Konuk Yazar

BİR ŞARKI NASIL ÇALINIR?

26 Temmuz 2026 Pazar 15:57
BİR ŞARKI NASIL ÇALINIR?

Bir zamanların Amerikalı hızlı rock müzisyeni Rick Power, İrlanda turnesi zamanında âşık olduğu Rachel’la evlenmiş, hayallerini ve beklentilerini bir kenara bırakarak daha mütevazı bir hayatı seçmiştir. Artık ergenlik yaşındaki kızı Aja’nın eğitim masrafları ve evin düzeni için geçim derdinin peşindedir. Bu yolda da ‘The Bride and Groove’ adlı küçük bir grubun solisti olarak düğünlerde şarkı söyler, evlenenleri ve gelen davetlileri eğlendiren parçalarıyla geçimini sağlar. Nihayetinde büyük bir malikânede gerçekleştirilen bir düğünde sahne alır. Evlenen çiftin en yakın arkadaşlarından biri de zamanın ünlü ‘boyband’lerinden birinin solisti Danny Wilson’dır. Damat Danny’nin de sahneye çıkıp grupla birlikte şarkı söylemesini ister. Rick bu isteği kırmaz ve hep beraber Stevie Wonder’ın ‘I Wish’ini icra ederler.
Eğlence sonrası Rick son derece geniş mekânın bahçesinde turlarken Danny’ye rastlar, genç şarkıcı onu süitine davet eder, gitarlarının da olduğu bu yerde içilir, dertleşilir, şarkı söylenir ve muhabbet derinleşir. Danny bir yaratım krizi içindedir, tecrübeli Ricky de bu büyük pop yıldızına kendince tavsiyeler verir ve bir bestesini de paylaşır... Ertesi gün dönüşte minibüsleri görevli tarafından durdurulur ve bir armağan verilir; Danny çok özel bir tasarım (ya da model) olan gitarını Rick’e hediye etmiştir. Her iki müzisyen de hayatlarına döner.


Haksızlık ve adalet
Lakin Rick bir süre sonra gittiği alışveriş merkezinin sınırları dahilinde tanıdık bir şarkının her tarafı sardığına şahit olur. Bu kendi bestesi olan ‘How to Write a Song (Without You)’dur (Bir Şarkı Sensiz Nasıl Yazılır). Küçük bir araştırmayla bu parçanın Danny Wilson tarafından seslendirildiğini, tüm dünyada hit olduğunu ve internette milyonlarca kez görüntülendiğini fark eder. Bu durum onda büyük bir ruhsal yaraya dönüşür. Çünkü meseleyi kanıtlayacak hiçbir maddi delili yoktur. Yakın çevresini sadece söyledikleriyle ikna etmeye çalışır ama bundada başarılı olamaz. Kızı, gittiği pub’daki barmen, arkadaşları vs. derken hafiften mavra konusuna dönüşür. Gerçeği netleştirmek için telefonla Los Angeles’ta Danny’nin çalıştığı menajeri Mac’i arar, uzun uğraşlardan sonra ulaşır ama aldığı sert bir cevapla bu kanal da kapanır. Rick artık bir depresyonun içindedir, yaşadığı ruh durumuyla grubun yöneticisiyle kavga ederek işini de kaybeder ve meseleyi nihayete erdirmek için sadık dostu Sandy’yi yanına alarak Los Angeles’ın yolunu tutar.
John Carney kariyeri boyunca odağına müziği almış filmleri (‘Once’, ‘Begin Again’, ‘Sing Street’, ‘Flora and Son’) yazıp yönetmiş bir isim. Bunda İrlandalı sanatçının 90’larda Dublin’de kurulmuş olan The Frames adlı rock grubunun başgitaristi olmasının da etkisi var elbette. Girişte konusunu özetlediğim son çalışması ‘Hayatımın Şarkısı’ (Power Ballad) da yine aynı sularda dolaşıyor. Film sakin ve tercihleri sonucu yolunu belirlemiş eski bir rock’çının yaşadığı haksızlık karşısındaki öfkesini ve adaleti bir şekilde sağlama mücadelesini anlatıyor. Buradaki ana karakter, yani Rick’in şan, şöhret, para gibi dertleri yok, o sadece yaratıcısı olduğu bir eserin sahibinin netleşmesini istiyor ve bu mesele onu, yavaş yavaş rutininden çıkarıyor. Karşı grupta yer alan Danny Wilson da aslında tipik bir kötü adam değil. Yaratım güçlüğü çekerken İrlanda dönüşü muheşem evinde piyano başında Rick’in parçasını seslendiriyor, o sırada kız arkadaşı Marcia şarkıdan etkileniyor ve iş yavaş yavaş çığırından çıkıyor. Çünkü ‘How to Write a Song (Without You)’ yayınlandığı andan itibaren çok beğeniliyor, herkesin takdirini kazanıyor ve sürekli söylenen bir şarkıya dönüşüyor. Danny bu aşamalarda bir parça vicdan azabı yaşıyor ve gerçeği dillendirmek ister gibi oluyor ama baştaki yalanı (ya da ahlak dışı davranışı) onu öyle bir geri noktaya taşıyor ki geri dönülemez bir duruma geliyor.


