Mahpeyker, evlâtlık olan bir genç kızın Osmanlı İmparatorluğu’nu yönetme gücünü elde edecek seviyeye tırmanışının hikâyesi. Talihin kendisini Topkapı Sarayı’na sürükleyip Sultan 1. Ahmet’le karşılaştırdığı Emine, saray geleneklerine aykırı olmasına, padişahın annesi Handan Sultan ve Topkapı Sarayı Haremi’nin tek hakimi olan Büyük Valide Safiye Sultan’ın muhalefetine rağmen padişah 1. Ahmet’le nikâhlanır ve Ahmet’in taktığı Mahpeyker adını alır.
Mertkan, babasının inşaatlarının getir götür işlerine bakmakta, arkadaşlarıyla alışveriş merkezlerinde dolaşmaktadır. Ne zaman ki Gül ile tanışır, boşluğu ve basitliği değerlendirmek için bir fırsat çıkar karşısına. Ne var ki babası Gül’ün kökeni konusunda şüphecidir. Ayrımcılıkla karşılaştığı ilk anda ona teslim olan Mertkan, çoğunluğa uyar, babasının kendisi için çizdiği yolda bir anlam bulur.
Münzevi bir hayat süren Viktor, orta yaşlı bir katildir. Gerçek hayatta ise annesini mutlu etmeye çalışan bir evlâttır. İşi, kurbanlarından biri olan Rose ile tanışmasıyla sekteye uğrar. Rose’un hayatını bağışlamakla kalmaz, Viktor’un özel dedektif olduğunu zanneden genç bir çırak edinir. Hayatının akışı tamamen değişir, çünkü doğru kadınla tanışmıştır.
Emekliliği yaklaşmış olan şartlı tahliye memuru Jack’den, büyükanne ve büyükbabasının cinayetini yangın ile kaza süsü verip örtbas etmeye çalıştığı için hapishanede bulunan Stone’un dosyasını, şartlı tahliye gerekçesi ile yeniden incelemesi istenir. Stone’un hapisten erken çıkabilmesi için Jack’i yepyeni bir insan olduğuna dair ikna etmesi gerekmektedir.
Zuhal, bir sabah, altı yıl önce alkol nedeniyle ayrıldığı kocası Arif'in kapısını çalar. Zuhal'in kafasında yurtdışında yeni bir hayat kurma hayali vardır. Mehmet'ten ayrıldığı dönemde, onun haberi olmadan dünyaya getirdiği kızını babasına bırakmayı deneyecek, yurtdışında düzen kurunca çocuğunu yanına alacaktır...
Paul Conroy eski ahşap bir tabuta canlı canlı gömülmüş halde uyanır. Buraya onu kimin, neden koyduğunu bilemese de, kurtulmasına yardım edebilecek tek şey elindeki cep telefonudur. Zamana karşı verdiği bu savaşta en büyük düşmanları telefonun iyi çekmemesi, şarjının az kalması ve havasızlıktır. Buradan kurtulması için sadece 90 dakikası vardır.
Liz Gilbert, dünyayı gezmeyi arzu eden bir kadındır. Boşanmasının ardından bir yol ayrımına gelen Gilbert, işinden bir yıllığına izin alarak, karakterine hiç uymayan bir şekilde, hayatını değiştirmek için her şeyi riske atacaktır. Harikulâde ve egzotik seyahatleri sırasında, İtalya’da yemek yeme zevkini, Hindistan’da duanın gücünü, Bali’de ise aşkın dengesini yaşar.
Roma İmparatorluğu’nun fetihleri, Kuzey Britanya’da Pict’ler tarafından durdurulmuştur. Film, Pict saldırısında geriye kalan son savaşçı Quintus Dias’ın öyküsünü anlatıyor. General Virilus’un efsanevi 9. Lejyonuna katılan genç adam, Pict ırkını ve liderleri Gorlacon’ı yer yüzünden silmek için ordusuyla beraber kuzeye doğru gitmeye başlar.
