsuzluk, propaganda, soygun ve silahlı çatışmalar gündelik hayatın bir parçası haline gelmiştir. Yaşam ve ölümün iç içe geçtiği, hakikatin önemini yitirdiği bu dönemde yediden yetmişe herkes, kaos ortamından payına düşeni almaktadır.
Mucizeler ifa ettiğine inanan Noelle ile arkadaşlarının hayatlarını tehdit eden sanayici McKerrod´a karşı mücadeleleri.
Umut küçüklüğünden bu yana hırsızlık yapan bir gençtir. Sürekli hayatının fırsatını ve ailesini arar. İkisini de bulamaz. Gülüm ise hayatında hiçbir sıkıntısı olmayan, okulunu zamanında bitiren ve hayallerine sadece bir adım uzaklıkta olan bir genç kızdır. Fakat hayallerine giden o adımı atmadan önce takılır, düşer. Gülüm´de karaciğer yetmezliği olduğu anlaşılır. Hemen nakil olmazsa ölecektir. Umut ile Gülüm´ün kaderi bu noktada birleşir. Umut hayatı boyunca beklediği fırsatı bulmuştur. Fakat bu fırsat Umut´u çok zor durumların içerisine sürükler, bütün sevdiklerinin hayatını riske edecek bir pozisyonun içerisinde bulur kendisini. Umut´un bu girdaptan çıkması için bedeli çok ağır kararlar vermek zorundadır. Peki aşk her şeye bedel mi? Aşk bu mu?
Çeto ve Sülo, yaşadıkları talihsiz olaylardan sonra soluğu Kıbrıs’ta almış ve farklı bir hayat kurmuşlardır. Hayatlarını sade bir yaşantı içerisinde sürdürürlerken, kendilerine Kıbrıs’ta iş imkanı yaratan Nasip’in çalıştıkları Otel’in sahibesi Nadide hanımın kızı Asya ile evlenme kararı almasından sonra bir anda karmaşanın tam ortasında kalacaklardır. Nasip’in düğün parası için Kasap Tercan’ın kapısını çalarak yasa dışı bir işe bulaşması ve bu işi eline yüzüne bulaştırması yüzünden bir kez daha hiç ummadıkları şekilde aksiyonun içine düşen Çeto ve Sülo, Kasap Tercan belasından kurtulmak için Nasip ile birlikte çalıştıkları Otel’in kumarhanesini soymaya karar verirler. Üç kafadar dünyanın en zor işine kalkıştıklarının farkında olmadan Kumarhane’yi soyma planları yaparken, üçlünün hiç beklemediği bir anda plana Otel Sahibesi Nadide’nin kızı Asya’da dahil olunca, işler iyice karışacaktır.
Miguel de Cervantes’in “tarihteki ilk modern roman” kabul edilen ünlü eserinden ilham alan filmde Toby kendini beğenmiş bir reklam yönetmeni, Javier ise bir ayakkabı tamircisidir. İkili, yıllar sonra La Mancha’nın otantik atmosferinde yeniden karşılaşır. Yaşlı Javier, kendisinin Don Kişot ve Toby’nin de Sancho Panza olduğunu sanmaktadır. Bir dizi talihsizlik sonucu acımasız bir Rus mafya lideri, baş belası bir yapımcı ve eski aşkların da karıştığı; gerçekle hayalin, geçmişle bugünün birleştiği çağdaş bir Don Kişot hikâyesinin ortasına düşerler.
İstanbul’a iyi bir jokey olmak için gelen Halis Karataş’ın bu hayalini gerçekleştirme serüveni, Bold Pilot’la tanışmasıyla başlar. Ama bu yolculuğun sonunda ortaya çıkan tablo, Halis’in beklentisinin çok üstündedir: ikisi de efsane olmuşlardır. Yola, ikisinin de çok sevdiği birini, Begüm’ü, hayata bağlamak amacıyla çıkarlar; ama beklemedikleri bir şey olur: Koca bir topluma umut olurlar. 1990’ların ortaları. Türkiye’nin siyasal kararsızlık, enflasyon ve umutsuzlukla bunaldığı yıllar. Umutların neredeyse tükendiği o yıllarda halk katıldığı tüm yarışları en sondan gelerek kazanmayı başaran bu ata ve jokeyine yürekten bağlanır. Çünkü o insanlar kendilerini yarışın son metrelerinde bu ikilinin bulunduğu yerde hissederler: En geride. Ama bu kazanmayacakları anlamına gelmez. Çünkü yarış bitiş çizgisinde bitmektedir ve o çizgiyi ilk geçen Bold Pilot ve üstündeki Halis Karataş’tır.
