NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

YUMMA GÖZÜN KÖR GİBİ

09 Mayıs 2020 Cumartesi 20:53
NAİM DİLMENER'LE GEÇMİŞ ZAMANIN İZİNDE

Neredeyse hiç bulunmaz olan, bulunduklarında da sahaflarda epeyce bir paraya el değiştiren Fikret Kızılok’ un eski 45’ likleri de nihayet diske aktarıldı. Pırıl pırıl kayıtlarla, tertemiz bir şekilde. Albümün çıkacağını, tiryakisi olduğum Cumhur Canbazoğlu’ nun Cumhuriyet’ teki sayfasından öğrendim. Türk Popu için yaptıkları saymakla bitmez olan Cumhur Canbazoğlu, yine sayfasının önemli bir bölümünü ayırmıştı bu albüm için. Havalara uçtum ve beklemeye başladım. Çünkü Fikret Kızılok’ un iflah olmaz bir hayranıyım. Özellikle sanatçının 70’li yılların ilk yarısında yaptıklarının ve albüm tam da bu dönemi kapsayacaktı. Daha önce bu dönem, çok kötü kayıtlı iki kaset olarak piyasaya verilmişti ve belki bu kötü kayıtlar,belki de bu ve başka nedenlerden dolayı CD olarak hiçbir zaman yayımlanmamıştı. Albüm nihayet çıktı...

Kızılok’ un o tadına doyulmaz, bin sefer dinleseniz bile sıkılmayacağınız şarkılarıyla boydan boya doldurulmuş muhteşem bir albüm. O döneme ait neredeyse bütün önemli şarkılar var albümde. ‘Yumma Gözün Kör Gibi’ , ‘Söyle Sazım’, ‘Gün Ola Devran Döne’ , ‘Leylim Leylim (Kara Tren)’, ‘Haberin Var mı?’, ‘Gözlerinden Bellidir’... Hepsi burada... Benim en sevdiğim Kızılok şarkılarından olan ‘Emmo’ yok, ‘Bacın Önde Ben Arkada Yok’, ‘Aşkın Olmadığı Yerde’ yok ama bu kadarı olur ve umarız çıkması muhtemel bir ikinci diskte bunlar da yer alır.

SİVRİALAN’ I ZİYARET

Fikret Kızılok 1945 Ankara doğumlu. Diskotek’ in bir sayısında yayımlanmış olan ‘Kimlik Kartı’ na dayanarak söylersek, müziğe başlama yılı 1954. Yani dokuz yaşında müzik ile ilgilenmeye başlamış sanatçı. Profesyonel müzik yaşamı ise Ahit -Cahit Oben Orkestrası’ nda başlar. Orkestra ilk ‘Altın Mikrofon’ yarışmasına Fikret Kızılok’ lu kadro ile katılır ve sanatçı ‘Halime’ adlı şarkıyı seslendirir bu yarışmada. Yıllar geçer ve Fikret Kızılok, ‘Anadolu Pop’ a verdiği destek ile tanınan Sayan’ dan ‘Yumma Gözün Kör Gibi’ adlı 45’liği çıkartır, tam olarak 1969 yılında. Kimi kaynaklara göre sanatçının ilk 45’ liği budur. Ben ise emin değilim. Bir şekilde varlığını duyup ama hiç karşılaşmamış olduğum ‘Ay Osman’ adlı bir plak var ve bunun ilk plak olması daha muhtemel. Ama öyle ya da böyle, ses getiren ve listelerin tepesine kurulan plak ‘Yumma Gözün Kör Gibi’ olur. Aşık Veysel’ in şiirini bestelemiştir sanatçı.

Fikret Kızılok, o yıllarda sayısı epeyce yaygın olan Aşık Veysel söyleyenlerden bir adım öne geçmek ya da daha farklı davranmak adına, plağını ve gitarını eline alır ve Aşık Veysel’ i ziyaret etmek için Sivrialan’ a gider. Şarkısını seslendirir Kızılok ve Aşık Veysel’ den ‘tam not’ alır. Hatırlıyorum da; Aşık Veysel’ in gitar üzerine söyledikleri gazete ve dergi köşelerinde oldukça fazla yer bulmuştu: “Kalçası var, beli var... Bir kadına benziyor bu alet” demişti Aşık Veysel.

Kızılok’ un Sivrialan ziyaretleri bu kadarla kalmadı. Bahis konusu plak birkaç ay sonra ‘Altın Plak’ alınca, sanatçı bu plağı götürüp Aşık Veysel’ e armağan edeceğini açıkladı ve muhtemelen de öyle yaptı. Bu plağın başarısı, arkasından gelecek 45’ liğin de dört gözle beklenmesine sebep oldu ve kısa bir süre sonra ‘Söyle Sazım’ verildi piyasaya. Aynı başarı burada da tekrarlandı. Plak çok çabuk bir şekilde ‘1 Numara’ ya oturdu. Bu iki plağın milyonlar satması, Kızılok’ un önüne getirilen kontratların sayısını da arttırdı ve sanatçı bunların içinden Grafson’ u seçerek Sayan’ dan ayrılmış oldu.

Herkes aynı başarı burada da tekrarlanacak mı diye beklerken, Kızılok ilk olarak ‘Emmo / Vurulmuşum’ u yaptı yeni şirketine. Sonuç değişmedi; ‘Emmo’ da çok tutuldu. Bir sonraki plakta ise bu nokta bile aşıldı. Elimizdeki albüme adını veren ‘Gün Ola Devran Döne’ yayımlandı ve bu plağın satış rakamları herkesi şaşırtacak miktarlara ulaştı. Kızılok’ un başarısını tesadüfi görenler, bir-iki plaklık bir başarı olarak değerlendirenler seslerini çıkaramaz oldu ve sanatçı plaklarla gelen ünün keyfini sürmek üzere gazino sahiplerinin de teklifini kabul ederk sahnelere geçti.

1972 yılı bu... Kızılok’ un en başarılı senesi. Aynı yıl, henüz ‘Gün Ola Devran Döne’ satmakta iken ‘Leylim Leylim (Kara Tren)’ adlı plak da çıkar piyasaya ve ikisi birden satmaya başlar. O yıl neredeyse herkes yalnızca Fikret Kızılok satın alıyordur. Sahneye çıktığı Gar Gazinosu’ nun önünde kuyruklar uzar ve herkes yalnızca plaklarından bildiği sanatçının bizzat kendisini görmeye koşar. Sanatçının Grafson ile işbirliği bir ya da iki plak daha sürer ve Kızılok 1973 yılında Şah Plak’ a geçer. Başarı bir transfer daha getirmiştir.

TERKETMEDİ SEVDAN BİZİ

Plak dönemi, ne yazık ki sanatçıya eski başarıları tekrar ettirmedi. 1973 yılında yapılan ‘Bacın Önde Ben Arkada’ ve 1974 yılında yapılan ‘Haberin Var mı? ‘ adlı plaklar nisbeten en gürültü koparmış olanları... Ama satış rakamları, Sayan ve Grafson’ dan çıkan plakların yanından bile geçemedi. Belki sanatçı Şah Plak ile çok rahat çalışamadı, belki de başarı eğrisi tepe noktasına zaten ulaşmıştı ve bundan sonrası da şartlar ne olursa olsun düşüş demekti.

Fikret Kızılok gibi bir müzik tutkunu elbette durmadı ama. Satıyor olsun ya da olmasın çalışmaya ve üretmeye devam etti. ‘80’li yılların başında Bostancı / Çatalçeşme’ de ‘Çekirdek’ adlı bir yer kurdu ve Bülent Ortaçgil ile ortak çalışmalar yapmaya başladı. Bu dönemden epeyce ‘deneysel’ iş çıktı. Bir de ‘Şarkıdaki Maymun’ adlı bir ucube... Bu şarkıyı Fikret Kızılok’ un müzik hayatındaki ‘tek hata’ olarak kabul ederim. Sanatçının Ajda Pekkan’ ı anlatmaya çalıştığı şarkı o kadar kötü ve o kadar iticidir ki; bir insan bunu değil bilmem kaç yıldır şarkı söyleyen birine, daha dün ilk şarkısını mırıldanmaya başlamış birine bile reva göremez. Müziğe tutkun birinin, müziğe yıllarını vermiş birine bu miktarda bir kin ve düşmanlık beslemiş olması anlaşılır gibi değil. O zaman da değildi, şimdi de değil...

Fikret Kızılok hala çok faal. Bir yandan yüreklerimizin tam ortasına seslenen (‘Yana Yana’ ve ‘Zaman Zaman’) öte yandan had safhada deneysel (‘Devrimcinin Güncesi’) işler çıkarmakta. Ben, bu deneysel dediğim albümlerin tadını alamayan ya da çıkaramayanlardanım. Ama son çıkan ‘Gün Ola Devran Döne / ’68 -’71 albümü tam da bana göre. Neden ’68-’71 gibi bir alt başlık atılmış olduğunu hiç anlamamış olsam da (albümdeki en eski şarkı 1969 yılına ait, öte yandan 1972- 73 –74 yılına ait şarkılar da var) bu albüm hiç kaçırılacak bir albüm değil. Yine Diskotek’ in ‘Kimlik Kartı’ na bakarak söylersek: ‘Beğendiği otomobil’ ‘Citroen Döşovo’, ‘Giyim tarzı’ ‘ne olursa’ olan Fikret Kızılok’ un ‘Yeni Harman’ içtiği günlerden önümüze gelen bir albüm bu. Keşfettiğinizde hayatınıza renk ve anlam katacak sanatçılardan Kızılok, bunu ertelemeyin. ‘Gün olur devran döner’ ama bu şarkılar hep kalır.

 

BULURSANIZ KAÇIRMAYIN

Yumma Gözün Kör Gibi - Sayan - 45’lik

Söyle Sazım - Sayan - 45’lik

Emmo / Vurulmuşum – Grafson – 45’lik

Gün Ola Devran Döne – Grafson – 45’lik

Leylim Leylim / Gözlerinden Bellidir - Grafson – 45’lik

Bacın Önde Ben Arkada – Şah – 45’lik

Aşkın Olmadığı Yerde – Şah – 45’lik

Zaman Zaman – Kalan – CD

Yana Yana – Kalan - CD

eskikirkbeslikler@yahoo.com

NAİM DİLMENER/ RADİKAL

 



Diğer Yazılar