Amerikalı bir grup araştırmacı 1960’lı yıllarda İç Ege’nin bir köyünde Karun hazinelerini bulurlar. Günümüzde ölüm döşeğindeki Tahir, 4 erkek çocuğuna, Amerikalıların gelişinden ve yıllardır sakladığı sırrından bahseder ve hayata gözlerini yumar. Bu sır, Uşak’ın bir köyünde bulunan evlerinin altındaki saklı bir hazinedir. Kardeşler, komik olaylarla dolu bir yolculuktan sonra köye varırlar.
Kendini sigara ve alkole veren huysuz ihtiyar Jacques tesadüf eseri, hayattan vazgeçmiş olan Lucas ile tanışır. İhtiyar adam beşinci kalp krizini de geçirince, sahip olduğu barı devralması için Lucas’ı yetiştirmeye karar verir, ana esaslarını öğretmeye başlar: Asla yeni müşteri alma, müşterilerle dost olma ve bara kadın alma. Ancak bir gece bara gelen April adlı sarhoş hostes, dengeleri altüst eder.
New York Polisi dedektifleri Danson ve Highsmith şehrin en sevilen polisleridir. Gamble ve Hoitz’u ise, Danson ile Highsmith’in fotoğraflarının arka plânında ve gözleri kapalıyken görürüz. Onlar kahraman değildir fakat her polisin günü gelecektir. Çok geçmeden Gamble ve Hoitz, görünürde tehlikesiz ama New York şehrinin en büyük suçuna dönüşebilecek bir davaya denk gelirler.
Güven, bir muhasebe şirketinde şef olarak çalışmaktadır. Mutlu bir evliliği, her şeyden çok sevdiği bir kızı vardır. Kızı da ona çok düşkündür. Güven sıradan bir günün ardından şirketten çıkar, otobüse biner. Evinin bulunduğu ıssız sokak boyunca yürür, oturduğu üç katlı apartmanın önüne gelir. Dairesine girer, üstünü çıkarır, yüzünü yıkar, salondaki kanepeye oturur. Salon boştur. Ev boştur.
Yıllar önce engelli çocuklarından utanarak onu öldüren karı-koca… Küçük bir çocuk… Kocasını ünlü bir mankenle aldatan bir kadın… Fotoğrafçı bir koca… Ve insanın derisini kavuran Sekar… Fotoğrafçı, moda çekimi için eski bir mum fabrikasına gider. Hikaye, duvarlarda beliren mesajlar, çıkan yangınlar, vahşice öldürülen insanlar ile gelişir ve sürpriz bir sonuca doğru ilerler.
Soren, babasının anlattığı Ga’hoole Muhafızları’nın destansı hikâyeleriyle kendinden geçen genç bir baykuştur. Ga’hoole Muhafızları baykuş ırkını kötü kalpli Safkan Olanlar’dan kurtarmak için savaş vermiş, mitsel, kanatlı savaşçılar ordusudur. Soren bu kahramanlardan biri olmayı hayal etmektedir.
Ailesi Bosna’dan İstanbul’a göç etmiş olan Semahat, ata topraklarına seyahate karar verir. Yönetmen Fatih, kadının yolculuğunu filme almak ister. Sarajevo’ya varınca Semahat’ın ailesini bulmak için yaptıkları araştırma, yaşanan son savaşın ürpertici gerçekleriyle yüzleşmelerini sağlayacaktır. Hayatta kalma mücadelesi verenler için geçmişin ve geleceğin anlamı yoktur.
Wall Street piyasası, ekonomi dünyası ve bu dünyanın insanlarının arasındaki ilişkiler üzerinden giden film her anlamda paraya dair bir film olmakla beraber, bu mükemmel refah ve “güç kulübü”ne girmek için insanların neler yapabileceğinin hikâyesini ve aynı zamanda kızıyla bağını yitirmiş çaresiz bir adamın bu iletişimi yeniden sağlamaya çalışmasının hikâyesini de gözler önüne seriyor.
Ayla, kocası Serkan ile mutlu bir çifttir. Ayla, 11 yaşında öteki alemden gelen bir varlığın musallat olması ile kâbus dolu bir üç gün yaşamıştır. En önemli koruyucusu olan muskasını önceki gün kaybettiği için kendini korumasız ve çaresiz hissetmektedir. Serkan yeni bir muska yazması ve Ayla’yı rahatlatması için bu konularda ismi bilinen İzzet Hoca’yı o akşam eve davet eder.
Büyük övgüler toplayan bir romandan yola çıkan Kardeşimden Sonra, Zac Efron’un (17 Yeniden, Saç Spreyi) dünyayı benzersiz şekilde görmesini sağlayan bir kazadan sağ kurtulmuş küçük kasaba kahramanı olarak başrolde oynadığı bir romantik dram filmi. Bu duygusallık dolu öyküde, bir yandan hayatının amacını ve aşkın dönüştürücü gücünü keşfederken, diğer yandan geçmişini kucakladığı romantik bir yolculuğa çıkıyor.
Yapmadığı ev ödevi yüzünden yalan söyleyen Hubert, annesi Chantale tarafından sınıf arkadaşlarının önünde azarlanır. Arkadaşı Antonin ile paylaşacağı bir evde daha özgür yaşamayı hayal eden Hubert, konuyu annesine açar ve destek görür. Ancak ertesi gün annesi küçük olduğunu ileri sürerek taşınmasına izin vermez. Hubert okuldan kaçar, Chantale, sonunda onu nehir kıyısında bulur.
ABD’nin operasyon yaptığı Irak’ın bir köyünde bütün ailesini kaybeden Cennet hayatta bir başına kalmıştır. Genç kız Kerkük’te berber olarak çalışan ağabeyi Azim’i bulmak için yola çıkar. Ağabeyinin yaralandığını ve Türkiye’deki bir hastaneye götürüldüğü öğrenen Cennet, geri dönüşü olmayan bir yola girer ve Türkiye’ye gitmeye karar verir.
SİYAD üyesi deneyimli kalemler vizyonu 5 üzerinden notluyor... Yıldızlı Pekiyi, her hafta sizinle!
Marc Webb'in yönettiği, başrollerini Johnny Depp, Madelyn Cline ile Penélope Cruz’un paylaştığı Karanlıktan Gelen'den (Day Drinker) ilk fragman geldi. Karanlık atmosferi ve yüksek tempolu gerilim diliyle dikkat çeken film Türkiye'de 02 Nisan 2027'de gösterime girecek.
Sinema tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Çekimlerine 15 Ekim'de başlanan Ölüm Bizi Ayırana Dek” dizisinin oyuncu kadrosuna Sümeyra Koç da katıldı. Serdar Gözelekli’nin yönettiği, Aslı Zengin ile Banu Zengin Tak’ın yazdığı 10 bölümlük dizide Koç, Kerem'in eşi İpek'i oynayacak.
Anne, ünlü bir film yapımcısı olan kocası Michael ile Cannes'da bulunmaktadır . Festival sona ererken, kocasıyla birlikte Paris'e yapmayı planladıkları tatilin, önce Budapeşte'ye gitmeleri gerektiği için biraz erteleneceğini öğrenir . Paris'e uçmayı planlarlar, ancak pilot Anne'in kulak enfeksiyonu nedeniyle uçmamasını önerir.
Baba Zula’nın filme yazdığı müzikleri yeterli bulmayan Derviş Zaim, Şenol Filiz-Birol Yayla ikilisinin Bab-ı Esrar albümünden de parçalar alıyor. Hatta bu parçaların sayısı Baba Zula’nınkileri aşıyor. Filiz ile Yayla, istemleri dışında işin içine giriyor açıkçası. 1995 tarihli ikinci albümleri Bab-ı Esrar’daki şarkıların bir bölümünün Tabutta Rövaşata filminde kullanılması albümün tanıtımına önemli katkıda bulunuyor aslında. Özellikle Bab-ı Esrar parçası çok dikkat çekiyor, filmle özdeşleşiyor.
Haftanın filmleriyle ilgili sinema eleştirmenleri köşelerinde neler yazdı; nelere dikkat çekti. İşte eleştirilerden özet bölümler: