Bunlardan 1978 yapımı Rasputin’in grubun kariyerinde ve disco music tarihinde ağırlığı bambaşkaydı. Birçok ülkede farklı B yüzleriyle yayınlanan Rasputin’in Türkiye’de çıkan versiyonunda ‘arka yüz’ Painter Man’di. Grup, bu şarkıya 1978 tarihli Nightflight To Venus albümünde de yer vermişti.
1975, ‘Elektronik Türküler’ adlı uzunçaların yılıdır. Koray’ın arabesk arayışlarına bir süreliğine ara verip halk müziğine yöneldiği Elektronik Türküler projesi, daha önce piyasaya sürülmüş bir 45’likler toplaması değildir. Düzenlemelerin Erkin Koray tarafından yazıldığı yapıttaki sekiz parça arasında, yedi dakika 40 dakika süren progressive-folk arayışı Cemalım büyük ilgiyle karşılanmıştır.
Albümde yer alan Summer Wine’ın Erol Bilem ile Bilgesu Erenus yorumu çok tutulur ve unutulmazlar arasında yer alır. Bu meşhur Nancy Sinatra-Lee Hazlewood düetinin Türkçe yorumundaki kadın vokalin yıllarca Lale Akat olduğu sanılsa da düete Bilgesu Erenus’un katıldığı doğrulanmıştır.
Kıbrıs’tan gelen Ferahzat Gürsoy’un da (1943) katılımıyla Sıla 4 geleneksel parçaların, düzenlemelerin, derlemelerinin yanında bestelerini de plak haline getirme olanağını yakalayarak az zamanda çok mesafe alır… Kıbrıs Barış Harekatı başlamıştır. Türkiye’de radyolar gece gündüz Sıla 4’ün Kıbrısım adlı parçasını çalarken, onları bilmeyenler şarkıyı kimin söylediğini merak etmektedir. Kıbrıs gündemdedir ya, Sıla 4’ün bağlı olduğu şirket eski parçalardan Kıbrısım’la Kıbrıs Gelini’ni bir araya getirip yeni bir 45’lik halinde piyasaya sürer. Plak beklentinin üzerinde ilgi görür ve Sıla 4 popüler hale gelir…
Tülay German, Anadolu Pop’un ilk adımı, ilk şarkısı diye değerlendirilen Burçak Tarlası’nı 1963-64 kışında o günlerin en meşhur lokallerinden Çayhane’de söylemeye başlar. Parçanın düzenlemesini Erdem Buri yazmıştır. Burçak Tarlası’nı dinleyenler ikiye ayrılır; gayet alaturka olduğunu iddia edip protestoya kalkışanlar ile ayağa fırlayıp hararetle alkış tutanlar.
Shoking Blue 1967’de kurulmuş Hollandalı bir grup. 1969 yazında çıkardıkları 45’liğin ilk şarkısı Venus (arka yüzü Hot Sand) onları öyle yerlere getirdi ki, büyük olasılıkla kendileri bile hayal edememişti böyle büyük bir başarıyı. Grubun kurucusu Robbie Van Leeuwen bestesi olan Venus, Billboard listesinde ilk sıraya yükselirken, aynı başarıyı Türkiye dahil birçok ülkede tekrarladı.
The Days of Pearly Spencer ilk bestelendiğinde bir balattı. Londra’da kaydedilirken üzerinde çok oynandı, temposu arttırıldı, yaylılar eklendi. Stüdyoya dışarıdaki bir kulübeden telefon hattı çekilerek, parçada yer alan telefon bölümünde özgün ses yakalandı… Parçaya çok güvenen şirket, iyi para harcayarak sokaklarda, otobüslerde, basında reklamını yaptı. BBC ise, denizlerde dolaşan korsan radyo Radio Caroline’de çalıyor diye şarkıya sansür uyguladı ve yayınlamadı.
Telife para ödenmediği, erken davrananın şöhreti bulduğu günlerde, Yunan yorumcu Stelio Kazanjidis’in Efiye Efiye (beste: V. Vasiliadi, Pithagora) şarkısını 1969’da Duyduk Duymadık Demeyin adıyla ve Sezen Cumhur Önal’ın sözleriyle plak yapmış (arka yüz Uzaklaşma Benden Öyle) ve çok satmıştı. Birkaç korsan 45’liği yapılan Duyduk Duymadık Demeyin haftalarca listelerin üst sıralarında dolaşmış, şarkının büyük popülaritesini gören yapımcılar Stelio Kazanjidis’e Yunanca-Türkçe söylettikleri yorumu (Feridun Ersin Orkestrası çaldı kayıtta) Türkiye’de piyasaya sürmüştü.
Carlos’un Lady Laura (beste: Roberto Carlos ile Erasmo Carlos) şarkısının bu görkemli kariyerde önemli yeri var. Onu ve kardeşlerini zorluklar içinde büyütmüş annesi Laura Moreria Braga’ya 1978 yılında armağan etmiş Lady Laura’yı. Şarkı kısa sürede patlamış, Latin Amerika’da 20 hafta liste başı kalmış ve yıl içinde bir milyondan fazla plak (arka yüzü La Primera Vez) satmış. Madam Laura 2010’da 91 yaşındayken yaşamını yitirince, oğlu Roberto cenaze töreninde gözyaşları içinde Lady Laura’yı seslendirerek annesini uğurlamış.
Kan ve Gül liste başı olmuş, çok sevilmiş ve o gün bugündür sevilmeye devam etmişti. İskender Doğan daha sonra Menekşenin Moru, Mahizer gibi dillere düşen parçalar da yapmıştı ama simge şarkısı olarak Kan ve Gül belleklere çakılmıştı. Aslında 45’liğin A yüzüne, İskender Doğan’ın Aşık İhsani’nin sözlerine yazdığı Hepsi Bizim bestesi konulmuş, dönemin politik ortamında lokomotif olacağı hesaplanmıştı. Oysa, B yüzündeki Kan ve Gül patlamış ve çok satmıştı.
Eşini trafik kazasında yaşamını yitirdiği günlerde yazdığı Sensiz Saadet’in sözleri Altın Güfte ödülünü almış ve bestesini Zeki Müren’in yapması kararlaştırılmıştı. Ancak anlaşmazlık doğunca Güvenir besteyi yazmış ve Gönül Yazar seslendirmişti. Plak satış rekorları kırarken daha sonra Yaşar Güvenir’in kendisi de şarkıyı yorumlamıştı.
Birçok yerli filmde kullanılan, ayrıca TRT’nin siyah-beyaz günlerinde teknik aksaklık yaşanınca ekrana gelen o ünlü necefli maşrapa görüntüsüne sürekli eşlik eden, yine birçok programın jeneriğinde yer alan Denizaltı Rüzgarları, TRT Ara Müzikleri 2 albümüyle de müzikseverlere ulaştırılmıştı. O dönemin psychedelic arayışlarının simge yapıtlarından olan şarkının kayıtlarında, Attila Özdemiroğlu moog, Oğuz Durukan bas gitar, Arif Sağ bağlama, Okay Temiz vurmalılar çalmıştı…
Anadolu popun yerini arabeske bıraktığı günlerdi. Her iki akımdan da tatlar taşıyan Deli Etme Beni Aşk 45’liği (arka yüz Neden Ayrıldık) Tülay’ı zirveye taşıyan plak oldu. Yerli popa katkısı büyük olan Bora Ayanoğlu’nun bestesine Tülay’ın yazdığı sözlerden oluşan Deli Etme Beni Aşk’ın düzenlemesi de Esin Engin’e aitti.
Seksenler çocuklarının iki şarkısı vardı; biri Arkadaşım Eşşek, diğeri de İtalyan şarkıcı Pippo Franco’nun seslendirdiği Chi Chi Chi Co Co Co. Özellikle ikincisi çocukları akraba toplantılarında, okul müsamerelerinde, tatil yerlerinde zorlar, kalabalıklar önünde şarkının videosunun koreografisini bire bir uygulamaları istenirdi…
Grubun dördüncü albümü Midnight Cafe'de (1976) yer alan ve bu uzunçalardan seçilen üçüncü tekli olan I'll Meet You At Midnight (arka yüzü Miss You), grubun lideri Chris Norman'ın karizmasının da yardımıyla Smokie'nin zirvedeki yerini sağlamlaştırmış, dönemin klasikleri arasına girmişti.
1977’ye dek sıradan bir şarkıcı olan Umberto Tozzi, İtalya’da Sanremo’dan sonra en fazla önemsenen Festivalbar müzik yarışmasına katıldığı Ti Amo’yla birinciliği almış, şarkının 45’liği (arka yüzü Dimentica Dimentica) bir yılda uluslararası alanda sekiz milyondan fazla satılarak ve Fransa’da bile altı haftadan fazla listenin en üst sırasında kalarak büyük başarı elde etmişti.
Karaca’nın seslendirdiği Dadaloğlu şarkısı Anadolu pop akımının o yıllarda çıkan en sıra dışı yapıtı olarak sivrilirken ‘sol müzik’in de bayrak şarkısıydı... Dadaloğlu şarkısı, o dönem ülkenin politik hayatta daha sert bir döneme gireceğinin de göstergesiydi. Dadaloğlu'nun başarısı Cem Karaca’nın üstün yorumunun yanında bir isyan türküsü olmasında da yatmaktaydı.
70'li yıllarda Ali Kocatepe, Akdeniz bölgemizin gözde kentleri Antalya ile Mersin için iki güzel şarkı bestelemişti.Antalya Belediyesi, 1974'te Ali Kocatepe'den o dönem kentin tanıtımına büyük katkıda bulunan Altın Portakal Film Festivali için bir beste yazmasını istemişti... 1-7 Haziran 1975'te Mersin'de düzenlenen 1. Akdeniz Tekstil ve Moda Festivali için Ali Kocatepe’nin söz ve müziğini yazdığı beste ‘Merhaba Mersin’i seslendirmek üzere...
Öyküye göre 10cc'den Eric Stewart ile Moody Blues grubundan Justin Hayward'ın tatilde Barbados’daki tatillerinde yaşadıklarını yine Eric Stewart ile Graham Gouldman şarkı yapmıştı. Mekan Jamaika’ya kaymış, burada tatil yapan beyaz adamın, boynundaki kolyeyi isteyen, uyuşturucu satmaya çalışan tiplerden korkusu anlatılmış, işin içinde Jamaika olunca, coğrafyanın vazgeçilmezi reggae devreye girmişti.
Grubun 1971’de çıkardığı 45’lik (B yüzü Rainin’n Painin), bütün zamanlarda 10 milyon satış barajını aşan beş plaktan biri unvanıyla müzik tarihine geçti. Bu versiyon, son derece basit yapısıyla ve kulaklarda kolay kalan ezgisiyle günümüze kadar birçok kez coverlandı ve zamansız bir şarkı olarak birçok kuşak tarafından sevildi, kabul gördü.
Müzik listelerinde Tan Taşçı ile Teoman ‘Sus Konuşma ile birinci, Nazan Öncel ile Sezen Aksu ‘Erkekler de Yanar’la ikinci, Hande Yener ile Madrigal ‘Ego ile üçüncü oldu.
Türkiye´nin büyük kentlerinde yayında olan radyo kanallarının geniş listesi
Kanadalı rap yıldızı Drake, 14 ve 15 Mayıs tarihinde, toplam 43 şarkı ve 149 dakika müzik içeren üç albümünü aynı anda yayınladı. Iceman, Habibti ile Maid of Honour adlarındaki albümlerde Future, 21 Savage ve Central Cee gibi sanatçılarla iş birliği yapan Drake son stüdyo albümü "For All the Dogs"ı 2023'te piyasaya sürmüştü.
Son albümü Fall to Pieces'ı 2020'de yayınlayan, Trip-hop öncüsü Tricky (Adrian Nicholas Matthews Thaws) 17 Temmuz'da çıkacak yeni albümü "Different When It's Silent"ı tanıtımına başladı. Out of Place şarkısını ilk tekli olarak seçen Tricky bu yaz Avrupa'da turne de yapacak.
Post Truth filminin müzikleri, tarihte ilk kez yapay zekâ destekli bir üretim sürecinden doğan soundtrack albüm olarak müzik ve sinema tarihinde yeni bir eşiğe işaret ediyor. Alkan Avcıoğlu'nun, yurtdışında da ses getiren uzun metraj belgeseli Post Truth için bestelenen bu albüm, filmin kavramsal omurgasını müzik diliyle genişleten bağımsız bir eser olarak konumlanıyor. İki yılı aşan bir üretim sürecinde, binin üzerinde yapay zekâ destekli kompozisyondan süzülen soundtrack, gitgide dijitalleşen hayatlarımızın parçalanmış gerçeklik algısını doğrudan sesin yapısıyla kuruyor. Albüm, yalnızca bir film müziği olarak değil; çağdaş dünyanın işleyişini, ritmini ve gerilimini kaydeden işitsel bir harita olarak konumlanıyor.