Yeryüzünde medeniyetin büyük bir felâket yüzünden yok olmasından yüzyıllar sonra Hester Shaw adında gizemli bir genç kadın, artık tekerlekler üstünde dev bir avcı kent olan Londra’yı, yoluna çıkan her şeyi yiyip bitirmekten alıkoyabilecek tek kişi olarak ortaya çıkar. Hester Shaw, Londra’dan atılan Tom Natsworthy ve üstüne ödül konmuş tehlikeli bir kanun kaçağı olan Anna Fang ile güçlerini birleştirir.
Birbirini tanımayan 8 kişi terk edilmiş çok eski bir yapının farklı katları ve odalarında tek başlarına uyanırlar. Buraya nasıl, nereden geldiklerini bilmeyen 8 kişi, ne olduğunu anlamak için içinde bulundukları bu kasvetli yerde dolaşmaya başlarlar. Etraflarında yaşanan garip olaylar onları hızlıca kendi içine çekmeye başlar. Birbirleriyle yavaş yavaş karşılaşmaya ve tanışmaya başlayan bu 8 kişi, olan biteni anlamak, kimin onları buraya getirdiğini bulmak için hep beraber harekete geçmeye ve bu yapıdan dışarı çıkmaya karar verirler. Ama bulundukları yerde yalnız değillerdir. Onları birer birer yakalamaya çalışan bir varlık peşlerindedir.
Atakan, zengin sevgilisi Buse´ye aşıktır. Evlenmelerinde tek engel ise Buse´nin dedesidir. Atakan da Buse ile evlenmek için tek çare olarak Buse´nin yıllardır kayıp olan öz babasını bulmaya karar verir. Kadim dostları Fatih ve Bilal de elbette bu serüvende ona eşlik edeceklerdir. Kafalar, arayışları sonunda kendilerini bir anda Antalya´da bulacak ve işlerin iyiden iyiye karışmasıyla aksiyon ve komedi dolu bir macera başlayacaktır.
Taksi şoförlüğü yapan Mehmet, Metin’in işlettiği kahvenin müdavimlerinden biridir. İşsiz gazeteci Adnan da sürekli kahvededir. Mehmet taksiye binen müşterilerin karıştığı kanun dışı işleri arkadaşlarına anlatınca Adnan taksiye gizli kamera koyup her şeyi kaydetmeyi önerir. Ankara’ya çapkınlığa gelen zengin bir iş adamına şantaj yapan Mehmet ve arkadaşları aldıkları para ile çevresindeki insanlara yardım ederler. Her şey kontrolleri altında ilerlerken mafya-derin devlet olarak tanımlanabilecek bir örgüte ait dosya takside unutulunca üç arkadaş kendilerini bilmedikleri bir maceranın içerisinde bulurlar.
Balon krallıkları, komik ejderhalar ve mutluluk büyüleri yapan sihirbazlar… Terry, ninesinin anlattığı masalların neşe dolu kahramanlarını hâlâ dün gibi hatırlamaktadır. Oysa garip bir olayla kendini masal dünyasında bulduğunda oranın hiç de “neşe dolu” bir yer olmadığını fark edecek ve mutluluğu geri getirmek için yeni arkadaşlarıyla birlikte heyecan dolu bir maceraya çıkacaktır.
Piyanist Don Shirley, Manhattan’dan güneye doğru konser turu yapacaktır. Kendisi ile şehir şehir gezecek bir şoför arayışında olan Shirley, bir süredir işsiz olan Tony’yi işe alır. Tony, yolculuk sırasında ve ırkçılığın yaygın olduğu bu dönemde güvenli olan güzergâhları kullanabilmek için The Green Book isimli kılavuzdan yardım alır. Bu birbirinden farklı ikili, yolculukları boyunca tehlikeyle de nezaketle de karşılaşırlar.
