GÖKÇE KAAN DEMİRKIRAN

İNTERNET GÜNLERİNDE MEHMET GÜRELİ

09 Mayıs 2020 Cumartesi 20:41
GÖKÇE KAAN DEMİRKIRAN

Mehmet Güreli memlekette pek rastlamadığımız türden bir sanatçı. Ressam, çevirmen, yönetmen, müzisyen ve yazar kimlikleri var. Bu dalların hepsinde de üretken, ki bu bence en önemli tarafı.

Çünkü sanatta üretkenlik, şartların sanat için kolay olmadığı toplumlarda, daha da önem kazanıyor.

Güreli'nin tanınırlığının artması ise eski bir bestesiyle oldu. Ada Müzik, Kent Ozanları ismiyle toplama albüm yayımlamıştı.

1999 yılıydı. Teoman, Umay Umay, Murat Hasarı, Cenk Taner, Nejat Yavaşoğulları gibi isimlerin yer aldığı bu albümde, Mehmet Güreli de sözleri Ömer Hayyam'a ait bir bestesiyle yer alıyordu. Parçanın adı Kimse Bilmez'di. Parça yayımlandıktan yaklaşık 10 yıl sonra, dizi çılgınlığının zirveye ulaştığı dönemde, dizilerde kullanılınca ünlendi.

Ardından, internetin yaygınlaşmasıyla birlikte hit haline dönüştü. Parçayı sevenlerin çoğunluğu bestecisi ve söyleyeniyle ilgili bir fikre sahip değildi. Sadece Güreli'nin kendine has söyleyiş tarzı ve parça ön plandaydı.

Bu, onu gizemli bir hale getirmişti. Tek parçası bilinen, sanki başka eseri yokmuş gibi algılanan isimlerden biri gibiydi. Oysa “meşhur” ve “unutulmaz” 1990'lara da üç albüm sıkıştırmıştı; Cihangir'de Bir Gece (1995), Vapurlar (1995), Yağmur (1998)…

2000'lerin başını da boş geçmedi. 2002'de Odamda Yolculuk, 2007'de İplerin Kopuşu albümü yayınlanmıştı ki bu albümler Kimse Bilmez'in popülerleşmesinden önceydi.

Bu arada belirtmek isterim ki, 2002 yılında çıkan Odamda Yolculuk, hem Güreli'nin diskografisinde, hem de Türkçe'de yapılmış en iyi albümlerdendir. “Türkçe Caz” denebilecek bir tür var ise, onun en iyi örneklerinden biri olmaya aday ilk albümdür diyebilirim…

2007'de çıkardığı İplerin Kopuşu'nun ardından 10 yıllık zaman diliminde yeni albüm yapmadı. film çekti, kitap yazdı, resim yapmaya devam etti. Maalesef çok fazla konser vermedi.

Konserlerini takip etmek, yakalamak çok kolay bir şey değildi. Bu konuda büyük bir değişim olmadı. Eskiye göre biraz daha fazla konser verdiğini söyleyemek mümkün.

En azından 2018 yılında kendisini Zeytinli Rock Festivali'nde sahnede izleme şansı yakalayanlardan biri olabildim. Eski bir dinleyicisi olarak büyük bir etkinlikte kendisini ilk defa 2018'de izlemiş olmam az konser vermesiyle ilgili serzenişte bulunabileceğim bir konu. Ancak biliyoruz ki, konserler sadece müzisyenlerin insiyatifiyle gerçekleşen şeyler değil.

Güreli'nin konserleri aslında 2017 yılında yayınladığı Zamboni Sokağı albümünden sonra arttı. Zamboni Sokağı otobiyografik bir şarkı gibi görünse de, Görkem Yeltan'ın, Güreli'nin hikayesinden yazdığı sözlerle oluşan biyografik bir parçaydı ve bu albüme de ismini vermişti.

Bunun yanında Jehan Barbur'la söylediği Sen ve Ben'in yeniden düzenlenmiş hali internet üzerinde büyük ilgi gördü. Bu parçanın eski versiyonu, bugünlerde çok meşhur olan, yeni ve yerli Aşk101 isimli Netflix dizisinde de bir sahnede fonda kullanıldı. Meraklısı için bu detayı da atlamayalım.

Kimse Bilmez'e de kendi albümünde ilk defa Zamboni Sokağı'nda yer verdi. Bu, meşhur ama buna rağmen gizemli tarafları da olan parça “Bonus Track” gibi yorumlanabilecek bir şekilde karşımıza çıktı.

Güreli internet devriminin ve dijital müziğin en çok yaradığı isimlerden biri oldu. Birçok kişi internet aracılığıyla Mehmet Güreli parçalarını keşfetti. 2019 yaz aylarında internet üzerinden video-audio diyebileceğimiz bir formatta yeni bir albüm yayınladı.

Oda Müziği I isimli bu albüm sessiz sedasız çıktı. Eski şarkıların bir “oda müziği” şeklinde yeniden çalınmasından oluşan bu albüm Güreli'nin üretim alanıyla ilgili de bize fikir veriyor. Oda teması diskografisinde epey yer alıyor.

Albümlerinin tamamında caz sularında ve akustik sularda olmayı tercih etti demek yanlış değil.

Kendine has tarzıyla, çağdaşlarından hemen sıyrıldığını da söylememiz gerek. Tüm bunların yanı sıra söz yazarı olarak Görkem Yeltan'la kurduğu iletişim, besteci, söz yazarı ortak çalışmasının çarpıcı örneklerinden biri. Tabii ki bu konuda hemen bir çoğumuzun aklına Çiğdem Talu- Melih Kibar üretimleri geliyor.

Bir açıdan benzese de epey farklı iki örnek. Özellikle Odamda Yolculuk Yeltan-Güreli işbirliğinin en iyi örneği diyebiliriz.

Türkiye'de şarkı yazarlığı konusunda vokal ve şarkı yazarının aynı kişi olduğu örneğe çok sık rastlarız. Topluluklarda bile vokalistler genelde şarkı yazarıdır. Vokalistin söz yazarlığını başka biriyle paylaşması pek rastladığımız bir şey olmuyor. Bu açıdan da kıymetli.

Bu yazı aracılığıyla kendisine teşekkür etmek istediğim bir husus var. Yönetmenliğini yaptığım, 2018 yılında vizyona giren, Beşiktaş'ın emektar malzemecisi Süreyya Soner'in hayatını anlattığımız Güzel Adam Süreyya belgeselinde Güreli'nin Gece Treni isimli parçasının bestesini kullanmıştık. Bir futbol belgeseliydi bu. Kullandığımız versiyon, yönetmenliğini yaptığı, Peyami Safa'nın Selma ve Gölgesi romanından uyarlanan, Gölge filmi için yeniden düzenlenmişti. Verdiği destek için kendisine teşekkür ederim. GÖKÇE KAAN DEMİRKIRAN



Diğer Yazılar