1979 ilkbaharında benzeri olmayan bir topluluk kurma fikri Gian Piero Reverberi tarafından Almanya Münih’te plakçılara iletiliyor. Ana amaç Vivaldi’nin müziğini modern normlarda, elektronik müzikle Klasik Batı Müziği’ni flört ettirerek ve bir tutam da pop ile rock ekleyerek yorumlayabilmek. Topluluğun ismi Rondo Veneziano olacak. Büyüleyici melodiler ve orkestra düzenlemeleriyle müziksever Venedik’in kanalları ve meydanlarında yolculuğa davet edilecek. Gondollar, San Marco meydanında güneşin batışı, aslan heykelleriyle Venedik'in romantik ve büyüleyici atmosferi başrolde olacak.
Yerli müzikte Blok 3 ‘Kusura Bakma’ ile birinci, Eypio 'Yeraltı’yla ikinci, Ankara Echoes ‘Beni Al’ ile üçüncü oldu.
Rock ve müzik tarihinde bugün neler yaşandı? İşte tarihin sayfalarından birkaç önemli not:
Genç yaşına karşın uzun yıllardır rap müzikle uğraşan ´sinemamuzik.com´ okuru Emre Onaran sitemiz için rap şarkı yazdı. Yapıtını arkadaşı Uygar´la (Ragyu) birlikte seslendiren Emre Onaran´ın (Sürgün) videosu fotoğrafı tıklayınca:
Ahmet Baran ve Mine Geçili’yle özel şarkılar bugün 20.00’de TRT Müzik'te ekranlara gelecek Müzik Yolcuları programında.
Ersen’in yoldaşı olacak Dadaşlar grubunun kuruluşuna daha iki yıl vardır ve bu parçaların kayıtlarında Kardaşlar’dan Seyhan Karabay akustik gitar ile ıklığı, Taner Öngür bas, gitar ve kaşığı, Hüseyin Sultanoğlu davul ile bongoyu çalar; gitar ve bağlama bölümleri de Zafer Dilek’in elinden çıkar. Derli Kaval ve Kozan Dağı ile Ersen, Anadolu Pop’ta ağırlığı hissedilen bir isimdir artık. Kozan Dağı’na Ersen’in bestesi Anadolu ozanlarını aratmayacak derecede başarılıdır; Zafer Dilek’in düzenlemesi de.
İsmi Açık Hava Tiyatrosu; halkın ağzında Harbiye Açıkhava; kartvizitinde ise ‘Türkiye’nin Müzik Mabedi’ yazılı. Hem ülke, hem dünya kültür tarihinde bir Royal Albert Hall, Madison Square Garden, Olympia kadar önemli ve değerli bir amfitiyatro. Kent mimarisi için de önemli merkez. Batılı örneklerine benzer şekilde bir eğlence vadisinin ortasında bulunuyor. En üstte Hilton, biraz altında, günümüzde adı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı olmuş meşhur Spor ve Sergi Sarayı, Açıkhava Tiyatrosu, Küçük Çiftlik Park lunaparkı ve ismi sürekli değişen stadyum…
Bildiğiniz gibi, 'cover'lar hassas şarkılardır. Bir sanatçıya saygı övgü olarak başlayan proje, kolayca bir hakarete dönüşebilir. Kasıtlı kötü olanı da vardır, doku uyuşmazlığından rezalet sonuçlananı da. En kabul edilmez olanı da, belli bir kibirle orijinalini geliştirebileceklerine inananlarınkidir. Far Out dergisine en kötü 10 cover çalışma:
1960’ların ortasında kurulan orkestra lokallerde, otellerde müzik yaptı, ünlü isimlere sahnede eşlik etti ve radyo programlarında çaldı. Selçuk Ural, Öztürk Serengil, Gönül Yazar, Gönül Turgut, Hülya, Kenan gibi isimlerle çalışan ve yurtdışında da sahneye çıkan orkestranın 1969 kadrosunda Arman Taner (bas gitar), Fehmi Şirin (solo gitar), Aret Yazıcı (org), Mehmet Yarsel (davul), Bertan Aydar (saksafon), Aykut Taner (vokal) vardı.