Sinema Haberleri

'BERLİN FİLM FESTİVALİ MEZALİME SESSİZ KALAMAZ'

18 Şubat 2026 Çarşamba 07:44

Hollywood'dan 81 sanatçı, açık mektupta Berlin Film Festivali’ni Gazze’deki soykırıma sessiz kalmakla ve Filistin’e destek çıkan isimleri sansürlemekle suçladı.
Festivalin açılışı sırasında ana yarışma jüri başkanı Wim Wenders'in "Siyasetin dışında kalmalıyız." yönündeki açıklamaları sonrası, aralarında Javier Bardem, Tilda Swinton, Adam McKay, Mike Leigh, Brian Cox gibi Hollywood yıldızlarının da  bulunduğu 81 sanatçı, festival yönetimine "öfke ve hayal kırıklığı" dolu bir açık mektup gönderdi ve festivalin daha önce Ukrayna ve İran'daki insan hakları ihlalleri konusunda net tavır aldığı hatırlatılarak Gazze için "tarafsızlık" maskesinin aslında bir suç ortaklığı yapıldığı savundu. Mektupta, Alman hükümetinin İsrail'e verdiği askeri desteğin gölgesinde, sanatçıların ifade özgürlüklerinin kısıtlandığı ve "Filistin" diyen yönetmenlerin polis soruşturmalarıyla ya da kurum içi baskılarla yıldırılmaya çalışıldığı iddia edildi. 

Açık Mektup  şöyle:
Bizler, tamamı geçmişteki veya mevcut Berlinale katılımcıları olan film çalışanları olarak, sektörümüzdeki kurumların Filistinliler'e uygulanmaya devam eden korkunç şiddete suç ortağı olmayı reddetmesini bekliyoruz. Berlinale'nin Gazze'deki Filistinlilere karşı devam eden soykırıma karşı çıkan sanatçıları sansürlemesinden ve Alman devletinin bu soykırımı mümkün kılan temel rolünden dolayı dehşete düşmüş durumdayız. Filistin Film Enstitüsü'nün belirttiği gibi, festival "film yapımcılarını polis denetimine tabi tutmakta ve Federal Polis ile soruşturmalarında iş birliği yapma taahhüdünü sürdürmektedir". Geçen yıl Berlinale sahnesinden Filistinlilerin yaşamı ve özgürlüğü için konuşan sinemacılar, kıdemli festival programcıları tarafından saldırgan bir şekilde kınandıklarını bildirdiler. Bir film yapımcısının polis tarafından soruşturulduğu bildirilmiş ve Berlinale liderliği, film yapımcısının uluslararası hukuka ve dayanışmaya dayanan etkileyici konuşmasının "ayrımcı" olduğunu haksız yere ima etmiştir. 
Berlinale 2026 jüri başkanı Wim Wenders'in sinemacılığın "siyasetin zıttı" olduğu yönündeki beyanına şiddetle karşı çıkıyoruz. Birini diğerinden ayıramazsınız. Alman devleti tarafından finanse edilen Berlinale'nin, BM İfade ve Düşünce Özgürlüğü Özel Raportörü Irene Khan'ın geçen günlerde kınadığı, Almanya'nın baskıcı mevzuatı "Filistin haklarını savunmayı kısıtlamak, kamusal katılımı dondurmak, akademi ve sanattaki söylemi daraltmak için kötüye kullanması" durumunu uygulamaya koymasına yardımcı olmasından derin endişe duyuyoruz. Bu durum, Ai Weiwei'nin kısa bir süre önce Almanya'nın "1930'larda yaptıklarını yaptığını" (kendisine "bu aynı faşist dürtü, sadece hedef farklı" diyen mülakatçısıyla hemfikir olarak) tanımladığı şeydir. Tüm bunlar, İsrail güçleri tarafından uluslararası düzeyde yasaklanmış, ABD yapımı termal ve termobariz silahlar kullanılarak "buharlaştırılan" 2.842 Filistinli hakkında korkunç yeni detaylar öğrendiğimiz bir dönemde yaşanıyor. İsrail'in soykırım niyeti, sistematik vahşet suçları ve etnik temizliğine dair bol miktarda kanıt olmasına rağmen Almanya, Gazze'deki Filistinlileri yok etmek için kullanılan silahları İsrail'e tedarik etmeye devam ediyor.
Uluslararası film dünyasında sular tersine akıyor. Dünyanın en büyüğü olan Uluslararası Belgesel Film Festivali Amsterdam (IDFA), ABD'deki BlackStar Film Festivali ve Belçika'nın en büyüğü olan Film Fest Gent de dahil olmak üzere pek çok uluslararası film festivali, apartheid İsrail'in kültürel boykotunu destekledi. Aralarında önde gelen Hollywood ve uluslararası isimlerin de bulunduğu 5,000'den fazla sinemacı, suç ortağı İsrail film şirketleri ve kurumlarıyla çalışmayı reddettiklerini açıkladı. Ancak Berlinale şimdiye kadar topluluğunun Filistinlilerin yaşam, haysiyet ve özgürlük haklarını onaylayan; İsrail'in devam eden soykırımını kınayan ve sanatçıların Filistin insan haklarını desteklemek için kısıtlama olmaksızın konuşma haklarını korumayı taahhüt eden bir bildiri yayınlama taleplerini bile karşılamadı. Bu, yapabileceği ve yapması gereken en temel şeydi.
Filistin Film Enstitüsü'nün ifade ettiği gibi, "Berlinale'nin Filistinlilere yönelik soykırım karşısındaki kurumsal sessizliği ve sinemacıların ifade özgürlüğünü savunma konusundaki isteksizliği karşısında dehşete düşmüş durumdayız." Tıpkı festivalin geçmişte İran ve Ukrayna halkına yönelik mezalimler hakkında net açıklamalar yaptığı gibi, Berlinale'yi ahlaki görevini yerine getirmeye ve İsrail'in soykırımına, insanlığa karşı suçlarına ve Filistinlilere yönelik savaş suçlarına karşı olduğunu açıkça ilan etmeye ve İsrail'i eleştirilerden ve hesap verebilirlik çağrılarından koruma rolüne tamamen son vermeye çağırıyoruz.