Birbirlerine tamamen zıt insanlar olsalar da doğruları ortaya çıkarmak için mücadele veren bilgisayar korsanı Lisbeth Salander ve gazeteci Mikael Blomkvist, bu kez kendilerini dev bir örümcek ağının ortasında bulur. Bu debelendikçe karmaşıklaşan örümcek ağı casuslar, siber suçlular ve yozlaşmış hükümet yetkilileriyle doludur...
Acil yardım hattında çalışan polis memuru Asger Holm, sıradan bir gece vardiyasında olağanüstü bir telefon alır: Hattın diğer ucunda kaçırılan bir kadın vardır. Asger oturduğu santral odasından onu kurtarmak için zamanla yarışırken bu çabasının hayati sonuçları olacağından habersizdir.
18. yüzyılın sonlarında Hindistan´ın Britanya İmparatorluğu´ndan ayrılarak özgürleşmesi için mücadele eden bir grup haydutun hikâyesi.
Zekeriya Taştan, hayatını İstanbul sokaklarında çiğ köfte satarak kazanmaktadır. "Bülbülün çilesi dilindendir" misali, Zekeriya da bir gün yanlış yerde, yanlış zamanda öter. Böylece İstanbul´u terk etmek zorunda kalır. İlk defa ayak bastığı Gökçeada da sadece Zekeriya´nın hayatı değişmekle kalmaz, Hafize´nin, Leyla´nın ve Yarım Hasan´ın da hayatı da tamamıyla değişir; yani artık kaderin hedefinde kahramanlarımız vardır.
Eskişehir´de karısı Mukaddes ve kızı Simge ile birlikte yaşayan Tufan, küçük bir matbaada çalışmaktadır. Yan dairede yalnız oturan komşuları Huriye, bir gece aniden fenalaşır. Doktor, Huriye´nin bir süre tek başına kalmaması gerektiğini söyler. Tufan, bakacak kimsesi olmayan Huriye´yi ortada bırakmayı göze alamaz ve bir süre onu evinde tutmaya karar verir. Yaşadığı kimi korku ve kaygıların sonucunda Tufan´ın "iyilik" hali önemli sınavlardan geçer.
Genç bir kadın olan Aesha, yaşadığı sıkıntılardan uzaklaşmak için farklı bir yere gitmeye karar verir. Geçmişte annesinin şehir dışında kaldığı yere doğru yola koyulur. Huzur bulmak için çıktığı bu yolculuk Aesha’nın hayatını alt üst eder. Annesinin gezdiği yerleri dolaşan Aesha, akşam eve gittiğinde kötü bir sürprizle karşılaşır. Gece yarısı kapısına gelen bir rahibin ardından bir kâbusun içerisine düşer.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi Odyssey'in Türkçe alt yazılı ve dublajlı fragmanı yayınlandı. 17 Temmuz 2026’da Türkiye'de gösterime girecek Odyssey’de Matt Damon, Tom Holland, Anne Hathaway, Robert Pattinson, Lupita Nyong’o, Zendaya ve Charlize Theron rol alıyor.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Birsen Altuntaş'ın haberine göre, Yılmaz Erdoğan, 2027 yılında Vizontele 3'ü çekmeyi planladığını açıkladı. Erdoğan, Organize İşler hikayesini sekiz bölümlük dizi halinde Netflix için çektiklerini ve projenin tamamlandığını, oyuncu kadrosunda Kıvanç Tatlıtuğ, Demet Akbağ, Ezgi Mola, Rıza Kocaoğlu ve Okan Çabalar gibi isimlerin yer aldığını da söyledi.
L'HISTOIRE DE SOULEYMANE/ YÖNETMEN: Boris Lojkine/ OYUNCULAR: Abou Sangare, Nina Meurisse, Emmanuel Yovanie/ SENARYO: Boris Lojkine, Delphine Agut/ GÖRÜNTÜ: Tristan Galan/ 2024, Fransa/ 93 dakika. TRT 2 21.30 Paris'te bisikletiyle yiyecek teslimatı yapan sığınmacı Souleymane'ın, yasal ikamet hakkı elde etmek amacıyla yapılacak görüşmeye hazırlanmak için sadece iki gün vardır. Souleymane, bu çok önemli görüşmeye zamanında hazırlanabilecek midir?
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: