NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

YAZIK OLDU YARINLARA

17 Nisan 2020 Cuma 12:10
NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

Türk Popu'nun en ayrıksı ve en üretken sanatçılarından İlhan İrem tam dört albümle çıkageldi önümüze. 1981 tarihli ve sanatçının her fırsatta, "naif" ilk dönemi ile "yetkin" son dönemi arasında bir ara albüm olduğunu söylediği "Bezgin", "Bezginin Gizli Mektupları"; kesintisiz yüz kırk dakikalık bir rock senfonisi olarak yazılmış ama şartlar gereği zamanında üç ayrı albüm olarak basılmış "Pencere... Köprü... Ve Ötesi" adlı kısmen bile olsa hiçbir zaman kıymeti bilinmemiş çalışması da sırasıyla "Uçuk Mavi Pencere", "Bulutlara Köprü" ve "Düşler Ve Ötesi" adları verilerek yeniden yayımlandı. Hemen söylemek gerekir ki, yeni albümler, eski albümlerin "tıpkı basım"ı değil. Farklılık yalnızca yeniden isimlendirilmelerinde değil. Albümlerin kapağında "Hem albümün o zamanki çalışmaları sırasında, hem de daha sonra; sanatçının özel arşivi için bazı değişikliklerle ama aslına uygun olarak tekrar yorumlanıp kaydedilmiştir" denilmekte.

Anlayabildiğim kadarı ile; daha ilk stüdyo çalışmaları sırasında bile bir takım fikir ayrılıkları çıkmış ve İlhan İrem, albüm olarak yayımlanacak versiyonlardan kısmen de olsa haz etmemiş ve kendi "özel arşiv"i için bir başka türlü çalınmasını ve kaydedilmesini sağlamış. Bu işe sonra da devam etmiş ve elinden gelen her fırsatta bu senfoninin içine sinmeyen bölümlerini yenilemiş ya da yeniletmiş. Bu albümler de bu "alternatif" kayıtların bir araya getirilmesinden oluşmuş olsa gerek.
Sanatçının koyu hayranları için; eski ve yeni kayıtları karşılaştırarak dinlemek, sanatçının daha o zamanlar nelere itiraz ettiğini ya da başının neler ile hoş olmadığını görmek ya da tespit etmek çok ama çok keyifli olacak. Yıllardır bir an dahi İlhan İrem'in peşinden ayrılmamış epey sayıda insan var. Sayıları yüz binleri bulan bu hayran kitlesi; tamamen reklamsız ve tanıtımsız olarak piyasaya verilen "Sevgililer Günü / The Best of İlhan İrem - Volume 1" adlı albümü, altın plak almasını sağlayacak bir ölçüde sahiplenmişlerdi. Diğer bütün albümleri de. Bu nedenle, bu yeni albümler, öncelikle bu koyu hayranlar için tam bir ikramiye. Ama aynı zamanda yeni kuşaklar için de öyle ...
Nur ve Berç Yenal, Turan Yükseler, Uğur Dikmen, Arto Tunç, Onno Tunç, Yaz Baltacıgil, Erdem Sökmen, Neşet Ruacan, Cezmi Başeğmez, Orhan Topçuoğlu, Melih Kibar, Aykut Gürel ve Okay Temiz gibi bir "rüya" kadronun emeği var bu çalışmalarda. Hepsi bir arada değil ama, kısım kısım, bu çalışmanın muhtelif bölümlerine destek vermiş bu inanılmaz insanlar. Adlarını arka arkaya sıralarken bile heyecan duyacağınız insanlar bunlar. Türk Popu için her an her saniye ter dökmüş, çaba harcamışlar. Böyle bir kadronun neler yapabildiğini duymak için, genç neslin de bu albümleri dinlemesi gerek.

BAZEN NEŞE BAZEN KEDER
Böyle bir kadronun, İlhan İrem etrafında toplanabilmesi boşuna değil. İlk 45'liği olan "Bazen Neşe Bazen Keder / Birleşşin Bütün Eller"i çıkardığı 1973 yılından itibaren durmaksızın en iyiyi bulmaya ve yakalamaya gayret etmiş olan sanatçının yapmak istediklerinde çok samimi olduğundan, kimse, hiçbir zaman şüphe etmedi. Ne dinleyicileri ne de müzik piyasasının bizzat içindeki müzisyenler. Bu nedenle, yukarda saydıklarımın hepsini değil, bir bölümünü olsa bile bir sanatçının etrafına toplayabilmek neredeyse imkansızken; söz konusu olan İlham İrem olunca bu mucize gerçekleşebilmiş. Üstelik; Beş Yıl Önce On Yıl Sonra'dan Nilgün Onatkut, Sevingül Bahadır, Yusuf Bütünley ve Seden Gürel var vokallerde. Her biri kendi başına zaten çok parlak noktalara gelmiş önemli isimler. Sanatçının kendi tanımlaması ile 'yetkin' döneminin ürünleri bunlar.

1973 yılında başlayan ve; Diskotür, Yavuz ve Türküola'dan geçerek 80'lerin başına kadar gelip dayanan 'naif' dönem, daha önce yayımlanmış üç disklik best of serisi ile büyük ölçüde bir araya getirilmişti. Şimdi de, "ara dönem"in tek albümü "Bezgin" ve sonrası da ellerimizin altında artık. Ben kendi hesabıma, herhangi bir İlhan İrem şarkısı ya da dizesi için dünyayı birbirine katabilirim. Ama "naif" dönem ve sanatçının "fazla karanlık ve umutsuz" olarak tanımladığı "Bezgin" döneme derin bir şekilde, başka türlü bir bağlılık duyduğumu da söylemeliyim. Üniversite sıralarındayken, neredeyse bizim yaşımızda birinin bize söylediği aşk ve ayrılık şarkılarını yüreğimizden söküp atmanın imkanı yok. Bu şarkılar başka türlü birikti içimizde, bu şarkılar büyülü bulutlar gibi sarıp sarmaladı yaşadığımız her günü.

Dün gibi gözlerimin önünde: İlhan İrem Spor ve Sergi Sarayı'nın sahnesinde "Yazık Oldu Yarınlara"yı söylüyor, salona açılan kulis koridorlarından bir tanesinin hemen başında, elinde okul kitapları ile henüz ilk plağını yayımlamış Yeliz seyretmekte İlhan İrem'i bizimle birlikte. Ben ve benim gibilerin gözleri, Yeliz ve İlhan İrem arasında gidip geliyor... Bir yanda delicesine kıskanç bir yarımız, öte yanda 'papyon'lu yaşıtımızın söylediği şarkılar ile kendinden geçmeye dünden hazır diğer yarımız. "Yazık oldu yarınlara"... O günlere de.

 

Bulursanız Kaçırmayın

Bazen Neşe Bazen Keder/Birleşsin Bütün Eller - Diskotür - 45'lik

Yazık Oldu Yarınlara/Haydi Sil Gözlerini - Diskotür - 45'lik

Anlasana - Diskotür - 45'lik

Sen Bilirsin - Yavuz - 45'lik

Er Mektubu Görülmüştür - Türküola - 45'lik

İlhan İrem 1973-1976 - Diskotür - 33'lük

The Best of İlhan İrem, Volume 1-2- 3 - EMI - CD

 

RADİKAL / 16 TEMMUZ 2000 Pazar



Diğer Yazılar