Sinema Haberleri

20 YIL ÖNCE GÖÇÜP GİTTİ BİR SABAH VAKTİ

03 Temmuz 2020 Cuma 09:37

Yeşilçam’ın en büyük güldürü ustalarından Kemal Sunal’ı yitireli 20 yıl oldu. Her ölüm erkendir ama Sunal’inki daha bir erken ve zamansızdı.

Yetmişli ve Seksenli yıllarda tipten tipe girerek, orta halli komedilerle Türkiye’nin en büyük eğlence kaynaklarından biri olan Sunal, son döneminde farklı filmlerde oynamaya başlamıştı.

Yetmişli yıllarda Kemal Sunal’ın başrolleri ilk günlerde geniş kitleleri yakalayamamıştı.

Filmler, taşradan gelip kente kabul edilmeyi bekleyen kitleyi ele alıyordu ve bu insanlar beyazperdede kendilerinin eleştirilmesinden, onlarla alay edilmesinden hoşlanmıyordu.

Bu insanların ‘Şaban’la arayı düzeltmesi hayli zaman aldı ve belli bir ekonomik güç kazanıp adam yerine konulduktan sonra farklı bir ruh haliyle Şaban tiplemesine gülmeye, onunla alay etmeye başlamışlardı.

Sunal’ın ilk büyük çalışması Davaro, o dönem için önemli sayılabilecek çıkışı yapıp 12 sinemada gösterime girerek, Yeşilçam’a yeni bir yıldız geldiğini müjdelemişti.

Fernandel’e benzeyen suratıyla ve saflığıyla önce başı belaya giriyor, ancak doğruluktan ayrılmayarak sonunda hep galip geliyordu.

Sunal aynaydı; Türkiye’de gündem neyse Kemal Sunal filmlerinde de o vardı. Sabun köpüğü ya da ‘hoşluk’ diye nitelenebilecek öykülerin yanında, ülkenin ağır demokratik ve sosyal baskılar yaşadığı dönemde 100 Numaralı Adam gibi bazı filmler satır aralarında önemli mesajlar vermeye çabalıyordu…

Televizyonun yaygınlaşmasıyla, sinemanın ötesine taşıp Türkiye’nin gündemine girdi Kemal Sunal gerçeği. Seksenli yıllarda video piyasasını tek başına yaratıp uzun yıllar ayakta tutan Sunal, özel TV’lerin açılmasının ardından tam bir fenomen olmuştu.

Aynı gece, birkaç kanalda yayınlanan filmleri onar, yirmişer kez izledik ve her seferinde zevk aldık. Hatta filmlerden özel sahnelerimiz oldu; o kareler için geçtik ekranın karşısına.

İlginçtir, sinema filmleriyle kabul gören Sunal’ın televizyon dizileri baş aşağı gitti sürekli; belki de yeterince sıcak ve ‘yaşayan’ tipler değildi beyazcamdakiler.

Konuşması, küfürleri, cinlikleriyle yaşamımızın bir parçasıydı. Yetenekli bir oyuncu olmasına karşın, belli bir tipi canlandırmaya mahkûm edilmişti adeta.

Son döneminde Sinan Çetin’in yönettiği Propaganda, Sunal filmografisinde yeni bir sayfa açmıştı. Hiç bilmediğimiz bir tiplemeyle karşımızdaydı; en önemlisi ‘komik’ değildi. Düttürü Dünya’da ipuçlarını verdiği bir tipi yeniden denemişti. Gerisi de gelecekti ama olmadı…

On dokuz yıl önce göçüp gitti bir sabah vakti. Bundan sonrası aynı; Sunal gerçeği ve 82 filmi bir parçamız olmaya devam edecek. Yeni kuşaklar gelecek ve onlar da anne babalarıyla ekranın karşısına kurulup Şaban filmleriyle Türkiye tarihinde yolculuğa çıkacak. CUMHUR CANBAZOĞLU

 

KİMDİR? 

Oyunculuk yaşamına Kenterler Tiyatrosu'nda adım attı, hayatı boyunca toplam 82 filmde rol aldı, 51 yaşında üniversite mezunu oldu, uçak fobisi aramızdan aldı. İşte, Türk sinemasının unutulmaz oyuncusu Kemal Sunal'ın portresi... Tam adı Ali Kemal Sunal olan usta oyuncu, annesi Saime Hanım ve babası Mustafa Bey'in ilk çocuğu olarak 11 Kasım 1944'te İstanbul Küçükpazar semtinde dünyaya geldi. Aslen Malatyalı olan Sunal'ın ayrıca Cemil Sunal ve Cengiz Sunal adında iki kardeşi bulunuyor. Fiziken babasına çok benzeyen, çocukluğunda yaramaz ve bir o kadar çekingen bir karaktere sahip olan Kemal Sunal, ilk öğrenimini Mimar Sinan İlkokulu'nda, lise eğitimini ise Vefa Lisesi'nde 11 yılda tamamladı. Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nde başladığı eğitimini 12 Eylül 1980'deki darbeyle yarım bıraktı. Üniversite dönemi ve sonrasında fabrikada çalışan sanatçı, tiyatro ve sinema dünyasına adım atmadan önce elektrikçi çıraklığı da yaptı.

SAHNELERE İLK ADIM KENTER TİYATROSU'NDA

Çocukluk yıllarında tiyatroya ilgi duyan ve okulunda çeşitli müsamereler düzenleyen Kemal Sunal, lisedeki felsefe öğretmeni Belkıs Bakır'ın kendisindeki yeteneği farketmesi üzerine, öğretmeninin aracılığıyla Müşfik Kenter'le tanışma fırsatı buldu. Lisede amatör olarak ilk kez "Zoraki Tabip"le sahneye çıkan usta oyuncu, aynı tarihlerde oynadığı bir oyun ile Akşam gazetesinin düzenlediği liseler arası tiyatro yarışmasında "En İyi Karakter Oyuncusu" ödülünü aldı. Lisede okul arkadaşları Uğur Dündar ve Müjdat Gezen gibi isimlerle birlikte eğitim alan Sunal, mezun olduktan sonra profesyonel tiyatro oyunculuğuna 1966'da başladı. İlk kez Kenter Tiyatrosu'nda "Fadik Kız" adlı piyeste 3 farklı karakterle rol alan sanatçı, daha sonra "Deli İbrahim" adlı oyunda canlandırdığı celladın yardımcısı rolüyle de repliği olmamasına rağmen seyirciyi güldürmeyi başarmıştı.

51 YAŞINDA ÜNİVERSİTE MEZUNU OLDU

Yeşilçam filmlerinin gülen yüzü olarak bilinen Sunal, bir yandan tiyatroya devam ederken şu anki adı Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olan Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksekokulu'nda 2 yıl öğrenim gördü. Buradaki eğitimini yoğun tiyatro turneleri sebebiyle yarım bırakan Sunal, 1992'de çıkan öğrenci affı ile tekrar üniversitenin 2. sınıfından devam ederek, 51 yaşındayken 1995'te mezun oldu. Mezuniyet töreni sırasında, "4 yıllık üniversite maratonu sonunda bitti, ama benimki biraz zor bitti. Ben 4 yıllık üniversite hayatını 27 yılda bitirdim." diye konuşan ünlü sanatçı, daha sonra Radyo, Televizyon ve Sinema dalında yüksek lisans yaptı ve "Televizyon ve Sinemada Kemal Sunal Güldürüsü" başlıklı bir tez hazırladı. Sanatçının bu tezi 2005'te ailesi tarafından kitaplaştırıldı. Üniversite dönemi ve sonrasında Emayetaş Fabrikası'nda çalışan sanatçı, tiyatro ve sinema dünyasına adım atmadan önce elektrikçi çıraklığı da yaptı. Dar gelirli bir ailenin çocuğu olarak zorlu şartlar altında çocukluk ve gençlik dönemini geçiren Kemal Sunal, bir röportajında "İşte o yokluklar, Kemal Sunal'ı yarattı." ifadelerini kullanmıştı. Kemal Sunal, vatani görevine Ankara Etimesgut Zırhlı Birlikler Okulu'nda başladı, usta birliğini de 1981'de Ankara Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nda yaptı. Daha sonra Kenter Tiyatrosu'nda bir yıl kalan usta oyuncu uzun yıllar arkadaşlık yapacağı Bülent Kayabaş ile tanıştığı Pendik Tiyatrosu'nda bir süre sahne aldı.

"TATLI DİLLİM" FİLMİYLE SİNEMAYA ADIM ATTI

Pendik Tiyatrosu'nun kapanmasıyla idol olarak gördüğü Ulvi Uraz'ın tiyatrosuna geçerek 4 yıl burada çalışan Sunal, ardından da Aksaray Küçük Opera'da, Ayfer Feray Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu'nda görev yaptı. Burada oynadığı "Dün Bugün" adlı oyunla ünlü yönetmen Ertem Eğilmez'in dikkatini çekerek beyaz perdeyle tanışan Sunal, ilk kez 1973'te Eğilmez'in yönettiği Münir Özkul, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Tarık Akan, Halit Akçatepe ve Filiz Akın'ın yer aldığı "Tatlı Dillim"in oyuncu kadrosuna katıldı. Usta sanatçının, Devekuşu Tiyatrosu'nun Ankara turnesi sırasında tanıştığı ve 1975'te evlendiği Gül Sunal'dan Ali ve Ezo adlarında iki çocuğu oldu. "Tatlı Dillim" filminden sonra da tiyatro ve sinema çalışmalarını bir süre birlikte yürütmeyi başaran sanatçı, daha sonra kariyerine sinema ile devam etti. Başarıya giden yolun disiplinden geçtiğine inanan, işinde her zaman titiz ve tertipli olduğunu söyleyen Kemal Sunal, Rıfat Ilgaz'ın "Hababam Sınıfı" eserinin sinema uyarlamasında canlandırdığı "İnek Şaban" tiplemesi başta olmak üzere, birçok filmde özgün fiziği ve hayat verdiği tiplerin halka olan yakınlığı nedeniyle kısa zamanda Türkiye'nin en sevilen oyuncularından biri oldu.

26 YILA 82 FİLM

Oynadığı rollerde genellikle halk kahramanını canlandıran Sunal, filmlerde her zaman haklının haksıza, güçsüzün güçlüye karşı mücadelesini temsil eden komedi ustası haline geldi.Yüzü ve fiziki yapısı ile Fransız komedyen Fernandel'e benzetilen usta oyuncu, 26 yıllık sanat hayatına tiyatro oyunları hariç 6'sı yan rol, 76'sı başrol olmak üzere 82 film sığdırmayı başardı. "Saygılar Bizden", "Şaban Askerde", "Şaban ile Şirin" ve "Bay Kamber" olmak üzere 1993-1996 yılları arasında toplam 4 dizide de oynayan Sunal, Türk sinemasında öncesinde "İnek Şaban" tiplemesi olmak üzere canlandırdığı iyi, saf adam rolleriyle her yaştan izleyicinin beğenisini kazandı. İnsanları güldürürken düşündürmeyi de başaran sanatçı, filmlerinde öğretmenden bekçiye, kapıcıdan çöpçüye kadar birçok karaktere girerek, her dönem seyirciler tarafından ilgi gördü.

UNUTULMAZ FİLMLERDE ROL ALDI

Aynı zamanda canlandırdığı her karakterle seyircilerin yüzünü güldürmeyi başaran ve halk tarafından fazlasıyla benimsenen Kemal Sunal'ın oynadığı filmlerin genelinde Türk halkının geleneklerinden, adetlerinden, inanışlarından örnekler öne çıktı. Yer aldığı yapımlar bir "başarı öyküsü" özelliği taşır Motivasyon filmleri olarak da adlandırılan Sunal'ın yer aldığı yapımlar ayrıca bir "başarı öyküsü" özelliği taşır. Usta oyuncu, "İnek Şaban" filminde bir karpuzcunun başarılı bir kaleci olup yükselmesini, "Doktor Civanım" filminde bir hademenin doktor kılığında köylülerin gözünde büyümesini, "Korkusuz Korkak" filminde Mülayim'in sıradan bir memurken mahallenin gözünde kahraman olmasını, "Salako" filminde saf bir köylünün iyi niyetli bir eşkıyaya dönüşmesini, "Bekçiler Kralı" filminde sıradan bir bekçinin, mahallelinin dertlerine çare bularak halkın umudu haline gelmesi, "Yüz Numaralı Adam" filminde ise yine fakir bir karakterin reklam yıldızı olmasını canlandırdı. Usta oyuncu, güldürü filmlerin yanı sıra çeşitli dram filmlerinde de rol alarak, izleyicilere adil olma, affedici olma, aile kurma, aile birliğine önem verme, arkadaşlık, bilimsellik, cesaret, cömertlik, çalışkanlık, demokrasi, dini değerler, duyarlılık, dürüstlük, emeğe saygılı olma, fedakarlık, misafirperverlik, öğüt verme, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, takım ruhu ve dayanışma, temizlik, tutumlu olma, vatanseverlik, vefa ve yardımseverlik konularını anlatmaya çalışmıştı.

SAYISIZ ÖDÜLE LAYIK GÖRÜLDÜ

Bugüne kadar birçok ödüle değer görülen Kemal Sunal, 1976 yapımı ''Kapıcılar Kralı'' filmi ile 1977 Antalya Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"nü aldı. Sanatçı ayrıca, 1989'da "Düttürü Dünya" filmindeki rolüyle Ankara Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü alırken, 1998'de de Antalya Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne layık görüldü.

UÇAK FOBİSİ ARAMIZDAN ALDI

Uçak fobisi olduğu bilinen ve hayatında daha önce hiç uçağa binmeyen Sunal, oynayacağı son film "Balalayka"nın 3 Temmuz 2000'de filmin çekimlerine başlamak için Trabzon'a gitmek üzere bindiği uçakta kalp krizi geçirerek, hayatını kaybetti. Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedilen usta oyuncunun rol aldığı yapımların bazıları ise şöyle:

"Canım Kardeşim", "Oh Olsun", "Mavi Boncuk", "Salak Milyoner", "Hanzo", "Hababam Sınıfı Serisi", "Şaban Serisi", "Meraklı Köfteci", "İbo ile Güllüşah", "Sakar Şakir", "Yüz Numaralı Adam", "Bekçiler Kralı", "Zübük", "Sahte Kabadayı", "Avanak Abdi", "Korkusuz Korkak", "Şark Bülbülü", "Devlet Kuşu", "Gol Kralı", "Üç Kağıtçı", "Doktor Civanım", "Yedi Bela Hüsnü", "Postacı", "Varyemez", "Propaganda"



Diğer Haberler