‘Karınca Adam’ sahnede
Bu öykü Hollywood’un eline düşse öyle bir allayıp pullar, aşırı dramatize eder ve nihayetinde mutlu sonla bağlardı ki ortaya ‘yılın en popüler filmi’ çıkardı. Yönetmen John Carney ise Peter MacDonald’la (ki filmde Sandy’yi canlandırıyor) birlikte yazdığı senaryo eşliğinde sakin, duyguları mesafeli bir şekilde öne çıkaran, müziğe olan tutkusunu gösteren, yer yer komik unsurlarla bezeli bir işe imza atmış. ‘Hayatımın Şarkısı’, onu yaratanların sevgisini ve samimiyetini gösteren bir çaba. Üstelik sadece ana karakeri Ricky’nin mücadelesini değil, sektörün anaakım kanadındakilerin yaşadıkları çıkmazı, sistemin dayattıklarıyla bozulan rotalarını ve kimliklerini de aktarıyor. Öte yandan filmde ‘How to Write a Song (Without You)’ fazlasıyla çalınıyor ama Garry Clark ve John Carney imzalı şarkı o kadar güzel ki, defalarca da olsa dinlemek büyük keyifti.
Oyunculara gelince... ‘Marvel sinematik evreni’nin Karınca Adam’ı Paul Rudd, Rick Power’da çok çok iyi. Sahnede bazen sesiyle değil ama görüntüsüyle Bruce Springsteen’i andırıyor gibi geldi bana. Filmde mahcup suçlu Danny Wilson’da Amerikalı rock grubu ‘Jonas Brothers’tan Nick Jonas’ı, Rick’in eşi Rachel’da Marcella Plunkett’ı, kızı Aja’da Beth Fallon’ı izliyoruz.
‘Hayatımın Şarkısı’ sanki ‘Sensiz Olmaz’ (High Fidelity/Yön: Stephen Frears, 2000), ‘Şöhrete Bir Adım’ (Almost Famous/Yön: Cameron Crowe, 2000), ‘The Ballad of Wallis Island’ (Yön: James Griffits, 2025) gibi yapımlarla aynı kulvarda ve bu rotaya kendince hatırı sayılır bir iz bırakıyor. Eski moda bir söz yazarı müzisyenin bestelediği şarkının cep telefonlarının ışıklarıyla icraya katılan yeni dönem seyircisini de etkileyebileceğini gösteren bu filmi, direkt kalbe seslenen yönleriyle ben bir hayli beğendim, sizlere de tavsiye ederim.

UĞUR VARDAN (HÜRRİYET/25.07.2026)



Diğer Yazılar