İMZALAYANLAR:
Adam McKay, Adèle Haenel, Alan O’Gorman, Alexandra Juhasz, Alexandre Koberidze, Alia Shawkat, Alison Oliver, Alkis Papastathopoulos, Ana Naomi de Sousa, Angeliki Papoulia, Antigoni Rota, Ariane Labed, Artemis Anastasiadou, Ashley McKenzie, Avi Mograbi, Bahija Essoussi, Ben Russell, Bingham Bryant, Blake Williams, Blanche Gardin, Brett Story, Brian Cox, Camilo Restrepo, Carice Van Houten, Charlie Shackleton, Cherien Dabis, Christopher Young, Dali Benssalah, David Osit, Deragh Campbell, Dustin Defa, Eleni Alexandrakis, Elhum Shakerifar, Emilie Deleuze, Eyal Sivan, Fernando Meirelles, Fil Ieropoulos, Geoff Arbourne, Hany Abu Assad, Hind Meddeb, James Benning, Javier Bardem, John Greyson, Jon Jost, Khalid Abdalla, Leah Borromeo, Lukas Dhont, Mahdi Fleifel, Mai Masri, Malika Zouhali-Worrall, Manuel Embalse, Marina Gioti, Marion Schmidt, Merawi Gerima, Miguel Gomes, Mike Leigh, Miranda Pennell, Namir Abdel Messeeh, Nan Goldin, Narimane Mari, Nina Menkes, Pascale Ramonda, Patricia Mazuy, Paul Laverty, Pedro Pimenta, Peter Mullan, Phaedra Vokali, Robert Greene, Saeed Taji Farouky, Saleh Bakri, Samaher Alqadi, Sarah Friedland, Sepideh Farsi, Shirin Neshat, Smaro Papaevangelou, Sofia Georgovassili, Tatiana Maslany, Thodoris Dimitropoulos, Tilda Swinton, Tobias Menzies, Tyler Taormina.



Diğer Haberler